Kayserili cemaatler nasıl isimlendiriliyor?
Kayserili cemaatler nasıl isimlendiriliyor?
İçeriği Görüntüle

1969 yılında Kayseri'nin Tomarza ilçesine bağlı Köprübaşı köyünde yaşayan Emsallettin Ütük, daha iyi bir gelecek kurma hayaliyle memleketinden ayrıldı. O dönemde Anadolu'nun birçok köyünden Avrupa'ya başlayan işçi göçü dalgasına katılan Ütük, önce Avusturya'ya ardından 1970 yılında Almanya'ya gitti.

Hayali aslında oldukça mütevazıydı. Bir ev sahibi olmak, bir tarla almak ve kendi traktörünü satın alabilecek kadar para kazanmak istiyordu. Ancak bu hedeflere ulaşabilmek için yıllar sürecek zorlu bir gurbet hayatı onu bekliyordu.

ALMANYA'DA GEÇEN UZUN YILLAR

Yabancı bir ülkede yeni bir hayata başlayan Emsallettin Ütük, ilk yıllarında çeşitli işlerde çalıştı. İnşaatlarda ve geçici işlerde ekmeğinin peşinden koşan Ütük, daha sonra Almanya'nın Rüsselsheim kentinde bulunan Opel fabrikasında işe başladı.

Fabrikanın işçi yurtlarında kalan Ütük, binlerce Türk işçisi gibi sabahın erken saatlerinde işe gidip akşam saatlerinde dönen gurbetçiler arasında yer aldı. Yıllar boyunca çalışarak ailesi ve geleceği için birikim yaptı.

MEMLEKET ÖZLEMİ HİÇ BİTMEDİ

Almanya'da geçen yıllar boyunca maddi şartları iyileşse de memleket hasreti hiçbir zaman dinmedi. 1991 yılında babaannesi ve en küçük kardeşinin de Almanya'ya gitmesiyle gurbet hayatı bir nebze olsun kolaylaştı. Ancak doğup büyüdüğü köyün özlemi her zaman yüreğinde kaldı.

Yıllar boyunca çalışıp emeklilik hakkını kazanan Ütük, 1998 yılında kesin dönüş yapma kararı aldı. Bavulunu bu kez son kez topladı ve Almanya'dan ayrılarak doğduğu topraklara geri döndü.

EMEKLİLİKTEN SONRA KÖYÜNDEN AYRILMADI

Almanya'da çalıştığı yıllarda kurduğu hayallerin tamamına ulaşan Emsallettin Ütük, memleketine döndüğünde evine, tarlasına ve traktörüne kavuştu. Ancak onun için asıl önemli olan şey, çocukluğunun geçtiği topraklara yeniden dönmekti.

Köprübaşı köyüne yerleştikten sonra köyünden ayrılmayı pek istemedi. Hatta zorunlu olmadıkça ilçe merkezine bile gitmemeyi tercih etti. Çünkü yıllar boyunca özlemini çektiği hayat, tam da burada bulunuyordu.

"ALMANYA BİZİM KAYIP SENELERİMİZDİ"

Emsallettin Ütük, yıllar sonra yaşadığı gurbet hayatını anlatırken bir gün şu sözleri dile getirdi:

"Almanya bizim kayıp senelerimizdi. Gençliğimizi oraya bıraktık. Olmamız gereken zamanda toprağımızın başında, anamızın babamızın yanında olmamız gerekirken ömrümüz gurbet ellerde geçti."

Bu sözler yalnızca onun yaşadıklarını değil, 1960'lı ve 1970'li yıllarda Avrupa'ya çalışmak için giden binlerce Türk işçisinin ortak duygularını yansıtıyordu.

BİR NESLİN ORTAK HİKAYESİ

Emsallettin Ütük'ün yaşam öyküsü, daha iyi bir gelecek için memleketlerinden ayrılan gurbetçi kuşağın hikâyesini gözler önüne seriyor. Bir ev, bir tarla ya da çocuklarına daha iyi şartlar sunabilmek için yıllarca ailelerinden uzak kalan insanların yaşadığı fedakârlıklar bugün de hafızalardaki yerini koruyor.

2019 yılında hayatını kaybeden Emsallettin Ütük, geride yalnızca maddi kazanımlar değil; çalışkanlığın, sabrın, vefanın ve memleket sevgisinin anlamını anlatan örnek bir yaşam bıraktı.

Onun hikayesi, gurbetin yalnızca ekmek mücadelesi değil, aynı zamanda özlem ve hasretle geçen yılların da adı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Kaynak: Süleyman Savranlar