Kayseri’den çıkıp sanat dünyasında adını duyuran birçok ünlü ismin şöhret öncesindeki hayatları dikkat çekiyor. Oyunculuk için parfüm satan, sokaklarda müzik yapan, mikrofon taşıyan, güvenlik görevlisi olarak çalışan ve yıllarca karikatür çizen isimlerin geçmişte yaptığı işler şaşkınlık yaratıyor.

Kayseri, yalnızca tarihi ve kültürel zenginlikleriyle değil, yetiştirdiği sanatçılarla da dikkat çeken şehirlerden biri. Bugün televizyon ekranlarında, sahnelerde, sinemada ve moda dünyasında tanınan bazı isimlerin Kayseri ile bağlantısı bulunuyor.

Ancak bu isimlerin şöhrete ulaşmadan önceki hayatları, bugünkü kariyerlerinden oldukça farklı. Kimi sporcu olma hayali kurarken oyunculuğa yöneldi, kimi geçimini sağlamak için sokaklarda müzik yaptı. Bazıları kamera karşısına geçmeden önce güvenlik görevlisi olarak çalışırken, bazıları ise yıllarca karikatür çizerek basın dünyasında kendisine yer edindi. İşte Kayseri ile bağlantılı ünlü isimlerin, şöhretten önceki hayatlarına dair dikkat çeken ayrıntılar...

Oyunculuk Yolculuğu Parfüm Satarak Başladı

Oyuncu Murat Ünalmış'ın sanat dünyasına uzanan hikâyesi, çocukluk hayali olan basketbolla başlıyor. Oyuncu olmayı küçük yaşlarda planlamayan Ünalmış'ın asıl hedefi sporcu olmaktı.

Kayseri'de Meysu takımında basketbol oynayan Ünalmış, henüz 14 yaşındayken Fenerbahçe'ye transfer oldu. Bu transferle birlikte İstanbul'a gelen Ünalmış, lise döneminde basketbol kariyerini sürdürdü.

Ancak aile şirketindeki ekonomik sıkıntılar, onun hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Babasının işlerinin iyi gitmemesi nedeniyle basketbolu bırakmak zorunda kalan Ünalmış, bir süre geçimini sağlamak için çalıştı.

Oyunculuk eğitimi almak isteyen Ünalmış, Bir kozmetik dükkânında parfüm sattığı iddia ediliyor. Bunun yanında stant mankenliği de yaptı. Kazandığı parayla Akademi İstanbul'da oyunculuk eğitimi almaya başladı.

Ünalmış'ın hayatındaki bir başka dikkat çekici ayrıntı ise klarnet oldu. Ünlü oyuncu, klarnet çalmayı herhangi bir eğitim almadan kendi kendine hobi olarak öğrendi.

Melek Mosso'nun Müzik Yolculuğunda Öğretmenlik ve Sokak Müziği Vardı

Melek Mosso'nun müzik kariyerine uzanan hikâyesi de klasik bir sahne hikâyesinden farklı olmasıyla dikkat çekiyor.

Kayseri'de doğan Mosso, çocukluğunda Denizli'ye taşındı. Farklı şehirlerde büyümenin hayatında önemli bir iz bıraktığını anlatan sanatçı, çocukluk döneminde konuşması nedeniyle alay edildiğini ve aile içerisinde daha katı bir ortamda yetiştiğini dile getirdi.

Müzikal dünyası da yıllar içerisinde farklı kültürlerin etkisiyle şekillendi. Arabesk müzikle büyüyen Mosso, daha sonra klasik müzik eğitimi aldı ve İstanbul'da cazla tanıştı. Bugün kendine özgü yorumunun arkasında bu üç farklı müzik dünyasının izleri bulunuyor.

Öğretmenliği Bırakarak Müziğe Yöneldi

Mosso, müzik kariyerinden önce öğretmenlik yaptı. Ancak kendi anlatımına göre görev yaptığı dönemde yaşadığı bazı olaylar, mesleğini bırakmasında etkili oldu.

Genç bir kadın olarak kıyafeti üzerinden müdahaleye maruz kaldığını ve mobbing yaşadığını anlatan Mosso, bu deneyimin ardından eğitim sistemi içerisinde kalmak istemediğini belirterek öğretmenliği bıraktı ve müziğe yöneldi.

Vapurda Güvenlik Görevlilerinden Kaçmış

Melek Mosso'nun bugün sık sık anlatılan vapurda müzik yapma hikâyesinin arka planında ise sanıldığı kadar romantik bir başlangıç bulunmuyor.

Mosso, ilk dönemlerde sokak müziğini ekonomik zorunluluk nedeniyle yaptığını anlatıyor. Vapur ve sokaklarda müzik yaptığı dönemlerde zaman zaman güvenlik görevlileriyle sorun yaşadığını, hatta kaçmak zorunda kaldığını da dile getiriyor.

Ancak bu zorlu dönem, sanatçının sahne deneyimi açısından önemli bir okul oldu. Konser salonlarında dinleyicinin müzisyeni dinlemek için geldiğini belirten Mosso, vapurda ise insanların oraya müzik dinlemek amacıyla gelmediğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle sokakta müzik yapan bir sanatçının birkaç saniye içerisinde insanların dikkatini çekmesi, tepkilerini ölçmesi ve performansını buna göre değiştirmesi gerekiyor.
Mosso'nun sokak müziği deneyimi, ilerleyen yıllarda sahne performansına önemli katkılar sağladı.

Sinan Albayrak Oyunculuğa Mikrofon Taşıyarak Adım Attı

Sinan Albayrak'ın oyunculuk öncesindeki hayatı da birbirinden farklı işlerle geçti.
Oyunculuk yapmak isteyen Albayrak, uzun süre konservatuvar sınavlarına girdi ancak istediği bölüme kolayca ulaşamadı. Yaklaşık dört yıl boyunca tiyatro ve konservatuvar yolunu denedi. Bu süreçte Ankara Sanat Tiyatrosu'nda tiyatroyla ilgilenmeye başladı ve farklı sınavlara katıldı.

Ancak onun televizyon dünyasına ilk adımı doğrudan oyunculukla olmadı.

'Boom'un Ne Olduğunu Bile Bilmiyordu

Albayrak'ın kendi anlatımına göre TRT'ye giderek “Ne iş olsa yaparım” dedi. Kendisine Şaşıfelek Çıkmazı dizisinin setinde boom operatörlüğü teklif edildi. İşin adını ilk duyduğunda “boom”un ne olduğunu dahi bilmeyen Albayrak, eve giderek ağabeyine sordu. Boomun, sette oyuncuların sesini almak için kullanılan uzun mikrofon çubuğu olduğunu öğrendi. Bu iş, onun kamera arkasından kamera önüne geçmesinde önemli bir basamak oldu.

Oyunculuk Öncesinde Güvenlik ve Yakın Korumalık Yaptı

Albayrak'ın şöhret öncesindeki hayatında güvenlik görevliliği ve yakın korumalık da bulunuyor. Bir dönem bar güvenliği yapan oyuncu, yakın koruma ve mankenlik de yaptı.
Mankenlik deneyimi ise uzun sürmedi. Kendi anlatımına göre yalnızca iki kez podyuma çıktı ve bu dünyanın kendisine uygun olmadığını düşünerek devam etmedi.

Geçmişte yaptığı güvenlik ve yakın koruma işlerinin oyunculuk kariyerinde de faydasını gördüğünü söyleyen Albayrak, bu işler sayesinde farklı insanları gözlemleme fırsatı bulduğunu ve bunun karakter yaratırken kendisine katkı sağladığını ifade ediyor.

Deniz Akkaya'nın Podyumdan Girişimciliğe Uzanan Kariyer

Ünlü model Deniz Akkaya şöhret basamaklarını henüz tam olarak tırmanmadan önceden kariyeri yalnızca modellik ve oyunculukla sınırlı kalmadı.

Kayseri doğumlu ünlü profesör oyuncu Duygu Sarışın’la evleniyor!
Kayseri doğumlu ünlü profesör oyuncu Duygu Sarışın’la evleniyor!
İçeriği Görüntüle

Akkaya, 2010'lu yılların başında çocuk giyim sektörüne de adım attı. 6 yaş grubuna yönelik bir çocuk giyim markası kurdu. Markanın temelinde çocukların özgün tasarımlarla giydirilmesi fikri bulunuyordu. Daha sonra moda tasarımı alanında başka bir marka girişiminde de bulundu.

Akkaya'nın kariyerinde tiyatro da önemli bir yer tuttu. Sinema ve televizyon çalışmalarına daha erken başlamasına rağmen tiyatro sahnesine 2008 yılında “Sadece Arkadaşız” oyunuyla çıktı. Ardından “Az Sonra” adlı oyunda da rol aldı.

Sinema kariyerinde ise 1997 yapımı “Hemşerim” ile başlayan bir filmografisi bulunuyor. Akkaya, ilerleyen yıllarda “Yeşil Işık”, “Vizontele Tuuba”, “Okul”, “Şarkılar Seni Söyler” ve “Maskeli Beşler: Kıbrıs” gibi yapımlarda yer aldı.

Moda dünyasındaki çalışmalarının yanı sıra bir dönem “Dishy” isimli bir dergi projesiyle de adından söz ettirdi.

Hasan Kaçan'ın 20 Yılı Aşkın Karikatür Geçmişi Vardı

Kayseri'nin İncesu ilçesinde dünyaya gelen Hasan Kaçan'ın sanat hayatı ise oyunculukla başlamadı. 10 Aralık 1957'de İncesu'da doğan Kaçan, küçük yaşta ailesiyle İstanbul'a taşındı. Onu Türkiye çapında tanınan bir oyuncu haline getiren projelerden çok daha önce, karikatür dünyasında kendisine sağlam bir yer edinmişti.

Kaçan, henüz ortaokul ikinci sınıftayken Gırgır Dergisi'ne giderek çizdiği amatör karikatürleri gösterdi. Bu ilk temasın ardından karikatür tutkusu profesyonel bir kariyere dönüştü. Kaçan, 18 yaşında Gırgır'ın kadrolu karikatüristleri arasında yer aldı ve yaklaşık 15 yıl boyunca dergide çalıştı.

Daha sonra Hıbır dergisinin kuruluşunda yer alan Kaçan, burada da yaklaşık 6 yıl çalıştı. Ardından kendi mizah dergisi Ustura'yı çıkardı ve yayın hayatını yaklaşık 3 yıl sürdürdü.Dolayısıyla Kaçan'ın oyunculuk kariyerinden önce yaklaşık 20 yılı aşan profesyonel bir mizah ve çizgi yayıncılığı geçmişi bulunuyordu.

Kaynak: Merve Erol