Kayseri’nin simgesi haline gelen pastırma, Avrupa Birliği’nden alınan coğrafi işaret tesciliyle uluslararası arenada da gücünü bir kez daha kanıtladı. 25 Mart 2026 tarihinde tescillenen Kayseri Pastırması, Türkiye’nin AB’den tescil alan 46. ürünü olurken, şehirde adeta bayram havası yaşandı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından duyurulan bu gelişme, özellikle gastronomi alanında yeni bir hareketliliğin kapısını araladı.
Bu gelişmenin ardından Kayseri Mesleki Eğitim ve Kültür A.Ş. (KAYMEK) bünyesinde verilen “Pastırma Doğrama ve Sunum Teknikleri” kursuna olan ilgi katlanarak arttı. Vatandaşlar, bu eşsiz lezzetin inceliklerini öğrenmek ve meslek edinmek için adeta kurs merkezine akın ediyor.
AB TESCİLLİ PASTIRMA KURSUNA YOĞUN İLGİ
Kayseri Pastırması’nın tescil almasıyla birlikte, sadece üretim değil, sunum ve işleme tekniklerine olan ilgi de ciddi şekilde arttı. KAYMEK Akademi Merkezi’nde yeniden açılan kurslar, kısa sürede doluluk oranına ulaştı.
Kursiyerler burada yalnızca pastırma doğramayı değil, aynı zamanda doğru sunum tekniklerini, ürünün tarihini ve kalite standartlarını da öğreniyor. Eğitimi tamamlayan birçok kişi ise gastronomi sektöründe iş bulma fırsatı yakalıyor.
Yetkililer, bu yoğun talebin beklenen bir gelişme olduğunu ifade ederken, kursiyerler ise bu eğitimin kendilerine yeni bir kariyer kapısı açtığını dile getiriyor. Özellikle gençler ve kadınlar arasında kursa olan ilginin hızla artması dikkat çekiyor.
PASTIRMA KURSU İÇİN TEK MERKEZ YETERSİZ
Ancak tüm bu olumlu gelişmelere rağmen önemli bir eksiklik de gözlerden kaçmıyor. Şu anda “Pastırma Doğrama ve Sunum Teknikleri” eğitiminin yalnızca tek bir merkezde verilmesi, talebi karşılamada yetersiz kalıyor.
Tescilli pastırma kurslarının Kayseri genelinde yaygınlaştırılması hem daha fazla kişinin eğitim almasını sağlayacak hem de şehrin gastronomi alanındaki insan kaynağını güçlendirecek.
Daha fazla kurs merkezi açılması, Kayseri’den yeni pastırma ustalarının yetişmesine katkı sunarken, aynı zamanda istihdamı da artıracak. Bu durum, hem yerel ekonomi hem de Türkiye’nin gastronomi turizmi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
SIRADA KAYSERİ SUCUĞU MU VAR?
Kayseri Pastırması’nın AB tescili alması, gözleri diğer yerel ürünlere çevirdi. Özellikle Kayseri sucuğunun henüz bu listede yer almaması dikkat çekiyor.
Türkiye’nin AB coğrafi işaretli ürünleri arasında Afyon pastırması ve Afyon sucuğu gibi örnekler bulunurken, Kayseri’nin sucukta da güçlü bir marka olmasına rağmen henüz tescil alamamış olması eleştiri konusu oldu.
Kayseri sucuğu için de benzer bir sürecin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Bu adımın atılması halinde Kayseri’nin sadece pastırmada değil, sucukta da uluslararası bir marka haline gelebileceği ifade ediliyor.
Kayseri Pastırması ile yakalanan bu ivmenin doğru değerlendirilmesi, hem yeni ustaların yetişmesini hem de şehrin gastronomi alanında daha güçlü bir konuma ulaşmasını sağlayabilir. Ancak bunun için eğitimden üretime kadar her alanda daha kapsamlı adımlar atılması gerektiği açıkça görülüyor.




