Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve kemik yapısının zayıflaması sonucunda ortaya çıkan bir hastalık olarak biliniyor. Genellikle erken dönemde belirti vermeyen hastalık, ilerleyen süreçte kemiklerin daha kolay kırılmasına neden olabiliyor.

Bünyan'da minik eller SYM'de toprakla buluştu
Bünyan'da minik eller SYM'de toprakla buluştu
İçeriği Görüntüle

HANGİ BÖLGELERDE GÖRÜLÜYOR?

Özellikle kalça, omurga ve el bileğinde görülen kırıklar, kişilerin günlük yaşamını olumsuz etkileyebiliyor. Osteoporoz nedeniyle oluşan kırıklar; uzun süreli ağrı, duruş bozukluğu, hareket kısıtlılığı ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi sorunlara da yol açabiliyor.

KEMİK YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ ÖNEM TAŞIYOR

Osteoporozun teşhisinde kemik mineral yoğunluğu ölçümü olarak bilinen DEXA yöntemi kullanılıyor. Bu yöntemle kemiklerin yoğunluğu ölçülerek kemik erimesi riski değerlendiriliyor. Röntgen ise özellikle kemik kırıklarının tespit edilmesinde yardımcı oluyor ancak hastalığın erken teşhisinde tek başına yeterli olmuyor.

Kemik yoğunluğu ölçümünün sonuçları, kişinin kemik sağlığının normal olup olmadığını veya osteopeni olarak adlandırılan kemik yoğunluğu azalmasının ya da osteoporozun bulunup bulunmadığını belirlemeye yardımcı oluyor.

DENGELİ BESLENME EN ÖNEMLİ ETKENLERDEN BİRİ

Kemik sağlığının korunmasında yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı önemli bir yer tutuyor. Süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum içeren besinlerin yanı sıra yeterli protein içeren dengeli bir beslenme düzeni de kemiklerin korunmasına katkı sağlıyor. Bununla birlikte, osteoporoz geliştiğinde kalsiyum ve D vitamini tek başına yeterli olmayabiliyor. Bu nedenle hastalığın durumuna göre doktor tarafından önerilen ilaç tedavisinin de uygulanması gerekiyor.

Düzenli fiziksel aktivite de kemik ve kas sağlığını destekliyor. Yürüyüş, dans, kişinin durumuna uygun ağırlık egzersizleri ve denge çalışmaları, kasların güçlenmesine ve düşme riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Ancak kemik kırığı bulunan kişilerin egzersiz programlarını uzman önerisi doğrultusunda belirlemesi gerekiyor.

DÜŞME RİSKİ: HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Osteoporozda kırıkların önlenmesi için yalnızca kemik sağlığını korumak değil, düşme riskini azaltmak da önem taşıyor. Evde kaygan zeminlerin düzenlenmesi, takılmaya neden olabilecek eşyaların kaldırılması ve uygun aydınlatmanın sağlanması olası kazaların önüne geçebiliyor.

Uzmanlar, osteoporozun erken dönemde tespit edilmesinin, uygun tedavinin uygulanmasının ve toplumun hastalık konusunda bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Kemik sağlığını korumak, kırık riskini azaltmak ve yaşam kalitesini sürdürmek için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, düşmelerden korunma ve gerekli durumlarda kemik yoğunluğu ölçümü yaptırmak büyük önem taşıyor.

ÖNEMLİ BİR HALK SORUNU HALİNE GELDİ

Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve kemik yapısının zayıflaması sonucu kırık riskinin artmasına neden olan bir hastalık olarak öne çıkıyor. Dünyada ve Türkiye’de önemli bir sağlık sorunu haline gelen osteoporoz, özellikle menopoz sonrası kadınları etkiliyor.

Ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte daha sık görülen hastalık, kişilerin yaşam kalitesini düşürürken sosyal ve ekonomik sorunlara da yol açabiliyor. Osteoporoza bağlı kırıklar, hastaların hareket kabiliyetini kısıtlayarak sağlık sorunlarının ve ölüm riskinin artmasına neden olabiliyor.

Kaynak: Sude Özdemir