Dünyanın en güçlü pasaportlarından birine sahip olsanız bile bazen doğduğunuz yer seyahat özgürlüğünüzü etkileyebiliyor. Türk vatandaşlarının büyük çoğunluğu için serbest olan bir ülke, geçmişte belirli bir şehirden gelenlere kapılarını fiilen kapatmıştı.
Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat imkanlarını değerlendiren Hanley Pasaport Endeksi verilerine göre Türkiye, 2026 itibarıyla dünyanın en güçlü 46. pasaportuna sahip. Ancak bu tabloya rağmen bazı ülkelerin Türk vatandaşlarına yönelik sınırlamaları zaman zaman gündeme gelmeye devam ediyor. Avrupa Birliği ülkeleri uzun yıllardır vize uygularken, ABD ve Birleşik Krallık gibi gelişmiş ülkeler de serbest giriş hakkı tanımıyor.
Buna karşın halk arasında “Bordo Pasaport” olarak bilinen umuma mahsus pasaport sahipleri için Japonya, vizesiz giriş yapılabilen en gelişmiş ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak bu ülkeyle ilgili geçmişte yaşanan dikkat çekici bir uygulama, yıllar sonra yeniden gündem oldu.
Ordulular Mercek Altına Alındı! Sık Sık Denetime Tabi Oldular
Geçmişte Japonya, Türk vatandaşlarına vizesiz giriş imkanı tanımasına rağmen, fiilen belirli bir gruba yönelik kısıtlama uyguladı. Özellikle Ordu ilinden gelen vatandaşların ülkeye girişte daha sıkı denetimlere tabi tutulduğu ve çoğu zaman geri çevrildiği biliniyor.
Bu durumun kökeni ise 1989 yılına uzanıyor. Türkiye’den Japonya’ya işçi olarak giden Hayri Aktar’ın kısa sürede elde ettiği başarı dikkat çekerken, beraberinde getirdiği hemşehrilerinin bir kısmının kaçak yollarla ülkeye girmesi süreci değiştirdi. Bu gelişmeler sonucunda Japonya’nın Nagoya başta olmak üzere bazı şehirlerinde yoğun bir Türk nüfusu oluştu ve bu nüfusun önemli bir bölümünü Ordulular oluşturdu.
Orduluları Neden Geri Çevirdiler?
Nagoya ve çevresinde “Türk mahalleleri” oluşmasının ardından Japon yetkililer düzensiz göçü kontrol altına almak için harekete geçti. 1995 sonrasında uygulamaya konulan sıkı denetimlerle birlikte Türkiye’den gelen yolcular havalimanlarında daha detaylı kontrollerden geçirilmeye başlandı. Bu süreçte özellikle Ordulu vatandaşların ülkeye girişine fiilen izin verilmediği, birçok kişinin geri çevrildiği ifade edildi.
Bu uygulama uzun süre tartışma konusu olurken, 2000’li yıllarda Japonya’nın güvenlik sistemlerini modernize etmesiyle birlikte söz konusu fiili yasak sona erdi. Günümüzde ise Ordulular dahil tüm Türk vatandaşları Japonya’ya vizesiz giriş yapabiliyor.
Yaşanan bu süreç, pasaport gücünün tek başına yeterli olmadığını ve zaman zaman doğum yeri gibi faktörlerin bile uluslararası seyahatlerde etkili olabildiğini gösteren çarpıcı bir örnek olarak hafızalarda yer alıyor.



