Ülke topraklarını yabancılara satıyorlar!
Ülke topraklarını yabancılara satıyorlar!
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Doğu’da artan gerilim ve devam eden savaşlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin çatışmalar karşısındaki duruşunu net bir şekilde ortaya koyan Yılmaz, ülkenin barış ve diplomasi odaklı yaklaşımını bir kez daha vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2026 (Stratcom Summit 2026), “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Dünyanın farklı bölgelerinden uzman isimlerin katıldığı zirvede, küresel krizler ve iletişim stratejileri ele alındı.

“Savaşın İnsani Maliyetlerini Görüyoruz”

Cevdet Yılmaz, savaşların ortaya çıkardığı ağır tabloya dikkat çekerek Türkiye’nin barış çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

“Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek.”

Küresel Sistemde Güç Siyaseti Eleştirisi

Yılmaz, uluslararası sistemde yaşanan dönüşümlere de değinerek mevcut yapının ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti:

“Kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken; güven, meşruiyet ve anlatı eş zamanlı sorgulanmaktadır. 'Güçlüysem istediğimi yapabilirim' anlayışı uluslararası hukuku zayıflatırken, iç siyasette de meşruiyet krizlerine yol açmakta ve demokratik süreçlere zarar vermektedir. Gazze’de devam eden insani trajedi, bölgeye yayılan gerilim ve İran merkezli gelişmeler, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla bu krizlere karşılık vermekte ne denli zorlandığını ortaya koymaktadır.”

“En Sıcak Mesele İsrail-ABD İle İran Savaşı”

Orta Doğu’daki güncel gelişmelere dikkat çeken Yılmaz, savaşın bölgesel ve küresel etkilerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret kanalıyla, lojistikle, turizm kanalıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle, yaşanan savaş dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. İran'da bunlar yaşanırken bir anlamda İran'daki savaşın gölgesinde, bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek; İsrail'in Gazze'de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria'da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan'ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye'deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur. Bir taraftan da tabii Mescid-i Aksa'nın bayram namazında dahi inananlara kapalı tutulması hiçbir ölçüyle kabul edilebilir bir durum değildir.”

Türkiye’nin Net Duruşu: Barış Ve Diplomasi

Türkiye’nin uluslararası arenadaki yaklaşımını açık bir şekilde ortaya koyan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek.”

“Daha Adaletli Bir Dünya Mümkündür”

Konuşmasının sonunda küresel adalet vurgusu yapan Yılmaz, şu sözlerle mesajını tamamladı:

Yapılan açıklamalar, Türkiye’nin Orta Doğu’daki gelişmeler karşısında net bir şekilde barıştan yana tavır aldığını ve diplomatik çözüm çağrılarını sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

Kaynak: İHA