Bursa’da 7.0 büyüklüğünde deprem üretebileceği öne sürülen Kayapa-Yenişehir fayına ilişkin tartışmalara Jeoloji Uzmanı Ramazan Demirtaş’tan itiraz geldi. Demirtaş; Susurluk-Kestel ve Kestel-Yenişehir arasındaki fay parçalarının geçmişteki deprem davranışlarına dair iddiaların bilimsel verilerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, kayma hızı ve deprem tekrarlanma aralığı gibi kritik parametrelerin belirsizliğine dikkat çekti.

Demirtaş, “Susurluk'tan Yenişehir'e kadar Bursa ovasını boydan boya kat eden 94km uzunlukta bir fay olduğu; Susurluk-Kestel arasının 1855'de kırıldığı; Kestel-Yenişehir arasında kalan kısmın kırılmadığı ve 7.0 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli olduğu" açıklaması yapılmış, bu açıklamanın paleosismolojik (deprem tehlikesi) parametresi açısından ispatlanması gerekmektedir. Bursa ovasını boydan boya kat eden fay; Bursa fay zonu (35 km), Ulubat fay zonu (44 km) olmak üzere iki parçadan oluşmaktadır. Ortada keşfedilen yeni bir fay filan yok. 94km uzunlukta bahsedilen fay aslında eğim atımlı normal fay olan Bursa fay zonu ve Ulubat fay zonunun ova içindeki kalın alüviyal çökellerin altındaki devamından başka bir şey değil” dedi.

​ “Açıklamada "Fayın batıdaki 40km uzunluktaki Kayapa-Bursa (Ulubat fay zonu) kısmın 1855'de; Fayın doğudaki 55 km uzunluktaki Bursa-Yenişehir (Bursa fay zonu) kısmının 1855'de kırılmadığı; en son 1400 yılından bu yana 626 yıldır deprem üretmediği ve 7.0 büyüklüğünde deprem üretme potansiyelinin olduğu" açıklaması deprem tehlikesi parametresi açısından geçerli değil diyen Demirtaş, “Öncelikle 7.0 büyüklüğündeki deprem üretme potansiyeline sahip Bursa-Yenişehir arasında gömülü olarak uzanan 55 km uzunluktaki kısmının:

1- Kayma hızı?

2-En son ürettiği deprem tarihi (1400 şüpheli?, veri yok)

AK Parti'den Buğra Kavuncu'ya 500 bin TL'lik dava!
AK Parti'den Buğra Kavuncu'ya 500 bin TL'lik dava!
İçeriği Görüntüle

3-Deprem tekrarlanma aralığı?

4- En son deprem itibaren geçen süre?

5-) Geçen sürenin (626yıl) deprem tekrarlanma aralığına yakın mı?

Bir başka deyişle Bursa-Yenişehir arasındaki kısmın deprem tekrarlanma aralığı 600+ yıl mı? (bu doğru olamaz)” diye konuştu.

7.0 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREM İDDİASI İÇİN HANGİ VERİLER GEREKLİ?

​Fayın yıllık kayma hızının net olarak belirlenmesi gerektiğini belirten Ramazan Demirtaş, “2 yıl önceki açıklamalarında fayın kayma hızının 3.0 mm ile 8.8 mm/yıl arasında olduğu belirtilmişti. Bursa fay zonunun yıllık kayma hızı 3mm/yıl civarındadır. 8.8mm/yıl oldukça yüksek bir kayma hızı. Fayın yıllık kayma hızı 3mm/yıl ise, 1855 gibi bir depremde 1.5-3 m civarında düşey yerdeğiştirme olsa; 1500yıl / 3000yıl : 3mm= 500-1000yıl, 1855 + 500/1000=2355-2855 arası. Fayın yıllık kayma hızı 8.8 mm/yıl ise, 1855 gibi bir depremde 1.5-3m civarında düşey yer değiştirme olsa: 1500yıl / 3000yıl : 8.8 mm= 170 / 340 yıl, en son deprem 1400+170 / 340 =1550-1740 yılları arasında bu depremin olması gerekiyor ki; bu yıllık kayma hızının doğru olmadığını açıkça ortaya koymaktadır” şeklinde konuştu.

‘7.0 BÜYÜKLÜĞÜNDE 2 DEPREM ÜRETTİ’

Yıllara göre hesaplama yapan Demirtaş, “Haydi deseniz ki, Kestel-Yenişehir arasında 1855 de kırılmadı dediğiniz bu kısım en son 1855 deprem üretti. 1855 +170/340 = 2025 - 2195 yılları arasında 1855 benzeri bir deprem üretmesi gerekir. Bursa fay zonu (Bursa-Yenişehir arası 50 km) ve Ulubat fay zonu (Kayapa-Bursa ovası) deprem tekrarlanma aralığının 170-340 yıl arasında olması imkansız ötesi. Her iki fay zonunun deprem tekrarlanma aralığı 1000 yıl civarındadır. 1855a depreminde Bursa fay zonu (Bursa ovası-Yenişehir) 3 ay sonraki 1855b depreminde de Ulubat fay zonu (Kayapa-Bursa) arasındaki kısmı 7.0 büyüklüğünde 2 deprem üretti” dedi.

‘CİDDİ MAĞDURİYETLERE YOL AÇABİLİR’

Sözlerini sürdüren Ramazan Demirtaş şöyle konuştu: “2024 yılında, "Bursa'da 95 km uzunlukta Kayapa-Yenişehir fayı diye yeni fay keşfedildi, batı bölümü 6.5-6.8; doğu bölümü 6.9-7.3 üretir" doğu bölümü 1400 yılından bu yana 624 yıldır deprem üretmiyor" açıklamasını 2 yıl sonra bir etkinlikte tekrar ettiler, bu açıklamanın deprem tehlike parametreleri açısından doğru olmadığını yukarıda ayrıntılı olarak açıkladım. Deprem tehlike parametreleri açısından, kanıtlanamayan; çok sayıda bilinmez ve belirsizlikler içeren bu tür açıklamaların basın-kamuoyunda paylaşılması oldukça tehlikeli olup, ekonomik, psikolojik ve hukuki açıdan çok ciddi mağduriyetlere yol açabilir.”

Kaynak: Sevilay Ay