Karar, yalnızca fiziksel şiddet veya ağır hakaret içeren davranışların değil, eşler arasındaki duygusal bağı zedeleyen sözlerin de boşanma davalarında hukuki sonuç doğurabileceğini ortaya koyması açısından önem taşıyor.

İLK MAHKEME ERKEĞİ TAM KUSURLU BULMUŞTU

Olay, şiddetli geçimsizlik yaşayan bir çiftin karşılıklı olarak boşanma davası açmasıyla başladı. Aile Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, eşine şiddet uyguladığı belirlenen erkeği tam kusurlu kabul etti.

Yerel mahkeme, kadının açtığı boşanma davasını kabul ederken erkeğin davasını ise reddetti. Kararın ardından dosya temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı.

YARGITAY DOSYADAKİ TÜM DELİLLERİ YENİDEN DEĞERLENDİRDİ

Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların evlilik sürecindeki davranışlarını ayrıntılı şekilde değerlendirdi. İnceleme sonucunda yalnızca erkeğin değil, kadının da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan davranışlarda bulunduğu kanaatine varıldı.

Kararda özellikle kadının, çevresindeki kişilerin yanında eşini küçük düşürücü ifadeler kullanmasının ve evlilik ilişkisini sona erdirdiğini açıkça ortaya koyan sözlerinin dikkate alındığı belirtildi.

KARARIN MERKEZİNDEKİ İFADE: “SEVGİM BİTTİ”

Yargıtay kararında en dikkat çeken bölüm ise kadının kullandığı sözlere ilişkin değerlendirme oldu.

Dosyadaki delillere göre kadının, başkalarının yanında eşini kastederek küçümseyici ifadelerde bulunduğu ve ayrıca “Ben eşimi sevmiyorum, sevgim bitti” dediği tespit edildi.

Yüksek Mahkeme, bu sözlerin evlilik birliğinin sürdürülmesini zorlaştıran ve taraflar arasındaki bağın kopmasına neden olan davranışlar arasında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.

Bu nedenle erkeğin de boşanma talebinde bulunmakta haklı olduğu sonucuna varıldı.

Aracı elinden alınınca eski eşi Mustafa Sandal'ı mahkemeye verdi!  Ölüm Tablosu talebi gündem oldu
Aracı elinden alınınca eski eşi Mustafa Sandal'ı mahkemeye verdi! Ölüm Tablosu talebi gündem oldu
İçeriği Görüntüle

ERKEĞİN DAVASININ DA KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLDİ

Yargıtay kararında, yerel mahkemenin yalnızca kadının davasını kabul etmesinin doğru olmadığı ifade edildi.

Daire, evlilik birliğinin sona ermesinde her iki tarafın da etkili davranışlarının bulunduğunu belirterek erkeğin açtığı boşanma davasının da kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.

Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı bozuldu.

BOŞANMA DAVALARINDA KUSUR KAVRAMI YENİDEN GÜNDEMDE

Kararın ardından hukuk çevrelerinde kusur değerlendirmesinin sınırları yeniden tartışılmaya başlandı.

Uzmanlara göre boşanma davalarında mahkemeler yalnızca fiziksel şiddet, ekonomik baskı veya hakaret gibi davranışları değil, eşler arasındaki saygıyı ve evlilik bağını zedeleyen sözleri de dikkate alabiliyor.

Özellikle toplum içinde eşi aşağılayan ifadeler kullanılması ya da evlilik ilişkisinin bittiğini açık şekilde ortaya koyan söylemler, mahkemelerin kusur değerlendirmesinde etkili olabiliyor.

KARAR NEDEN EMSAL OLARAK GÖRÜLÜYOR?

Hukukçulara göre söz konusu kararın öne çıkan yönü, duygusal içerikli bir ifadenin tek başına değil, dosyadaki diğer davranışlarla birlikte değerlendirilerek kusur unsuru kabul edilmesi.

Bu nedenle kararın bundan sonraki benzer davalarda tarafların davranışlarının yorumlanmasına ışık tutabileceği belirtiliyor.

Her ne kadar her boşanma davası kendi şartları içerisinde değerlendirilse de Yargıtay’ın ortaya koyduğu bu yaklaşımın, aile mahkemelerinin gelecekteki kararlarında önemli bir referans olarak kullanılabileceği ifade ediliyor.

TOPLUMDA FARKLI YORUMLARA NEDEN OLDU

Kararın kamuoyuna yansımasının ardından vatandaşlar arasında da farklı görüşler ortaya çıktı. Bazı kişiler evlilik birliğini koruma açısından kararı yerinde bulurken, bazıları ise sevginin sona erdiğinin ifade edilmesinin kusur olarak değerlendirilmesini tartışmalı buldu.

ABD Başkanı Trump: Hürmüz Boğazı yarın açılıyor
ABD Başkanı Trump: Hürmüz Boğazı yarın açılıyor
İçeriği Görüntüle

Ancak hukuk uzmanları, kararın yalnızca “seni sevmiyorum” sözünden ibaret olmadığını, mahkemenin tüm dosya kapsamını ve tarafların davranışlarını birlikte değerlendirdiğini vurguluyor.

AİLE HUKUKUNDA YENİ TARTIŞMALARIN KAPISINI ARALADI

Yargıtay’ın verdiği bu karar, boşanma davalarında sözlü davranışların hukuki sonuçları açısından önemli bir örnek olarak kayıtlara geçti. Karar, evlilik birliğinin sona ermesinde yalnızca fiziksel eylemlerin değil, tarafların birbirlerine karşı kullandıkları ifadelerin de belirleyici olabileceğini bir kez daha ortaya koydu.

Aile hukuku alanında uzun süre tartışılması beklenen kararın, benzer uyuşmazlıklarda mahkemelerin değerlendirmelerine yön vermesi bekleniyor.

Kaynak: İHA