Teklif kapsamında, suça sürüklenen çocuklara yönelik mevcut sistemin daha etkin hale getirilmesi, ağır suçlarda hâkimin değerlendirme yetkisinin genişletilmesi ve çocukların yeniden topluma kazandırılmasına yönelik düzenlemeler ele alındı.
Kanun teklifinin sahibi AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, komisyonda yaptığı sunumda teklifin yalnızca cezai düzenlemeleri değil; koruyucu ve önleyici hizmetleri, sosyal incelemeyi, aile sorumluluğunu, bağımlılıkla mücadeleyi, dijital riskleri, infaz ve rehabilitasyon süreçlerini ile kurumlar arası koordinasyonu kapsayan çok yönlü bir yaklaşım benimsediğini söyledi.
Araştırma Komisyonu Çalışmaları Teklife Dayanak Oldu
Durgut, teklifin hazırlanmasında kapsamlı saha araştırmalarından elde edilen verilerin esas alındığını belirtti. Buna göre Araştırma Komisyonu kapsamında 20 toplantı ve 8 çalışma ziyareti gerçekleştirildi.
Çalışmalar süresince farklı disiplinlerden uzmanların, yargı mensuplarının, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, ailelerin ve uygulayıcıların görüşleri alındı.
Bunun yanı sıra Adalet Bakanlığına bağlı Çocuk Ceza İnfaz Kurumları ile Çocuk Eğitim Evlerinde bulunan çocuklar arasından, yüzde 99 güven aralığına karşılık gelen tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 610 çocukla birebir görüşme yapıldı.
Ayrıca 765 çocuk hâkimi ve cumhuriyet savcısını kapsayan saha araştırması ile bin 306 meslek elemanının katıldığı araştırma gerçekleştirildi. Öğrenciler, rehber öğretmenler, okul yöneticileri ve ailelerle de birebir ve odak grup görüşmeleri yapıldı.
"Erken Tespit ve Psikososyal Destek Şart"
Durgut, elde edilen verilerin hem Araştırma Komisyonu raporuna hem de görüşülen kanun teklifine bilimsel dayanak oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı
Araştırmaların, yalnızca cezai düzenlemelerin yeterli olmadığını ortaya koyduğunu ifade eden Durgut, erken tespit, aile desteği, eğitim, psikososyal müdahale, bağımlılık tedavisi ve sürekli izleme mekanizmalarının da gerekli olduğunu söyledi.
Teklifin, çocuğu suçtan korumayı, suçla temas eden çocukları yeniden topluma kazandırmayı, mağdurun haklarını gözetmeyi ve toplum güvenliğini birlikte sağlamayı hedeflediğini vurguladı.
Ağır Şiddet Olaylarına Dikkat Çekti
Son yıllarda çocukların karıştığı ağır şiddet olayları, bıçaklı ve silahlı saldırılar, suç örgütlerinin çocukları araç olarak kullanması ile akran zorbalığının ağır yaralama ve ölümle sonuçlanan boyutlara ulaştığını ifade eden Durgut, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çocuk suçluluğunun profili ve suçun niteliğinin değiştiğini söyledi.
TCK'nın 31. Maddesinde Değişiklik Önerisi
Kanun teklifi kapsamında Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinde değişiklik önerildiğini belirten Durgut, çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimlerinin tamamen kaldırılmasının söz konusu olmadığını, çocuklara özgü ceza sorumluluğu sisteminin korunacağını ifade etti.
Buna karşın özellikle kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi ağır sonuç doğuran suçlarda, hâkimin somut olayın özelliklerini daha geniş şekilde değerlendirebilmesine imkân tanınacağını söyledi.
Hâkim Her Olayı Ayrı Değerlendirecek
Durgut, önceden planlanmış, yoğun kasıtla, ağır yöntemlerle ya da örgütsel yönlendirmeyle işlenen suçlarla; aniden gelişen ve farklı sosyal ile psikolojik şartlar altında meydana gelen olayların aynı değerlendirme kalıbına sokulmasının ceza adaletinin bireyselleştirilmesi ilkesine uygun olmadığını belirtti.
Teklifin otomatik bir ceza ağırlaştırması getirmediğini vurgulayan Durgut, düzenlemenin hâkime;
Kasta dayalı kusurun ağırlığını,
Failin amaç ve saiki,
Suçun işleniş biçimini,
Daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm olup olmadığını değerlendirme imkânı verdiğini ifade etti.
Çocuk Hâkimleri ve Savcılarından Dikkat Çeken Sonuç
Araştırma kapsamında görüşlerine başvurulan 765 çocuk hâkimi ve çocuk savcısının yalnızca yüzde 4,8'inin, mevcut mevzuatın çocukları suçtan koruma ve yeniden suç işlemelerini önleme açısından yeterli olduğu görüşünü paylaştığını aktaran Durgut, katılımcıların önemli bölümünün özellikle ağır suçlar ve tekrar eden suç davranışlarında yaşa bağlı indirimlerin daha kademeli düzenlenmesini, belirli durumlarda hâkime daha geniş değerlendirme yetkisi verilmesini ve infaz sisteminin daha etkili hale getirilmesini önerdiğini söyledi.




