Uçum, silah bırakma, tasfiye ve fesih sürecine yönelik tespit çalışmalarının sürdüğünü belirterek, teyit ve ilan aşamasının ekim ayında, mümkün olmaması halinde kasım ayında, en geç ise yıl sonuna kadar gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.
Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen Anadolu Sohbetleri programına katılan Mehmet Uçum, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye sürecinde hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle yeni bir aşamaya geçildiğini ifade etti.
“Şu Anda Tespit Aşaması Devam Ediyor”
Süreçte ilk aşamanın silahların bırakılması ve tasfiye sürecinin tamamlanmasına ilişkin tespitlerin yapılması olduğunu belirten Uçum, şu ifadeleri kullandı:
“Silahların bırakıldığı, tasfiye sürecinin gerçekleştiği ve fesih sürecinin tamamlandığı teyit edilecektir. Bu teyit de Milli Güvenlik Kurulu kararı ile ilan edilecektir. Şu anda tespit aşaması devam ediyor.”
Uçum, yasa öncesinde fiilen başlayan bu aşamanın, yasanın yürürlüğe girmesiyle devam ettiğini söyledi. Tespit sürecinin tamamlanmasının ardından teyit ve ilan aşamasına geçileceğini belirten Uçum, bu sürecin mümkün olması halinde ekim ayında, aksi durumda kasım ayında, en geç ise yıl bitmeden tamamlanmasının beklendiğini kaydetti.
“Teyit Ve İlan Aşamasına Erken Geçilmesi Pozitif Hava Oluşturur”
Teyit ve ilan aşamasına daha erken geçilmesinin yasanın işlevini yerine getirmesi açısından olumlu bir ortam oluşturacağını ifade eden Uçum, bu nedenle tespit sürecinin yakından takip edilmesinin ve değerlendirmelerin yapılmasının önemli olduğunu vurguladı.
6 Aylık Başvuru Süreci Başlayacak
Uçum, Milli Güvenlik Kurulu kararının ilan edilmesinin ardından 6 aylık başvuru sürecinin başlayacağını belirtti.
Bu süreçte yasa kapsamına giren kişilerin ilgili mercilere başvuracağını aktaran Uçum, başvuruların kişilerin bulundukları yerdeki cumhuriyet savcılıklarına veya Takip ve Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenecek diğer mercilere yapılabileceğini söyledi.
Yurt dışında bulunan kişiler için ise Türkiye’nin yurt dışı misyonlarının başvuru noktası olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
“Çerçeve Yasa Otomatik Erteleme Mekanizması Getirmiyor”
Başvuruların ardından her kişinin durumunun kendi dosyası üzerinden değerlendirileceğini belirten Uçum, yasanın otomatik bir infaz erteleme mekanizması oluşturmadığını söyledi.
Uçum, değerlendirmelerde şu kriterlerin dikkate alınacağını ifade etti:
Başvuru sahibinin ilgili örgüt açısından yasa kapsamına girip girmediği,
Kişinin örgütle bağlantısının bulunup bulunmadığı,
İsnat edilen suçların yasa kapsamında olup olmadığı,
Yasanın belirlediği istisnalar içinde yer alıp almadığı.
Uçum, infaz erteleme talebi reddedilen kişilerin karara itiraz hakkının bulunduğunu, kabul edilen erteleme kararlarına karşı da diğer ilgililerin itiraz edebileceğini belirtti.
Buna göre, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin cezalarının infazının 5 yıl, 15 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkum edilen hükümlülerin cezalarının infazının ise 10 yıl ertelenebileceğini aktaran Uçum, bu süreç içerisinde erteleme kararlarının yeniden değerlendirilebileceğini söyledi.
“Muhtemelen Öcalan’a Alt Komisyonda Görev Verilecektir”
Terörsüz Türkiye sürecinde Abdullah Öcalan’a bir statü verilip verilmeyeceği tartışmalarına da değinen Uçum, yürütme bünyesinde oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun dört alt komisyon oluşturacağını belirtti.
Bu komisyonlardan birinin silahsızlanma ve fesih sürecinin takibiyle ilgili olacağını ifade eden Uçum, “Muhtemelen Öcalan’a bu komisyonda bir görev verilecektir” dedi.
Uçum, burada söz konusu edilen durumun bir statü olmadığını, sürecin daha sağlıklı yürütülebilmesi için sağlanan bir imkan olduğunu söyledi. İmralı’da cezaevine bağlı ek bir ünite olarak oluşturulan yapının da bu kapsamda değerlendirildiğini belirten Uçum, bundan “fiilen serbest bırakılma” sonucu çıkarılamayacağını ifade etti.
“Feshedecek olan da silahı bıraktıracak olan da örgütü kurandır”
Öcalan ile yürütülen sürecin bir diyalog süreci olduğunu belirten Uçum, hedefin terör örgütünün fiilen tasfiye edilmesi ve silah bırakma sürecinin tamamlanması olduğunu söyledi.
Uçum, “Örgütü kim kuruyorsa, silahı kim kullandırtmışsa feshedecek olan da odur. Silahı bıraktıracak olan da odur” ifadelerini kullandı.
Devletin bu süreci güvenlik uygulamalarıyla da yürütebileceğini ancak tercih edilen yöntemin diyalog üzerinden ilerlemek olduğunu belirten Uçum, bu nedenle sürecin daha rahat yürütülmesi için bazı imkanların sağlanmasının gerekli olduğunu söyledi.
“Rutin Dışı Süreçler Rutin Yöntemlerle Yönetilemez”
Terörsüz Türkiye sürecinin rutin dışı bir süreç olduğunu ifade eden Uçum, bu tür süreçlerin farklı yöntemlerle yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Uçum, takip ve denetim süreçlerinde de farklı bir sistem uygulanacağını belirterek, “Rutin dışı süreçleri rutin yöntemlerin kısıtları üzerinden ilerletemezsiniz” değerlendirmesinde bulundu.
Bu kapsamda Öcalan’a yönelik yaklaşımın da sürecin yürütülmesi için sağlanan imkanlar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.




