Kayseri Şeker Fabrikası eski Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Ali Özışık, yaptığı açıklamalarda, Kayseri Şeker Fabrikası ve Kayseri Pancar Kooperatifi ile ilgili yaşanan olaylar hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Özışık, “Bu dava, Türkiye’nin en büyük kumpas davalarından biri olarak anılmaktadır ve büyük bir hukuk skandalıdır,” diyerek, davanın derinliklerine inerek yaşadığı mağduriyetleri kamuoyu ile paylaştı.
Hukuksuzluk karşısında susmak zorunda kaldık
Vedat Ali Özışık, 2001 ile 2010 yılları arasında Kayseri Şeker Fabrikası ve Kayseri Pancar Kooperatifi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendiğini belirterek, 9,5 yıl boyunca başkanlık yaptığını ifade etti. Bu süre zarfında, Pampet, PAN Çay, PAN Lojistik gibi onlarca firma kurduklarını ve Güneş Hastanesi gibi önemli yatırımlar yaptıklarını vurguladı. Ancak, 2010 yılında son genel kurulu kazandıktan kısa bir süre sonra, Özışık’a karşı başlatılan operasyonların ardından cezaevine atıldığını söyledi. Özışık, kayyum atanmadan önceki süreci şöyle açıkladı:
"2010 yılında son genel kurulu kazandıktan kısa bir süre sonra bize karşı başlatılan operasyonlar, sadece iş hayatımızı değil, tüm yaşamımızı etkileyen bir dönemi başlattı. Kayyum atandı ve bizler cezaevine gönderildik. O dönemde yaşadıklarımızı her platformda haykırdık ama ne yazık ki hukuksuzluk karşısında susmak zorunda kaldık."
Kimseye hakaret etme hakkı tanımayacağız
16 yıl süren dava sürecinde Sayıştay denetçileri ve bilirkişiler tarafından yapılan 14 raporun ardından, herhangi bir suç unsurunun tespit edilmediğini belirten Vedat Ali Özışık, beraat kararı verildiğini açıkladı. Özışık, dava sürecinin ardından basında ve sosyal medyada yayılan iftiraların devam ettiğine dikkat çekti:
“Bu süreçte Sayıştay denetçileri ve bilirkişiler tarafından 14 rapor alındı ve her birinde hiçbir suç unsuruna rastlanmadı. Tüm suçlamalardan beraat ettik, ancak ne yazık ki bazı çevreler ve kişiler hâlâ hakkımızda iftiralara devam ediyorlar. Türkiye'nin hukuk devleti olduğuna inancımız tam, yasal yollarla bu iftiraları karşılayacağız. Artık kimseye hakaret etme, iftira atma hakkı tanımayacağız ve yaptıklarının cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz."

Yüzlerce insanın hayatını mahvetmiş bir dava
Kayseri Şeker Fabrikası ve Kayseri Pancar Kooperatifi'nin yönetimindeki davalarla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu:
“Kayseri Şeker davası, sadece benim değil, yüzlerce insanın hayatını mahvetmiş bir davadır. Mal varlıkları ellerinden alınmış, aileler mağdur olmuştur. Bu dava, ölümcül sonuçlara yol açan bir kumpastır. Hatta ölümler yaşandı, ölümden dönenler bile var. Tüm bu mağduriyetlere rağmen, adaletin sağlanması adına mücadelemizi sürdüreceğiz. Çiftçi kardeşlerim, bu dava, Türkiye’deki en büyük kumpas davalarından biri olarak tarihe geçmiştir."
16 Yıl boyunca yaptıkları tüm işlemler geçersizdir
Vedat Ali Özışık, Kayseri Şeker Fabrikası’ndaki kayyum atamalarının ve operasyonların hukuksuz olduğunu ve yapılan tüm işlemlerin geçersiz olduğunu söyledi. Hukuk mücadelesinin devam edeceğini vurgulayan Özışık, şunları ekledi:
“Bu kayyumlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin yasalarına ve anayasasına aykırı olarak atandılar. 16 yıl boyunca yaptıkları tüm işlemler geçersizdir ve bunu yasal olarak ispatlayacağız. Anayasamızın 9. ve 138. maddelerine aykırı hareket edilerek, kayyum atamaları yapıldı. Bu süreç, yalnızca hukuk devleti ilkesine zarar vermekle kalmadı, aynı zamanda toplumsal adaletin de göz ardı edilmesine sebep oldu.” Diyerek sözlerini noktaladı.



