Türkiye'nin siyasi tarihine damga vuran 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Parlamentonun feshedildiği, siyasi partilerin kapatıldığı ve siyasetçilere yasakların getirildiği dönemde 650 bin kişi gözaltına alındı. 517 kişi idama mahkûm edilirken 50 kişinin cezası infaz edildi. Darbenin karanlık yüzü Kayseri'de de hissedildi.

SİYASET KİLİTLENDİ, SOKAKLARDA ÇATIŞMA BÜYÜDÜ

Darbeye giden süreçte Türkiye ağır bir siyasi kriz içerisindeydi. 1970'lerin sonlarında sağ-sol çatışmaları, siyasi cinayetler ve toplumsal şiddet giderek arttı. 1 Mayıs 1977, 16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi saldırısı ve Kahramanmaraş olayları dönemin en kanlı gelişmeleri arasında yer aldı. Sokaklardaki çatışmanın yanında Meclis de siyasi çıkmazdaydı. Hükümetler değişiyor, siyasi partiler arasındaki kutuplaşma derinleşiyordu. 1980 yılında aylarca yapılan oylamalara rağmen cumhurbaşkanının seçilememesi devlet yönetimindeki tıkanmanın sembolü haline geldi. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon ve temel ihtiyaç maddelerinde yaşanan sıkıntılar da siyasi gerilimi besledi.

12 EYLÜL'ÜN KARANLIK YÜZÜ KAYSERİ CEZAEVİ'NDE DE HİSSEDİLDİ

12 Eylül darbesinin etkileri Ankara ile sınırlı kalmadı. Askeri yönetimin sıkıyönetim uygulamaları Kayseri'de de günlük ve siyasi hayatı değiştirdi. Darbe döneminin en ağır izlerinin hissedildiği yerlerden biri de dönemin Kayseri Kapalı Cezaevi oldu. O yıllarda cezaevinde bulunan bazı tutuklular, yıllar sonra yaptıkları açıklamalarda darbe gecesi ve sonrasında askerler ile cezaevi görevlilerinin sert müdahalelerine maruz kaldıklarını anlattı. Tanıkların anlatımlarında darp, kötü muamele ve ağır işkence iddiaları da yer aldı. Kayseri'de yaşayan 12 Eylül mağdurlarının yıllar sonra kamuoyuna yansıyan anlatımları, darbenin kentte bıraktığı izlerin yalnızca siyasi partilerin kapatılması ve siyasi faaliyetlerin durdurulmasıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu.

SİYASİ PARTİLER KAPATILDI, LİDERLERE YASAK GELDİ

12 Eylül'ün ilk hedeflerinden biri mevcut siyasi düzen oldu. Dönemin önde gelen siyasi liderleri Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan gözetim altına alındı. Siyasi partiler önce faaliyet dışı bırakıldı, ardından kapatıldı. Eski siyasi kadrolara yasaklar getirildi. Böylece seçilmiş parlamentonun ve mevcut parti sisteminin yerine askeri yönetimin belirlediği yeni bir siyasi yapı oluşturulmaya başlandı.

650 BİN GÖZALTI, 517 İDAM KARARI

12 Eylül'ün en ağır bilançosu ise darbeden sonraki süreçte ortaya çıktı. TBMM kayıtlarına yansıyan verilere göre 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi ve 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. Yaklaşık 7 bin kişi hakkında idam cezası istendi. 517 kişi idama mahkûm edildi, 50 kişinin cezası infaz edildi. İdam edilenler arasında farklı siyasi görüşlerden kişiler vardı. Erdal Eren, Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu dönemin hafızalara kazınan isimlerinden oldu. Ayrıca 388 bin kişiye pasaport verilmedi, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, yaklaşık 30 bin kişi "sakıncalı" olduğu gerekçesiyle işinden edildi. Cezaevlerinde yaşanan işkence ve kötü muameleler de 12 Eylül'ün en ağır miraslarından biri oldu. TBMM kayıtlarında 171 kişinin işkence sonucu hayatını kaybettiğinin belgelendiğine ilişkin bilgiler yer aldı.

12 EYLÜL SİYASETİN ÖTESİNE GEÇTİ

Darbe yalnızca hükümeti ve parlamentoyu ortadan kaldırmadı. Basından üniversitelere kadar devlet ve toplum hayatının birçok alanı yeniden şekillendirildi. Gazeteler kapatıldı, yayınlara yasaklar getirildi, gazeteciler yargılandı. 1981 yılında çıkarılan kanunla YÖK kuruldu ve üniversitelerin yönetim sistemi değiştirildi. Askeri yönetimin hazırlattığı 1982 Anayasası ise 7 Kasım 1982'de halkoyuna sunuldu ve yaklaşık yüzde 91,4 oyla kabul edildi. Kenan Evren Cumhurbaşkanı oldu. Türkiye 1983 seçimleriyle yeniden sivil hükümete geçti ancak 12 Eylül'ün oluşturduğu siyasi ve hukuki yapı uzun yıllar tartışılmaya devam etti.

DARBECİLER YILLAR SONRA HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

Kenan Evren ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'nın yargılanmasının önü, 12 Eylül 2010'daki anayasa referandumundan sonra açıldı. İki isim 2014 yılında müebbet hapis cezasına mahkûm edildi. Ancak karar kesinleşmeden hayatlarını kaybetmeleri nedeniyle dava düştü ve hükümler kesinleşmedi.

46 YIL GEÇTİ, 12 EYLÜL TARTIŞMASI BİTMEDİ

12 Eylül 1980'in üzerinden 46 yıl geçti. Geride 650 bin gözaltı, 1 milyon 683 bin fişleme, 230 bin yargılama, 517 idam kararı, 50 infaz ve işkence sonucu hayatını kaybettiği kayıtlara geçen 171 kişi kaldı. Aradan 46 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül, Türkiye'nin demokratik siyasi hayatının en sert kesintilerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Kayseri Büyükşehir'den vatandaşlara önemli uyarı: Para vermeyin!
Kayseri Büyükşehir'den vatandaşlara önemli uyarı: Para vermeyin!
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Rafia Sinem Yıldız