Kayseri şer‘iyye sicillerinden örnekler veren Cıngı, 17. yüzyılın başlarında evliliğin en önemli ekonomik yükümlülüklerinden biri olan mehir miktarlarının 5 bin ile 20 bin akçe arasında değiştiğini belirtti.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 400 yıl önce Kayseri’de evlenmenin ekonomik boyutunu ele aldı. Döneme ait Kayseri şer‘iyye sicillerindeki kayıtlara dikkat çeken Cıngı, mehir uygulamasına ilişkin çarpıcı örnekler verdi.
400 Yıl Önce Kayseri’de Evlenmek Ne Kadara Mal Oluyordu?
Cıngı, paylaşımında günümüzdeki düğün salonu, fotoğrafçı ve balayı gibi masrafların 400 yıl önce bulunmamasının, o dönemde evlenmenin daha hesaplı olduğu düşüncesini oluşturabileceğini belirtti. Ancak Kayseri şer‘iyye sicillerinde yer alan kayıtların durumun sanıldığı kadar basit olmadığını gösterdiğini ifade etti.
yüzyılın başlarında evliliğin en ciddi ekonomik yükümlülüklerinden birinin doğrudan kadına ait olan mehir olduğunu aktaran Cıngı, incelenen nakdî müeccel mehirlerin büyük bölümünün 5 bin ile 20 bin akçe arasında değiştiğini, ortalamanın ise 11 bin akçenin biraz üzerine çıktığını belirtti.
Ortalama Mehir Yaklaşık 4 Ton Koyun Etine Denk Geliyordu
Söz konusu rakamların günümüz parasıyla karşılığını hesaplamanın yanıltıcı olabileceğine dikkat çeken Cıngı, 1618 yılı Kayseri narhının dönemin ekonomik şartlarını anlamak açısından önemli bir ölçü sunduğunu kaydetti.
Cıngı’nın aktardığı bilgilere göre, o yıllardaki koyun eti fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığında ortalama bir mehir yaklaşık 4 ton ete karşılık geliyordu.

Mehir Sadece Para Olarak Verilmiyordu
Kayseri’de mehir ödemelerinin her zaman nakit paradan oluşmadığını belirten Cıngı, sicillerde farklı örneklerin de bulunduğunu ifade etti.
Kayıtlarda yedi kile buğday, bir bağ ve hatta “bir gök inek” mehir alacağı olarak yer alıyordu.
16 Bin Akçelik Mehir Mahkemeye Taşındı
Cıngı, 1626 yılına ait dikkat çekici bir mahkeme kaydını da paylaştı. Buna göre Raziye’nin babası İbrahim, kızının 16 bin akçelik peşin mehri ödenmeyince damat Ali’ye karşı mahkemede hakkını aradı.
Ali, borcun 6 bin akçe olduğunu savundu. Mahkemede şahitlerin dinlenmesinin ardından nikâhın 16 bin akçe mehir üzerinden yapıldığı doğrulandı.
Bir başka sicil kaydında ise Gülsüm’ün 8 bin akçelik mehir alacağı karşılığında bir ev ve çeşitli ev eşyalarının verildiği görüldü.
Mehir Kadının Gerçek Bir Alacağı Olarak Kabul Ediliyordu
Cıngı’nın paylaşımında dikkat çektiği önemli ayrıntılardan biri de mehrin hukuki niteliği oldu. Mehir, nikâh sırasında belirtilip daha sonra unutulan bir rakam olarak görülmüyor, kadının malvarlığına ait gerçek bir alacak olarak kabul ediliyordu.
Mehir ödenmediğinde konu mahkemeye taşınabiliyor, kocanın ölümü halinde terekeden tahsil edilebiliyor, kadının vefat etmesi durumunda ise mirasçılarına geçebiliyordu.
Cıngı, paylaşımını, “Kayseri’de dört yüz yıl önce de evlilik gönül işiydi. Fakat iş hesaba geldiğinde, siciller son derece ciddiydi” ifadeleriyle tamamladı.




