Marmara Denizi’nde son günlerde meydana gelen mikro depremler yeniden İstanbul’un deprem riskini gündeme getirdi. Prof. Dr. Osman Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın bazı kesimlerinde derinlerde sürünme olabileceğine dikkat çekerek Kumburgaz Havzası’nın batısındaki kilitli olduğu varsayılan fayın yılda 15 milimetre kaydığını belirtti.
Marmara Denizi’nde geçtiğimiz günlerde peş peşe meydana gelen çok sayıda mikro deprem, bölgedeki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Yaşanan sarsıntıların ardından uzmanlardan farklı değerlendirmeler gelirken, gözler bir kez daha İstanbul’un deprem riski açısından kritik kabul edilen Marmara kesimine çevrildi.
Prof. Dr. Osman Bektaş da yaptığı son değerlendirmede Ana Marmara Fayı’nın hareketine ilişkin dikkat çeken bulgulara yer verdi. Bektaş, fayın batı ve doğusunda yaklaşık 10 kilometre derinlikte sürünme olarak tanımlanan yavaş hareketlerin bulunabileceğini belirtti.
Ana Marmara Fayı’nın Bazı Kesimlerinde Sürünme Olabilir
Bektaş, Ana Marmara Fayı’nın batı ve doğusundaki hareketliliğe ilişkin değerlendirmesinde ölçümlere dikkat çekti. Fayın batı kesiminde doğrudan fay üzerinde yapılan ölçümlerin sürünmeyi desteklediğini belirten Bektaş, doğu kesiminde ise deniz tabanındaki ölçümlerin fayın gerçek hareketini tam olarak yansıtmayabileceğini ifade etti.
Bektaş, bu durumu 8 kilometrelik genç sediman örtüsüyle ilişkilendirdi. Deniz tabanındaki yumuşak ve kalın sediman tabakasının, altta bulunan faydaki gerçek hareketi gizleyebileceğini belirten Bektaş, 2019 tarihli Lange ölçümlerine de atıfta bulundu.
Adalar Çevresindeki Mikro Depremlere Dikkat Çekti
Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar çevresinde 10 kilometreden daha derinde meydana gelen mikro depremlerin de önemli bir işaret olabileceğini söyledi.
Bektaş’a göre bu derin mikro depremler, faydaki sürünme veya kayma hareketine işaret ediyor olabilir. Söz konusu hareketin ise bölgede biriken gerilimin bir bölümünü boşaltması ihtimali bulunuyor.
Bektaş, bu değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:
“Ancak, Adalar’daki 10 km’den derin mikrodepremler ise sürünmeye işaret ediyor. Bu sürünme/kayma, gerilimin bir bölümünü boşaltıyor olabilir"
Kumburgaz Fayı Yılda 15 Milimetre Kayıyor
İstanbul depremi açısından dikkat çeken asıl bulgulardan biri ise Kumburgaz Havzası’nın batısındaki fayla ilgili oldu.
Bektaş, GU 2026’da sunulan denizaltı akustik ölçüm sonuçlarına göre, Kumburgaz Havzası’nın batısında kilitli olduğu varsayılan fayın yılda yaklaşık 15 milimetre yavaş biçimde kaydığını belirtti. Bektaş, söz konusu hareketi “creep” yani sürünme olarak tanımladı.
Bu bulgu, fayın tamamen hareketsiz olmadığına işaret ederken, yerin derinliklerindeki hareketin deniz tabanından yapılan ölçümlere ne ölçüde yansıdığı sorusunu da beraberinde getiriyor.
8 Kilometrelik Sediman Tabakası Ölçümleri Etkileyebilir
Bektaş’ın değerlendirmesinde Marmara Denizi’nin batısındaki yaklaşık 8 kilometre kalınlığındaki yumuşak sediman örtüsü de önemli bir yer tutuyor.
Bu tabakanın fay hareketini kısmen emebileceğini belirten Bektaş, denizaltı ölçümlerinde görülen sürünme hızının fayın derinliklerindeki gerçek hareketten daha düşük olabileceğine dikkat çekti.
Başka bir ifadeyle, yüzeyde ölçülen yılda 15 milimetrelik hareket, fayın derinliklerinde gerçekleşen toplam sürünmenin tamamını yansıtmayabilir.
‘Deprem Büyüklüğü M6+ Olabilir’
Bektaş, derin sürünmenin İstanbul’un batısında biriken deprem enerjisi açısından da önem taşıyabileceğini belirtti. Fay boyunca gerçekleşen derin hareketin, sismik moment olarak tanımlanan deprem enerjisi birikiminin bir bölümünü engelleyebileceğini ifade eden Bektaş, bunun olası bir depremin büyüklüğünü azaltabileceği görüşünü dile getirdi.
Bektaş konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Ancak, 8 km kalınlığındaki yumuşak sediman örtüsü fayın hareketini emdiği için derin creep oranı ölçülenden daha yüksek olabilir. İstanbul batısındaki derin sürünme devasa bir deprem enerjisi (sismik moment) birikimini engelleyeceği için deprem büyüklüğü de azalabilir (M6+)"



