Adana'nın Feke ilçesinde yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip ata yadigarı su değirmeni, suyun gücüyle buğday, mısır, bulgur ve sumağı geleneksel yöntemlerle öğütmeye devam ediyor. Tarihi değirmen hem üreticilere hizmet veriyor hem de geçmişin izlerini görmek isteyen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Öte yandan Kayserili üreticilerde su değirmenine yoğun ilgi gösteriyor.

500 Yıllık Su Degırmenı (1)

Geleneksel Yöntemle Üretim Sürüyor

Teknolojinin gelişmesiyle modern değirmenlerin yaygınlaştığı günümüzde, Feke ilçesi Süphandere Mahallesi'ndeki tarihi su değirmeni geleneksel üretimi sürdürüyor. Çağlayan derenin kenarında, asırlık çınar ağacının gölgesinde bulunan değirmen, tamamen suyun gücüyle çalışan mekanizması ve doğal taşlarıyla buğday, mısır, bulgur ile hasat döneminde sumağı öğütüyor.

Yaklaşık 5 asırdır ayakta olduğu belirtilen değirmen, yalnızca bölgedeki köylülere değil, Adana'nın farklı ilçeleri ile Kayseri'den gelen üreticilere de hizmet veriyor. Geleneksel yapısını koruyan değirmen, tarihi atmosferiyle Türkiye'nin farklı illerinden gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

500 Yıllık Su Degırmenı (3)

Adana’da çocuğun terliğini almak için göle giren 4 çocuk babası boğuldu
Adana’da çocuğun terliğini almak için göle giren 4 çocuk babası boğuldu
İçeriği Görüntüle

'Su Gücüyle Çalıştığı İçin Unu Yakmıyor'

Yaklaşık 35 yıldır ailesinden kalan değirmeni işleten Ramazan Şengül, geleneksel yöntemle yapılan üretimin ürünün doğallığını koruduğunu belirterek, "Burada sumak, bulgur, buğday ve mısır öğütüyoruz. Buranın bilinen yaklaşık 500 yıllık bir değirmen olduğu söyleniyor. Atalarımızdan bize kaldı. Bunun en büyük özelliği unu yakmaması ve doğallığını bozmaması. Su ile döndüğü için kepekli unu bozmadan tamamen doğal şekilde öğütüyor. Bu nedenle ilçemizden, çevre köylerden ve farklı illerden bilen insanlar bu unu özellikle tercih ediyor" dedi.

500 Yıllık Su Degırmenı (4)

Tarihi Değirmen Ziyaretçilerin de İlgisini Çekiyor

Geçmişte köylülerin mahsullerini at ve eşeklerle değirmene taşıdığını anlatan Şengül, günümüzde ise çevre il ve ilçelerden araçlarıyla gelenlerin olduğunu ifade ederek, "Talep eskisi kadar yoğun değil ama Kayseri'den, Kozan'dan ve çevre ilçelerden gelen çok oluyor. Eskiden insanlar mahsulünü at ve eşeklerle getirirdi, şimdi araçlarla geliyorlar. Sadece un öğütmek için değil, bu tarihi değirmeni görmek için de gelen çok. Burayı gören yaşlı insanlar eski günlerini hatırlayıp duygulanıyor. Burayı işlettiğim için bana teşekkür eden çok oluyor" diye konuştu.

500 Yıllık Su Degırmenı (5)

Tarihi Mirasın Korunması İsteniyor

Asırlardır ayakta kalan değirmenin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını isteyen Şengül, "Devletimiz burayı restore etse ve tescillese çok güzel olur. Böylece hem bu tarihi miras korunur hem de gelecek nesillere ışık tutmaya devam eder" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 500 yıllık geçmişiyle ayakta kalmayı başaran tarihi su değirmeni, geleneksel üretim kültürünü yaşatmayı sürdürürken, bölgenin önemli kültürel mirasları arasında yer almaya devam ediyor. Hem üreticilere hizmet veren hem de ziyaretçilerin ilgisini çeken değirmenin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

Kaynak: İHA