Kayseri’nin Talas ilçesinde 12 Haziran 2025 tarihinde, düğün töreninin ardından evine giden Uzman Çavuş Ümit Canpolat başından silahla vurulmuş halde bulunmuş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
İlk etapta intihar olarak değerlendirilen ölümün ardından Canpolat ailesinin itirazları üzerine süreç yargıya taşınmıştı. Ümit Canpolat’ın eşi Müge Canpolat hakkında açılan davanın 9 Eylül’de görülen ikinci duruşmasında Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı vermişti.
Beraat kararının ardından Canpolat ailesinin avukatı Ali Eryılmaz canlı yayın açarak hem duruşmada yaşananları hem de bundan sonraki süreçte atacakları hukuki adımları anlattı.
“Bu dava Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi’nde bitmedi”
Eryılmaz, beraat kararının kesinleşmiş bir karar olmadığını hatırlatarak hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Kararın istinafa taşınacağını açıklayan Eryılmaz, sonuç alınamaması halinde Yargıtay ve gerekli görülürse Anayasa Mahkemesi sürecine kadar gideceklerini ifade etti. Eryılmaz, “Bu dava Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi’nde bitmedi. Bu işin istinafı var. İstinaf biter, Yargıtay’ı var. Yargıtay biter, Anayasa Mahkemesi var” ifadelerini kullandı.

Beraat kararının ikinci duruşmada çıkmasını eleştirdi
Canlı yayında mahkemenin yargılamayı ikinci duruşmada tamamlamasına da tepki gösteren Eryılmaz, dosyada araştırılmasını istedikleri konular bulunduğunu söyledi.
Eryılmaz, özellikle önemli olduğunu düşündükleri bir tanığın mahkemede dinlenmesini ve dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini ancak her iki taleplerinin de reddedildiğini belirtti.
Mahkemenin kararına saygı duyduğunu ancak kararı eleştirdiğini vurgulayan Eryılmaz, taleplerin neden reddedildiğine ilişkin gerekçeleri gerekçeli kararda görmek istediğini söyledi.
Eryılmaz'dan yeni suç duyurusu
Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Eryılmaz’ın yeni bir suç duyurusunda bulunacaklarını açıklaması oldu.
Eryılmaz, olay gecesi evde bulunan bazı delillerin ortadan kaldırıldığı veya temizlendiği iddiasının ayrıca soruşturulmasını isteyeceklerini belirtti. Ailenin avukatı, soruşturma aşamasında ifadesi alınan ve apartmanda çalışan “Hakan” isimli kişinin bu konuda önemli bir tanık olduğunu savundu.
Eryılmaz’ın aktardığına göre söz konusu tanık, soruşturma aşamasındaki ifadesinde kendisinden duvardaki kan izlerini silmesinin istendiğini ancak bunu kabul etmeyerek evden ayrıldığını söyledi.
Eryılmaz ayrıca olay yerinde bulunan bir halının kaldırıldığı ve daha sonra ortadan kaybolduğu iddiasını da gündeme getirdi. Avukat Eryılmaz, bu iddialarla ilgili yeni bir şikâyet dilekçesi hazırlayacağını belirterek, olay gecesi evde bulunan bazı kişilerin de ifadelerinin alınmasını isteyeceğini açıkladı.

“Delillerin karartılması ayrıca araştırılmalı”
Eryılmaz, ölümün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu tartışmasından bağımsız olarak, olay yerindeki delillerin ortadan kaldırıldığı iddiasının ayrıca soruşturulması gerektiğini savundu.
Eryılmaz, “Delillerin karartılmasıyla, delillerin yok edilmesiyle ilgili yeni bir şikâyet dilekçesi vereceğim” diyerek savcılığa başvuracağını duyurdu.
Söz konusu ifadeler Eryılmaz’ın iddiası niteliğinde bulunurken, canlı yayında bu konuda yapılacak yeni soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiği de ortaya çıktı.
Mahkemenin dinlemediği tanığı yeniden gündeme getirdi
Eryılmaz’ın üzerinde özellikle durduğu isimlerden biri apartmanda çalışan Hakan isimli tanık oldu.
Eryılmaz, bu kişinin olay sonrasında eve giren kişilerden biri olduğunu ve olay yerindeki kan izleri ile halının kaldırılması konusunda önemli bilgiler verdiğini savundu.
Bu nedenle tanığın duruşmada dinlenmesini istediklerini söyleyen Eryılmaz, mahkemenin talebi “yargılamaya katkı sağlamayacağı” gerekçesiyle reddettiğini aktardı.
İstanbul Adli Tıp talebi neden önemliydi?
9 Eylül’de görülen duruşmada Eryılmaz, dosyadaki mevcut bilirkişi raporuna da itiraz etmiş ve dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep etmişti.
Eryılmaz canlı yayında bu talebinin gerekçelerini yeniden anlattı.
Olay yerindeki kan izlerinin sıçrama ve akış yönünün incelenmesi halinde Ümit Canpolat’ın vurulduğu sıradaki pozisyonunun belirlenebileceğini savunan Eryılmaz, mevcut bilirkişi değerlendirmesinin yeterli olmadığını ileri sürdü. Mahkeme ise duruşmada dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi talebini reddetmiş ve yargılama sonunda beraat kararı vermişti.

Banka hesaplarını tek tek incelediğini açıkladı
Ali Eryılmaz canlı yayında Ümit Canpolat’ın banka hesap hareketleri üzerinden yaptığı çalışmayı da kamuoyuyla paylaştı.
Müge Canpolat’ın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde Ümit Canpolat’ın borçlarına yardımcı olduğunu ve kendisine yüksek miktarda para gönderdiğini söylediğini aktaran Eryılmaz, dosyadaki banka hareketlerinin farklı bir tablo ortaya koyduğunu savundu.
Eryılmaz’ın canlı yayında açıkladığı rakamlara göre Müge Canpolat’tan Ümit Canpolat’a 30 Mart 2024 ile 2 Haziran 2025 tarihleri arasında toplam 82 bin 765 lira gönderildi. Eryılmaz, bu rakamın Müge Canpolat’ın ifadelerinde dile getirildiğini söylediği yaklaşık 200 bin liralık tutarla uyuşmadığını ileri sürdü.
“Ümit'in gönderdiği para yaklaşık 388 bin lira”
Eryılmaz aynı banka kayıtlarında Ümit Canpolat’ın Müge Canpolat’a gönderdiği paraları da incelediğini söyledi.
Avukatın canlı yayında aktardığı hesaplamaya göre Ümit Canpolat, 2021 yılından 2025 yılına kadar Müge Canpolat’a yaklaşık 388 bin lira gönderdi. Eryılmaz, ölümünden yaklaşık bir ay önce, 15 Mayıs 2025 tarihinde yapılan 70 bin liralık bir transferin de banka hareketlerinde bulunduğunu söyledi.
Söz konusu rakamların dava dosyasındaki banka hesap hareketlerinden çıkarıldığını belirten Eryılmaz, bu verileri duruşmada mahkeme heyetine de sunduğunu ifade etti.

“Kumar borcu” iddialarına hesap hareketleriyle karşı çıktı
Davanın başından bu yana tartışılan önemli konulardan biri Ümit Canpolat’ın bahis oynadığı ve borçları nedeniyle intihar etmiş olabileceği iddiasıydı.
Eryılmaz canlı yayında bu konuya da geniş yer ayırdı.
Ümit Canpolat’ın banka hesabını incelediğini söyleyen Eryılmaz, 2020 ile 2023 yılları arasında yasal bahis platformu üzerinden toplam 42 para yatırma işlemi bulunduğunu ve toplam miktarın yaklaşık 30 bin 900 lira olduğunu açıkladı.
Eryılmaz’a göre dikkat çekici nokta ise 2024 ve 2025 yıllarında aynı hesap üzerinden bu yönde bir ödeme görülmemesiydi. Bu nedenle Ümit Canpolat’ın ölümünden hemen önce ağır bir kumar borcu altında bulunduğu yönündeki iddiaların dosyadaki banka hareketleriyle desteklenmediğini savundu.
İcra dosyalarını da açıkladı
Ali Eryılmaz’ın canlı yayında paylaştığı bir diğer ayrıntı Ümit Canpolat hakkındaki icra dosyaları oldu. Savcılığın UYAP üzerinden yaptığı araştırmanın dava dosyasında bulunduğunu belirten Eryılmaz, Ümit Canpolat adına dört icra dosyası tespit edildiğini söyledi.
Eryılmaz’ın açıklamasına göre söz konusu dört dosyanın toplam tutarı 30 bin 785 liraydı ve dosyaların tamamı ödenerek kapanmıştı. Bu nedenle yüz binlerce liraya ulaşan icra borcu bulunduğu yönündeki iddiaların dosyadaki kayıtlarla örtüşmediğini savundu.
Telefon kayıtlarını da yeniden gündeme getirdi
9 Eylül’deki duruşmada gündeme gelen telefon kayıtları da Eryılmaz’ın canlı yayınındaki başlıklardan biri oldu.
Duruşmada Müge Canpolat’ın telefonundaki bazı görüşme kayıtlarının silindiği iddiası tartışılmış, Eryılmaz Apple ile yaptıkları yazışmaya dayanarak bu kayıtların telefon tarafından kendiliğinden silinmediğini savunmuştu.
Müge Canpolat ise duruşmada kayıtları kendisinin silmediğini belirterek suçlamayı reddetmişti. Eryılmaz canlı yayında bu konunun da dosyadaki çelişkilerden biri olduğunu savundu
.
Yüksek borç iddialarına askerlik geçmişi üzerinden itiraz
Ümit Canpolat’ın Uzman Çavuş olduğunu hatırlatan Eryılmaz, yüksek miktardaki borç iddialarını askerlik geçmişi üzerinden de değerlendirdi.
Ümit Canpolat’ın yaklaşık 8 yıllık meslek hayatı boyunca borçları nedeniyle herhangi bir disiplin soruşturması geçirmediğini öne süren Eryılmaz, maaşıyla karşılayamayacağı ölçüde bir borç yükünün askeri mevzuat kapsamında mesleki sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Bu nedenle 300 bin, 500 bin veya 800 bin liraya ulaşan borç iddialarının da sorgulanması gerektiğini söyledi.
Savcı tutuklama istemiş, mahkeme beraat vermişti
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 9 Eylül’de görülen ikinci duruşmada olay yerine ilk ulaşan polis memuru ile aynı binada yaşayan tanıklar dinlenmişti.
Komşu tanıklar olay gecesi yaklaşık bir saat boyunca kadın ve erkek arasında tartışma sesi duyduklarını, ardından boğuk bir silah sesi geldiğini anlatmıştı. Bir başka tanık ise silah sesinden yaklaşık 10-15 dakika sonra yangın merdiveninde iki kişi gördüğünü söylemişti.
Duruşmada Cumhuriyet savcısı Müge Canpolat’ın tutuklanmasını talep etmiş, savunma makamı ise beraat istemişti.
Mahkeme heyeti yargılama sonunda Müge Canpolat’ın beraatine karar vermişti.

Gözler gerekçeli karar ve istinaf sürecinde
Beraat kararının ardından dosyada gözler şimdi gerekçeli karara ve istinaf sürecine çevrildi.
Canpolat ailesinin avukatı Ali Eryılmaz, mahkemenin tanık dinlenmesi ve yeni bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki talepleri neden reddettiğinin gerekçeli kararda ayrıntılı şekilde açıklanmasını beklediklerini söyledi. Eryılmaz bir yandan beraat kararını üst mahkemeye taşımaya hazırlanırken diğer yandan “delillerin karartılması” iddiasıyla yeni bir suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.




