AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TBMM Başkanlığına sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Çelik, teklifin temel amacının PKK/KCK terör örgütünün Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa'daki legal ve illegal tüm uzantılarıyla birlikte gündemden çıkmasını ve sona ermesini sağlamak olduğunu söyledi.

"Terörsüz Türkiye Hedefinde Önemli Bir Aşamaya Gelindi"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MKYK toplantısının açılışında Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında bugüne kadar yürütülen çalışmaları değerlendirdiğini ve bundan sonraki süreç için talimatlarını verdiğini belirten Çelik, kanun teklifinin Meclis'e sunulmasıyla iki yıldır yürütülen çalışmaların en önemli aşamasına ulaşıldığını ifade etti.

Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefi için yoğun mesai harcandığını dile getiren Çelik, bu sürecin Türkiye'nin devlet aklı, milletin ortak değerleri ve bölgedeki gelişmeler dikkate alınarak şekillendiğini söyledi.

"Kurallı Dünya Düzeni Sona Erdi"

Bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Çelik, son yıllarda kurallı dünya düzeninin yerini kuralsız ve kaotik bir yapıya bıraktığını ifade etti. Emperyalist ve Siyonist politikaların bölgede yeni krizler oluşturduğunu savunan Çelik, terör örgütleri üzerinden yürütülen politikaların Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ve Ezidi halklarına büyük acılar yaşattığını belirtti.

"Terörsüz Türkiye Süreci En Güçlü Cevaplardan Biridir"

Çelik, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin bölgeyi parçalamaya yönelik girişimlere karşı güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge diyerek ortaya koyduğumuz irade, bölgemize dönük kötü niyet besleyen emperyalist ve Siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan biridir."

Sürecin devlet tecrübesi ile milletin kardeşlik anlayışından güç aldığını ifade eden Çelik, meselenin sahibi olarak 86 milyon vatandaşı işaret etti.

"Yasal Düzenleme PKK'nın Tüm Uzantılarını Kapsıyor"

AK Parti Sözcüsü, hazırlanan yasal düzenlemenin yalnızca silah bırakmayı değil, PKK/KCK terör örgütünün Türkiye, Suriye, Irak, İran ve Avrupa'daki legal ve illegal tüm yapılanmalarıyla birlikte sona ermesini hedeflediğini söyledi.

Türkiye'nin uzun yıllardır terör tehdidiyle mücadele ettiğini belirten Çelik, kahraman şehitler ve gazilerin fedakârlıkları sayesinde terörün hedeflerine ulaşmasının engellendiğini ifade etti.

Çelik, hukuk devleti ve demokrasi çerçevesinde hazırlanan yeni düzenlemenin geçmiş tecrübeler dikkate alınarak oluşturulduğunu belirterek, ortaya çıkan çerçeve yasanın güven veren bir hukuki altyapı sunduğunu kaydetti.

"Silahlı Tehdidin Sona Ermesi Demokrasiyi Güçlendirecek"

PKK/KCK'nın tüm uzantılarıyla sona ermesinin ardından silahlı terör tehdidinin demokrasi üzerindeki yükünün kalkacağını söyleyen Çelik, sürecin başarıya ulaşması için çalışmaların devam edeceğini ifade etti.

Terörün gündemden çıkmasının ardından Türkiye'de yeni bir demokratik iklim oluşacağını belirten Çelik, bu sürecin demokrasinin daha da derinleşmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Çelik, PKK/KCK'nın sona erdiğinin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla tespit edilmesi halinde Türkiye'nin demokratik siyaset alanının daha da genişleyeceğini ve bunun Türkiye Yüzyılı hedeflerine önemli katkılar sunacağını söyledi.

Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması için hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’nda
Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması için hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’nda
İçeriği Görüntüle

TBMM'de İzleme Komisyonu Kurulacak

Kanun teklifine ilişkin sürecin nasıl işleyeceğine de değinen Çelik, PKK'nın tüm uzantılarıyla silah bırakmasının doğrulanmasının ardından MGK kararının devreye gireceğini belirtti.

Bu süreci yönetecek bir kurul oluşturulacağını açıklayan Çelik, ayrıca TBMM'de kurulacak bir izleme komisyonunun da süreci takip edeceğini söyledi.

"Mesele Terörün Gündemden Çıkarılmasıdır"

Meclis'te kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda farklı siyasi partilerin sürece katkı sunduğunu belirten Çelik, Cumhur İttifakı milletvekillerinin yanı sıra DEM Parti, bağımsız milletvekilleri ve CHP içerisinden de sağduyulu katkılar geldiğini ifade etti.

Hazırlanan teklifin silah bırakma ve örgütün tasfiyesini hukuki güvence altına aldığını belirten Çelik, "Mesele terörün gündemden çıkarılmasıdır. Bu yasal çerçeve bunu yönetecek hukuki navigasyonu oluşturmaktadır. Bu tarihi bir yaklaşımdır." dedi.

"Türkiye'nin Üçüncü Bir Göze İhtiyacı Yok"

Sürecin uluslararası bir "üçüncü göz" tarafından izlenmesi yönündeki tartışmalara da değinen Çelik, Türkiye'nin böyle bir mekanizmaya ihtiyaç duymadığını söyledi.

"Türkiye'nin bir üçüncü göze ihtiyacı yoktur." diyen Çelik, bazı ülkelerde iç savaş yaşandığı için benzer modeller uygulandığını ancak Türkiye'de buna gerek olmadığını ifade etti.

Türk ve Kürt vatandaşların arasına üçüncü bir gözün girmesinin doğru olmayacağını belirten Çelik, "Bu süreci takip edecek milli göz, 86 milyon vatandaşımızdır." değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca, yurt dışından sürece dahil olmak isteyen isimlerin taleplerine olumlu yaklaşmadıklarını belirten Çelik, bu konunun gündemlerinde olmadığını söyledi.

"Hepimizin Soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir"

Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş bulunmadığını vurgulayan Çelik, geçmişte dini, mezhebi, etnik kimliği veya kıyafeti nedeniyle vatandaşları ayrıştırmaya çalışan anlayışın Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde verilen mücadeleyle sona erdiğini ifade etti.

"Herkes birinci sınıf vatandaştır." diyen Çelik, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için toplumun tüm kesimlerinin desteğine ihtiyaç olduğunu söyledi.

İYİ Parti'nin Eleştirilerine Yanıt Verdi

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Çelik, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun kanun teklifine yönelik eleştirilerinin sorulması üzerine, siyasetin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Sürece karşı çıkılabileceğini ancak "ihanet" ifadesinin siyasi bir söylem olmadığını belirten Çelik, İYİ Parti'nin farklı bir yöntem önerisi ortaya koymadığını savundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile "ihanet" kelimesinin yan yana getirilemeyeceğini ifade eden Çelik, bu iki isimle birlikte kullanılacak kavramın "vatanseverlik" olduğunu söyledi.

Karadeniz'deki saldırılar: "Türkiye'ye ait sivil gemilerin hedef alınması kabul edilemez"

Karadeniz'de Türk ticaret gemilerine yönelik saldırılarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Çelik, daha önce Karadeniz'in güvenliğine yönelik risklere dikkat çektiklerini hatırlattı.

Türkiye'nin tahıl koridoru girişimiyle Karadeniz'deki gerilimin azaltılması için önemli rol üstlendiğini belirten Çelik, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin tavizsiz uygulanmasının da Türkiye'nin doğru bir politika izlediğini gösterdiğini ifade etti.

Çelik, Türkiye'ye ait sivil gemilerin hedef alınmasının kesinlikle kabul edilemeyeceğini belirterek, bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ve artık bu durumun tahammül edilebilir bir tarafının kalmadığını söyledi.

Kaynak: İHA