PKK’nin feshi ve silah bırakma süreciyle ilgili tartışmalar sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik “statü” çağrısı siyasetin gündemindeki yerini koruyor. AKP’li yetkililer, Öcalan’a özel bir hukuki statü verilmesinin mevcut şartlarda mümkün olmadığını belirtirken, ceza infaz koşulları çerçevesinde daha geniş temas ve iletişim imkanlarının sağlanabileceği mesajını verdi. Yetkililer ayrıca silah bırakma sürecinin beklenen seviyeye ulaşmadığını ve yaşanan gecikmelerin Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini azalttığını savundu.

“STATÜ DEĞİL, İLETİŞİM ALANI GENİŞLETİLEBİLİR”

AKP kaynakları, Abdullah Öcalan için yeni bir hukuki statü tanımlanmasının gündemde olmadığını ifade etti. Yetkililer, halen cezası infaz edilen bir hükümlü konumunda bulunan Öcalan’a özel bir statü verilebilmesi için öncelikle mahkumiyet durumunun ortadan kalkması gerektiğini vurguladı.

Bununla birlikte AKP cephesi, “statü” yerine Öcalan’ın farklı toplumsal kesimlerle daha fazla temas kurabileceği bir iletişim zemininin oluşturulabileceğini dile getirdi. Bu kapsamda gazetecilerin röportaj yapabilmesi, akademisyenlerin ziyaretlerde bulunabilmesi ve çeşitli sivil toplum temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirilmesinin mümkün olabileceği ifade edildi.

“ADALET BAKANLIĞI İZNİYLE TEMASLAR SAĞLANABİLİR”

AKP’li yetkililer, bu görüşmelerin hangi sıfat altında yapılacağının belirleyici olmadığını savundu. Ceza infaz sistemi içinde Adalet Bakanlığı’nın izniyle çeşitli temasların sağlanabileceğini belirten yetkililer, mevcut yapıda iletişimin yalnızca İmralı Heyeti üzerinden yürütüldüğünü ve bunun zaman zaman kopukluklara yol açtığını öne sürdü.

Yetkililere göre daha doğrudan iletişim kanallarının açılması, Öcalan’ın mesajlarının topluma ve ilgili kesimlere daha net aktarılmasını sağlayabilir. Bu çerçevede farklı toplum kesimleriyle daha yakın temas kurulmasının sürece katkı sunabileceği değerlendiriliyor.

AKP’YE GÖRE SÜREÇTE TEMEL SORUN “SİLAH BIRAKMA”

AKP kaynakları, sürecin ilerleyebilmesi açısından en kritik başlığın silah bırakma olduğunu vurguladı. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda da bu konunun “kritik eşik” olarak tanımlandığına dikkat çeken yetkililer, PKK’nin henüz istenilen düzeyde silah bırakmadığını savundu.

‘Türkiye Somali içişlerine müdahale ediyor’ iddialarına açıklama
‘Türkiye Somali içişlerine müdahale ediyor’ iddialarına açıklama
İçeriği Görüntüle

AKP’li isimler, Abdullah Öcalan’ın örgüte yönelik silah bırakma çağrılarına rağmen sahada beklenen sonucun ortaya çıkmadığını belirtti. Özellikle Kandil yönetiminin direndiğini ve DEM Parti’nin de yeterli adım atmadığını ileri süren yetkililer, yaşanan gecikmelerin Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini zayıflattığını ifade etti.

“YASAL DÜZENLEME İÇİN SOMUT FESİH GEREKLİ”

AKP cephesi, süreç kapsamında yeni yasal düzenlemelerin ancak somut silah bırakma adımlarının ardından gündeme gelebileceğini belirtti. Yetkililer, örgüt üyeleri için mevcut mevzuatta etkin pişmanlık hükümlerinin zaten bulunduğunu hatırlatarak, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinin kullanılabileceğini söyledi.

AKP kaynakları, “Silah bırakılmış, örgüt feshedilmiş bir tablo ortaya çıkmadan yeni hukuki çerçeve oluşturulamaz” görüşünü savundu. Hukukun varsayımlar üzerinden değil, maddi gerçeklik üzerinden şekillendiğini belirten yetkililer, mevcut durumda örgütün tamamen ortadan kalktığının söylenemeyeceğini ifade etti.

DEM PARTİ’NİN “MEKANİZMA” ÇAĞRISINA YANIT

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın süreç için yeni bir mekanizma kurulması yönündeki çağrısına da AKP’den yanıt geldi. Yetkililer, Meclis merkezli komisyonun zaten böyle bir işlev gördüğünü savunarak, İmralı ziyaretleri, partilerden alınan raporlar ve ortak çalışma süreçlerinin mevcut mekanizmanın parçaları olduğunu söyledi.

AKP’ye göre bugüne kadar sembolik bazı adımlar atıldı; silahların yakılması ve bazı mağaraların boşaltılması bunlar arasında yer aldı. Ancak yetkililer, tüm bu gelişmelere rağmen silah bırakmanın “tatmin edici seviyeye” ulaşmadığını belirtti. Bu nedenle yeni bir mekanizma tartışılmadan önce mevcut sürecin tamamlanması gerektiği görüşü dile getirildi.

Kaynak: Haber Merkezi