CHP’de mutlak butlan tartışmaları siyaset gündemindeki sıcaklığını korurken, AK Parti’nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç’tan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Hukuki ve siyasi boyutlarıyla süreci ele alan Arınç, söz konusu kararın sonuçları itibarıyla siyasi kurumlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.
“BU MESELE CHP’NİN İÇ MESELESİ”
Bülent Arınç açıklamasının başında CHP’de yaşanan sürecin doğrudan partinin kendi iç meselesi olduğunu belirtti. Taraflar, şikayetçiler, mağdurlar ve şüphelilerin CHP içerisinde yer alan isimlerden oluştuğunu vurgulayan Arınç, prensip olarak herhangi bir tarafı suçlamak ya da desteklemek gibi bir düşüncesinin olmadığını ifade etti.
Bu noktada merhum Necmettin Erbakan’ın benzer konulardaki yaklaşımını hatırlatan Arınç, Erbakan’ın bu tür durumlarda görüş belirtmediğini ve “Onlar birbirlerini daha iyi tanır ve genelde birbirleri için söyledikleri doğrudur. Biz bu konuda taraf olmayalım” anlayışıyla hareket ettiğini aktardı.
Ancak kendisinin meseleye hukukçu ve siyasetçi kimliğiyle değerlendirme yaptığını söyleyen Arınç, Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) 20 sayfalık kararını incelediğini ve hukuki açıdan doğru bulmadığını dile getirdi.
“KARARI YETKİ, GÖREV VE USUL HUKUKU AÇISINDAN YANLIŞ BULUYORUM”
Arınç, bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili alanlarda Yüksek Seçim Kurulu dışında hukuk mahkemelerinin karar vermediğini ifade ederek, söz konusu kararın “konjonktürel” bir nitelik taşıdığı görüşünü savundu.
Kararın ihtiyati tedbir kararıyla verilmesini de eleştiren Arınç, Yargıtay inceleme süreci beklenmeden böyle bir yöntem uygulanmasının mevcut tartışmaları büyüttüğünü söyledi.
Arınç, “Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir. Oysa Yargıtay denetiminden geçmesi açısından tedbirli olmadan da karar verilebilir ve bugünkü kaos ortamı oluşmayabilirdi. Kararın Yargıtay’da kesinleşmesi durumunda gerekli tüm işlemler kavgasız sonuçlanırdı. Uygulamada böyle bir tedbirli karar da görülmedi” değerlendirmesinde bulundu.
Yargıtay’a da çağrıda bulunan Arınç, yüksek mahkemenin hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi gerektiğini belirterek tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ifade etti.
“SONUÇLARI İTİBARIYLA BİR PARTİYİ İŞLEVSİZ HALE GETİREBİLİR”
Açıklamasının siyasi boyutuna da değinen Arınç, kendi siyasi yaşamı boyunca benzer süreçlerden geçtiğini söyledi. Üç partisinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldığını, bir partisinin ise 12 Eylül Darbesi sonrasında kapatıldığını belirten Arınç, ayrıca bir partisinin de bir oy farkla kapatılmaktan kurtulduğunu ve hakkında açılan davalarda siyasi yasak istendiğini hatırlattı.
Arınç, mevcut kararın doğrudan bir parti kapatma kararı olmadığını ancak etkileri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibarıyla bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır.”
Bu tür müdahalelerin siyasi partilerden daha çok siyaset kurumunun işleyişine zarar verdiğini savunan Arınç, kurumların işlevsiz hale gelebileceğini ve demokrasinin önünün kesilebileceğini ifade etti.
“ERBAKAN KİMSEYİ SOKAĞA ÇAĞIRMAZDI”
Merhum Necmettin Erbakan’ın parti kapatma süreçlerindeki tavrını da örnek gösteren Arınç, Erbakan’ın hiçbir zaman toplumu sokağa çağırmadığını söyledi.
Arınç, “Merhum Erbakan Hocamız partimiz her kapatıldığında kimseyi sokağa, taşkınlığa ve vurup kırmaya teşvik etmemiştir. Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur diyerek yoluna devam ederdi” dedi.
“MUHTAR BİLE OLAMAZ DENİLEN NOKTADAN BUGÜNLERE GELİNDİ”
AK Parti’nin de geçmişte siyasi engellerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Arınç, buna rağmen mücadelelerini hukuk ve sabırla sürdürdüklerini ifade etti.
AK Parti kadrolarının darbeler, muhtıralar, tehditler ve çeşitli girişimlere rağmen milletin desteğini koruduğunu belirten Arınç, “Önüne kurulan barikatları tekme tokatla yıkmak yerine zaman içerisinde hukuk ve sabırla milletimize güvenerek yoluna devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte “Muhtar bile olamaz” söylemleriyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Arınç, bugün gelinen noktada hukuk ve millet iradesine duyulan güven sayesinde Erdoğan’ın 11 yıl Başbakanlık, 12 yıl da Cumhurbaşkanlığı yaptığını belirterek açıklamasını tamamladı.




