Yılın ilk yedi ayında en az 1.279 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirten Genç, bu sayının günde yaklaşık 6, her dört saatte ise yaklaşık bir işçi ölümüne karşılık geldiğini söyledi. Genç, hayatını kaybeden işçilerden 44’ünün çocuk olduğuna dikkat çekti.

İSİG Meclisi’nin Temmuz 2026 raporuna göre Türkiye’de ocak ayında 155, şubatta 129, martta 150, nisanda 190, mayısta 213, haziranda 228 ve temmuzda 214 işçi hayatını kaybetti. Böylece yılın ilk yedi ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin sayısı en az 1.279’a ulaştı.

“212 Günde 1.279 Emekçimizi Kaybettik”

Ortaya çıkan bilançonun son derece ağır olduğunu belirten Aşkın Genç, 2026’nın ilk 212 gününde ortalama her dört saatte bir işçinin hayatını kaybettiğini ifade etti.

Genç, “Türkiye, 2026’nın ilk 212 gününde en az 1.279 emekçisini iş cinayetlerinde kaybetti. Bu, yaklaşık her 4 saatte bir işçinin hayatını kaybetmesi demek. Yalnızca temmuz ayında 214 emekçi yaşamını yitirdi. Temmuz ayındaki ölümler ise her 3 saat 29 dakikada bir işçi ölümüne karşılık geliyor. Bunlar sıradanlaştırılabilecek rakamlar değil. Her bir sayının arkasında yarım kalan bir hayat ve önlenememiş bir iş cinayeti bulunuyor” dedi.

İSİG’in güncellenen verilerine göre 2025’in ilk yedi ayında 1.176 işçi hayatını kaybetmişti. 2026’nın aynı döneminde ise bu sayı 103 kişi artarak 1.279’a çıktı. Böylece iş cinayetlerinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8 artış yaşandı.

Genç, yüzde 8,8’lik artışın çalışma hayatındaki denetim ve yaptırım mekanizmalarının işçileri korumakta yetersiz kaldığını gösterdiğini belirterek, ekonomideki büyümenin işçilerin yaşam hakkı korunmadan anlamlı olmayacağını ifade etti.

Ölümlerin Yarısı Üç Temel Nedenden Kaynaklandı

Temmuz ayında yaşanan iş cinayetlerinin nedenlerine bakıldığında trafik ve servis kazaları, ezilme ve göçük ile yüksekten düşme ilk sıralarda yer aldı.

Ay boyunca 40 işçi trafik ve servis kazalarında, 38 işçi ezilme ve göçüklerde, 31 işçi ise yüksekten düşme sonucu hayatını kaybetti. Bu üç neden temmuz ayında kaydedilen 214 işçi ölümünün yüzde 50,9’unu oluşturdu.

İş kollarına göre ise inşaat ve yol sektöründe 58, tarım ve ormanda 45, taşımacılıkta 20, gemi, tersane, deniz ve liman işkolunda 18 işçi yaşamını yitirdi. Dört işkolundaki toplam 141 ölüm, temmuz ayındaki iş cinayetlerinin yüzde 65,9’una karşılık geldi.

Genç, trafik ve servis kazaları, ezilme, göçük ve yüksekten düşme gibi nedenlerin yıllardır iş cinayeti raporlarının ilk sıralarında bulunduğunu belirterek, aynı işkollarında benzer ihmaller sonucu meydana gelen ölümlerin iş cinayetlerinin öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu gösterdiğini söyledi.

Yedi Ayda 44 Çocuk İşçi Hayatını Kaybetti

İSİG kayıtlarına göre 2026’nın ilk yedi ayında hayatını kaybedenler arasında en az 44 çocuk işçi de bulunuyor. Bu sayı, ortalama yaklaşık her 5 günde bir çocuğun çalışırken yaşamını yitirmesi anlamına geliyor.

Yalnızca temmuz ayında hayatını kaybeden 12 çocuk işçinin dördünün 14 yaşında veya daha küçük olduğu belirtildi.

İSİG’in 2025 çocuk işçiliği raporunda ise geçen yıl 94 çocuk işçinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Bu çocuklardan 26’sı 14 yaşında veya daha küçük, 68’i ise 15-17 yaş grubundaydı. Hayatını kaybeden çocukların 31’i tarımda, 27’si sanayide, 20’si hizmet sektöründe ve 16’sı inşaatlarda çalışıyordu.

2024 yılında 71 olan çocuk işçi ölümü, 2025 yılında yüzde 32,4 artışla 94’e yükseldi. İSİG’in yıllık ve aylık kayıtları birlikte değerlendirildiğinde 2013’ten Temmuz 2026’ya kadar en az 880 çocuk işçinin hayatını kaybettiği görülüyor. Bu rakam, söz konusu dönemde yaklaşık her 5,6 günde bir çocuk işçinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor.

“Çocuk İşçiliği Artık Yalnızca Kırsal Bölgelerin Sorunu Değil”

Çocuk işçiliğinin tarım alanlarından kentlere ve sanayi bölgelerine yayıldığını belirten Genç, çocukların fabrikalarda, atölyelerde, inşaatlarda, lokanta ve pastanelerde, motokurye olarak trafikte ve mesleki eğitim programları kapsamında işletmelerde çalıştırıldığını söyledi.

Bakanı Uraloğlu’ndan, TEKNOFEST Mavi Vatan'a ziyaret!
Bakanı Uraloğlu’ndan, TEKNOFEST Mavi Vatan'a ziyaret!
İçeriği Görüntüle

Genç, 2025 yılında hayatını kaybeden 94 çocuktan 63’ünün tarım dışındaki işkollarında çalıştığına dikkat çekerek bunun çocuk emeğinin kentlerin ve sanayi bölgelerinin içine taşındığını gösterdiğini ifade etti.

Aşkın Genç Acı Bilançoyu Açıkladı 7 Ayda 1.279 Işçi Hayatını Kaybetti (1)

TÜİK Verilerine Göre Çalışan Çocuk Sayısı Dört Yılda Yüzde 70 Arttı

TÜİK’in işgücü verilerine göre 15-17 yaş grubunda istihdam edilen çocuk sayısı 2021 yılında 520 bin iken, 2025 yılında 882 bine yükseldi. Dört yıllık dönemde çalışan çocuk sayısındaki artış 362 bin kişi ve yüzde 69,6 olarak gerçekleşti.

Aynı yaş grubunda istihdam oranı da yüzde 14’ten yüzde 22,8’e yükseldi.

Genç, dört yıl içerisinde çalışan çocuk sayısının yaklaşık yüzde 70 artmasının çocuk emeğinin geçici değil, giderek büyüyen yapısal bir sorun haline geldiğini gösterdiğini söyledi. TÜİK verilerinde aynı dönemde çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğuna da dikkat çeken Genç, ekonomik koşullar ile çocukların çalışma hayatına itilmesinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.

SGK 22, İSİG 94 Çocuk İşçi Ölümü Kaydetti

SGK’nın 2025 yılı istatistiklerine göre 4/a kapsamında 1.931, 4/b kapsamında ise 13 kişi olmak üzere toplam 1.944 kişi iş kazası sonucu hayatını kaybetti. İSİG ise aynı yıl için en az 2.105 iş cinayeti tespit etti.

İki kurumun verileri arasındaki fark çocuk işçi ölümlerinde daha da belirginleşti. SGK’nın yaş tablolarında 18 yaş altında 22 ölüm bulunurken, İSİG 2025 yılında 94 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Buna göre İSİG’in çocuk işçi ölüm bilançosu SGK kayıtlarının 4,27 katına ulaştı.

Genç, iki veri arasındaki 72 kişilik farkın sigortasız ve kayıt dışı çalışan çocukların resmi sistemde görünmediğini ortaya koyduğunu belirtti. Tarımda, küçük işletmelerde ve kayıt dışı işlerde çalışan çocuklara dikkat çeken Genç, bütün çocuk işçi ölümlerinin isim, yaş, işyeri ve ölüm nedeni temelinde kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.

Meslek Hastalığı Vakası 916, Ölüm Sayısı Sıfır

SGK tablolarında 2025 yılı için 916 meslek hastalığı vakası bulunmasına rağmen meslek hastalığı nedeniyle gerçekleşen ölüm sayısının sıfır olarak kaydedilmesi de Genç’in gündeme getirdiği konular arasında yer aldı.

Genç, meslek hastalıklarının tanınması ve kayıt altına alınmasında ciddi sorunlar bulunduğunu belirterek, “Meslek hastalığı vakalarının bulunduğu bir ülkede ölüm sayısının sıfır görünmesi, sağlıklı bir çalışma hayatının değil, tanı ve kayıt sistemindeki eksikliğin göstergesidir” ifadelerini kullandı.

MESEM’de MEB Ve İSİG’in Açıkladığı Ölüm Sayıları Uyuşmuyor

MEB verilerine göre 2025-2026 eğitim yılında 509 bin 85 MESEM öğrencisi 224 bin 346 işletmede bulunuyor. Meslek lisesi öğrencileri de dahil edildiğinde işyerleriyle bağlantılı eğitim programlarında bulunan öğrenci sayısı 763 bin 145’e ulaşıyor.

MEB’in başka bir verisine göre 2016’dan itibaren MESEM öğrencileri 3 bin 80 iş kazası geçirdi ve 13 öğrenci hayatını kaybetti. İSİG ise yalnızca 2023’ten bu yana en az 20 MESEM öğrencisinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini tespit etti.

Buna göre İSİG’in yalnızca 2023’ten itibaren kaydettiği ölüm sayısı, MEB’in 2016’dan itibaren açıkladığı toplam ölüm sayısından yüzde 54 daha yüksek.

Genç, mesleki eğitimin çocukların ucuz ve güvencesiz işgücü olarak işletmelere gönderildiği bir sisteme dönüşmemesi gerektiğini belirterek eğitimde önceliğin çocukların sağlığı ve yaşamı olması gerektiğini söyledi.

“Türkiye’de Çalışmak Ölüm Nedeni Olmaktan Çıkarılmalıdır”

İş cinayetlerinin ardından yayımlanan taziye mesajlarının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Aşkın Genç, çalışma hayatındaki ihmallerin ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekti.

Genç, “Her ölümden sonra aynı taziye mesajlarını yayımlamak, aynı ihmaller sürerken hiçbir anlam taşımıyor. Devletin görevi işçilerin sağlıklı ve güvenli biçimde evlerine dönmesini sağlamaktır. Türkiye’de çalışmak ölüm nedeni olmaktan çıkarılmalıdır” dedi.

Kaynak: Döndü Nur Demir