Kayserispor Teknik Direktörü Atila Gerin, Gazeteci Fikret Gül’ün kanalına konuk oldu. YouTube üzerinden yapılan canlı yayına Kayserispor taraftarları başta olmak üzere birçok futbolsever ilgi gösterirken programın en ilgi çeken anlarından birisi Atila Gerin’in Kayserispor’daki kaos ve zorlu şartlara rağmen evet deme sürecinin arkasındaki sürecin anlatılması oldu.
ATİLA GERİN: CAMİA TAKIMLARININ ZORLUKLARINI BİLİRİM, GELİŞ SEBEBİM BUYDU
Gazeteci Fikret Gül’den gelen, “ Peki hocam, Kayserispor gibi camia takımlarını çalıştırmanın ekstra bir zorluğu vardır. Şehir baskısı, camia baskısı ve Kayserispor gibi bir camianın alt lige düşmesi... Yeni bir yapılanma, bir transfer yasağı vardı. O açılacak mı, açılmayacak mı? Aslında siz hem bir camia takımını kabul ettiniz hem de bir kaosu kabul ettiniz. Bu sadece Kayseri özelinde değil, bütün şehir takımları için geçerli. Geldiğinizde nasıl bir Kayserispor vardı? Bu yapılanmayı nasıl planladınız hocam?” sorusuna yanıt veren Atila Gerin dikkat çeken ifadeler kullandı.
Kayserispor Teknik Direktörü Atila Gerin,” Şöyle başlayayım konuya. Camia takımlarında tecrübelerim var. Futbolcu olarak da var, yardımcı hoca olarak da var. Taraftarlı takımlarda şampiyonluklar yaşadık, yarı finaller oynadık. Bu ligden bahsediyorum. Futbolculuğumuz döneminde de böyle tecrübelerimiz oldu.
Camia takımlarının zorluklarını bilirim. Kolay olmadığını da bilirim. Zaten geliş sebebim de buydu. Kolay olmayan bir yer olsun istedim.
Geçen sene başında söylediğiniz gibi, "Ben bir serüvene başladım, çocuklarımla bir hikâye yazmaya çalıştım ama onlar bunu destana çevirdi" demiştim. Eyüpspor adına gerçekten destansı bir süreç yaşadık.
Bunun üzerine Süper Lig'de ne yapabilirsin? Daha yukarıları hedeflemek, Avrupa'ya oynamak, böyle bir camia oluşturmak ya da güçlü bir yapılanmanın içinde yer almak gerekiyor.
Bu yüzden Eyüpspor ile ilgili düşüncelerim vardı. Eğer o yapıyı kurabilirsek devam ederiz diye bir umudumuz vardı. Ama herkesin bildiği gibi takım satılık durumdaydı. Onların da o dönemde planları netleşmemişti. Bekledik, fakat işler bir türlü oturmadı. Kulübün ekonomik yapısıyla ilgili sorunlar vardı.
Bana birkaç tane küçük teklif gelmeye başlamıştı. Ben özellikle "1. Lig'e inersem mutlaka bir camia takımı olursa giderim" diyordum. Çevrem de, ekibim de bu düşüncedeydi.
Çorum'a, Konya'ya maçlara gittik. Final maçına davetliydik. Çorum FK - Erokspor maçında orada Kayserisporlu yöneticiler ve sorumlularla görüştük. Spor camiası zaten birbirini tanıyor, dostluklar var.
Orada Kayserispor yönetimiyle istişare ettik, konuştuk. Böyle bir ilgileri olduğunu söyleyince "Bir döneyim, kulübümle konuşayım" dedim. Eğer şartlar oluşursa seve seve kabul edeceğimi belirttim.
Yaklaşık 10 gün sonra aradılar. Geldik, görüştük. Zaten kongreden bir gün önceydi. Beni gerçekten çok iyi karşıladılar. Taraftar grubu olsun, camia olsun çok sıcak davrandı.
Burada spor camiası içerisinde çok dostlarım var. Yönetim kurulu, şehrin ileri gelenleri beni heyecanlandırdı. Zaten benim de derdim bir hikâye yazmaktı.
Bu ligde yardımcı hoca olarak şampiyonluklar yaşadım. Bir de teknik direktör olarak, yani birinci adam olarak bu hikâyeyi tamamlayabilir miyim diye çok heyecanlandım.
Kayserispor hikâyemiz böyle başladı. Camianın zorluğu bizi daha çok motive ediyor.” İfadelerini kullandı.




