Yıllardır kilo kontrolü yaparken ya da marketten bir ürün alırken ilk baktığımız yer gıda etiketlerinin arkasındaki kalori değerleri oluyor. Ancak laboratuvarda hesaplanan o sayılar, her insanın bedeninde aynı karşılığı bulmuyor. Yapılan son bilimsel araştırmalar, yan masanızdaki kişiyle tamamen aynı yemeği yeseniz bile, vücudunuzun o gıdadan tamamen farklı miktarda enerji elde edebileceğini gösteriyor. Bu durumun arkasındaki sır ise karnımızda taşıdığımız trilyonlarca küçük canlıda, yani bağırsak mikrobiyotamızda saklı.

Saglık Haberleri (1)

Sindirimde Tek Başımıza Değiliz

Arizona State University bünyesinde çalışmalarını sürdüren bir araştırma grubu, yiyeceklerin vücudumuza verdiği gerçek enerjiyi ölçmek için ezber bozan bir matematiksel model geliştirdi. Kısa adı DAMM (Digestion, Absorption and Microbial Metabolism - Sindirim, Emilim ve Mikrobiyal Metabolizma) olan bu yeni sistem, yediğimiz besinlerin kalorisini hesaplarken içimizdeki mikrop ekosistemini de denkleme dahil ediyor.

Elde edilen veriler, paketlerin üzerinde yazan kalori miktarlarının, biyolojik gerçekliğimizle her zaman örtüşmediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Saglık Haberleri (2)

'Midemiz ve Bakterilerimiz Ortak Çalışıyor'

Araştırmanın liderliğini üstlenen Prof. Rosa Krajmalnik-Brown, sindirim olayını sadece insana ait mekanik bir süreç olarak görmenin büyük bir eksiklik olduğunu ifade ediyor. Krajmalnik-Brown'a göre bağırsaklarımızdaki mikroorganizmalar, bizim kendi başımıza parçalayamadığımız sert besin liflerini işleyerek ek bir enerji kaynağına dönüştürüyor. Geliştirilen DAMM modeli de tam olarak vücudumuz ile mikroplar arasındaki bu gizli iş birliğinin röntgenini çekiyor.

Saglık Haberleri (3)

Yüzyıllık Kalori Hesaplama Yöntemi Tarihe mi Karışıyor?

Bugün beslenme uzmanlarının ve gıda sektörünün temel aldığı kalori hesapları, aslında bir asırdan daha uzun bir süre önce geliştirilen Atwater sistemine dayanıyor. Bu klasik yöntem; protein, yağ ve karbonhidratları düz bir mantıkla hesaplarken, bağırsak florasının bu süreçteki devasa rolünü tamamen es geçiyor.

Kalp krizi ve inmede çığır açabilecek ilaç için Türkiye hamlesi!
Kalp krizi ve inmede çığır açabilecek ilaç için Türkiye hamlesi!
İçeriği Görüntüle

Oysa bağırsaklarımızdaki dost bakteriler, özellikle lifli gıdaları tüketerek bunları kısa zincirli yağ asitlerine çeviriyor. Bu durum da bize etiketlerde yazmayan, tamamen kişiye özel ekstra bir enerji transferi sağlıyor.

Batı Tipi Beslenenler Gizli Kalorilere Maruz Kalıyor

Araştırmacılar teorilerini kanıtlamak için sağlıklı yetişkinleri iki gruba ayırarak farklı beslenme programları uyguladı:

1. Grup: İşlenmemiş, bol lifli ve dirençli nişasta içeren doğal bir diyetle beslendi.

2. Grup: Lif oranı düşük, paketli ve işlenmiş ürünlerin ağırlıkta olduğu, "Batı tipi" olarak adlandırılan bir beslenme modeli uyguladı.

Katılımcıların enerji emilimleri DAMM modeliyle incelendiğinde çarpıcı bir sonuç ortaya çıktı. Paketli ve işlenmiş gıdalarla beslenen ikinci gruptaki bireylerin, yüksek lifli beslenenlere göre gün içinde ortalama 116 kalori daha fazla emdiği tespit edildi. İşin ilginç yanı, az kalori emen lifli gıda grubundakilerin gün sonunda ekstra bir açlık hissetmemesiydi. Bu da lifin sadece tok tutmadığını, bakterilerin çalışma prensibini değiştirerek enerji dengesini yönettiğini kanıtladı.

Günlük Ekstra 140 Kalori

Sindirimi baştan sona parça parça inceleyen sistem, enerjinin %85'inin üst sindirim kanalında absorbe edildiğini gösteriyor. Kalan %15'lik kısım ise kalın bağırsaktaki mikroorganizmaların elinden geçiyor.

Bağırsak bakterilerinin lifleri işleyerek ürettiği kısa zincirli yağ asitleri, insanlara farkında olmadan günlük ortalama 140 kalorilik bir ek enerji sunuyor. Bu da günlük enerjimizin yaklaşık %7,4'ünün tamamen mikroplarımız tarafından üretildiği anlamına geliyor. Üstelik model, bazı bakterilerin ürettiği metan gazını bile hesaplayarak vücuttaki enerji akışını eksiksiz bir şekilde modelliyor.

Gelecekte Bizi Ne Bekliyor?

Saygın bilimsel dergilerden PLOS One'da yayımlanan bu çalışmanın sonuçları, zayıflamak ya da formunu korumak isteyenler için yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Bilim insanları, gelecekte standart diyet listelerinin yerini, bireylerin bağırsak haritasına göre hazırlanan kişiselleştirilmiş beslenme programlarının alacağını öngörüyor. Çünkü bir yiyeceğin size kaç kalori getireceği, sadece tabağınızdaki porsiyonla değil, bağırsaklarınızla da ilişkili olmasıyla dikkat çekiyor.

Kaynak: Haber merkezi