Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin ayrıntılarını açıkladı. Yeni yılda bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olmasının beklendiğini belirten Yılmaz, 2027 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olduğunu söyledi. Yılmaz, hazırlanan bütçeyi “dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi” olarak nitelendirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Basın Bilgilendirme Toplantısı ve Bütçe Bağlama Töreni'nde ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin gelecek dönemde uygulayacağı ekonomi politikalarını, enflasyon hedeflerini, kamu harcamalarını ve bütçe büyüklüklerini paylaşan Yılmaz, mali disiplinin korunacağını ve ekonomik kazanımların toplumsal refaha dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirtti.

Yılmaz, 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmesinde, “Bütçemiz, üretim gücünü ve rekabet kapasitesini dönüştüren, kazanımları kalıcı sosyal refaha taşıyan 'dayanıklılık, refah ve dönüşüm' bütçesidir.” ifadelerini kullandı.

2027 YILI BÜTÇE GİDERLERİ VE GELİRLERİ AÇIKLANDI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi kapsamında 230 kamu idaresinin bütçesinin yer aldığını açıkladı.

Gelecek yıl Türkiye'nin milli gelirinin 111 trilyon lira seviyesinde olmasının beklendiğini belirten Yılmaz, bütçenin temel büyüklüklerini de paylaştı.

Buna göre 2027 yılı için öngörülen rakamlar şöyle:

Bütçe giderleri: 27 trilyon 276 milyar TL

Bütçe gelirleri: 23 trilyon 408 milyar TL

Bütçe açığı: 3 trilyon 868 milyar TL

Bütçe açığının milli gelire oranı: Yüzde 3,5

Deprem harcamaları hariç bütçe açığının milli gelire oranı: Yüzde 2,8

Beklenen milli gelir: 111 trilyon TL

Yılmaz, bütçenin 2025 yılından itibaren düşük oranda da olsa faiz dışı fazla vermeye başladığını, bu eğilimin 2027 yılında da sürmesinin beklendiğini ifade etti.

2027 YILI ENFLASYON HEDEFİ YÜZDE 21 OLARAK AÇIKLANDI

Ekonomi programının temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Yılmaz, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan politikaların sürdürüleceğini söyledi.

Haziran 2024'te başlayan dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme sağlandığını belirten Yılmaz, 2026 yılında enerji ve emtia fiyatlarındaki gelişmeler nedeniyle dönemsel dalgalanmalar yaşandığını ancak enflasyonun ana eğilimindeki iyileşmenin devam ettiğini dile getirdi.

Eylül ayında uzun bir aranın ardından yüzde 30'un altına gerileyen enflasyonun 2026 yılı sonunda yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıklayan Yılmaz, 2027 yılı hedefini de paylaştı.

Yılmaz, “Programımızın temel önceliği fiyat istikrarıdır. Bu doğrultuda para politikasındaki kararlı duruşu mali disiplin ve gelirler politikalarıyla desteklemeye devam edilecektir.” dedi.

Sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalarla enflasyondaki düşüşün destekleneceğini belirten Yılmaz, tüketici enflasyonunun 2027 yılı sonunda yüzde 21'e gerilemesini öngördüklerini söyledi.

Orta vadeli hedeflerinin ise kalıcı olarak tek haneli enflasyona ulaşmak olduğunu ifade etti.

CARİ AÇIĞIN YÜZDE 2'NİN ALTINA DÜŞMESİ BEKLENİYOR

Türkiye'nin dış ticaret dengesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, gelecek yıl cari açığın yeniden milli gelirin yüzde 2'sinin altına inmesini beklediklerini açıkladı.

Bölgesel gelişmelerin ve enerji fiyatlarındaki yükselişin ithalat maliyetleri üzerinde oluşturduğu baskının geçici olduğunu belirten Yılmaz, dış ticaretin daha sağlam temellere oturtulması için çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Bu kapsamda ticaret diplomasisinin güçlendirilmesi, ürün ve pazar çeşitliliğinin artırılması, markalaşmanın desteklenmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması hedefleniyor.

Ayrıca ihracatçıların finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve reel sektörü destekleyen seçici finansman programlarının uygulanmasına devam edilecek.

Yılmaz, hizmet ihracatındaki güçlü performansın korunmasının da dış ticaret dengesine katkı sağlayacağını belirtti.

Enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve enerji ithalatına bağımlılığın azaltılmasının öncelikli politikalar arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, enerjinin Türkiye için en önemli alanlardan biri olmaya devam edeceğini söyledi.

2026 YILI BÜTÇE RAKAMLARI REVİZE EDİLDİ

Cevdet Yılmaz, 2026 yılı bütçesine ilişkin başlangıç tahminleri ile Orta Vadeli Program kapsamında güncellenen rakamları da açıkladı.

2026 yılı bütçesi hazırlanırken giderlerin 18 trilyon 979 milyar lira, gelirlerin ise 16 trilyon 266 milyar lira olması öngörülmüştü. Bütçe açığının milli gelire oranı ise yüzde 3,5 olarak tahmin edilmişti.

Ancak 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da bu rakamlar yeniden düzenlendi.

Güncellenen tahminlere göre:

2026 bütçe giderleri: 19 trilyon 660 milyar TL

2026 bütçe gelirleri: 17 trilyon 28 milyar TL

2027 asgari ücret için rakamlar ortaya çıktı! 35 bin TL'yi aşabilir
2027 asgari ücret için rakamlar ortaya çıktı! 35 bin TL'yi aşabilir
İçeriği Görüntüle

Bütçe açığının milli gelire oranı: Yüzde 3,1

Yılmaz, hem gelirlerin hem de giderlerin yukarı yönlü revize edildiğini ancak gelirlerdeki oransal artışın daha yüksek olması nedeniyle bütçe açığının milli gelire oranında yaklaşık 0,4 puanlık iyileşme beklendiğini ifade etti.

Bu gelişmeyle 2026 yılının başlangıçta öngörülenden daha düşük bir bütçe açığıyla tamamlanmasının beklendiğini söyledi.

ENERJİ FİYATLARINDAKİ ARTIŞ BÜTÇE HARCAMALARINI ETKİLEDİ

Dünyada ve Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşlar ile jeopolitik gerginliklerin petrol, enerji ve emtia fiyatlarını artırdığını belirten Yılmaz, bu durumun kamu harcamalarına da yansıdığını açıkladı.

Enflasyonun etkisiyle kamu personeli ve sosyal güvenlik giderlerinde ilave harcamalara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yılmaz, yükselen girdi maliyetlerinin enerji desteklerini de artırdığını söyledi.

Enerji fiyatlarındaki artışın yalnızca destek ödemeleriyle sınırlı kalmadığını, mal ve hizmet alımları başta olmak üzere bütçenin diğer giderlerini de etkilediğini belirtti.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin vatandaşlara etkisini sınırlamak amacıyla akaryakıttan alınan özel tüketim vergisinde indirim yapıldığını hatırlatan Yılmaz, tüm bu gelişmelere rağmen mali disiplinden taviz verilmediğini vurguladı.

Yılmaz, 2026 yılı sonunda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.

KAMU HARCAMALARINDA TASARRUF TEDBİRLERİ DEVAM EDİYOR

Kamu maliyesinde uygulanan tasarruf tedbirlerinin sonuçlarına da değinen Yılmaz, 2024 yılında hayata geçirilen uygulamaların izleme, denetleme, raporlama ve yaptırım mekanizmalarıyla sürdürüldüğünü söyledi.

Tasarruf tedbirleri kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki uzun dönem ortalamasının yüzde 4,6 olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu oranın 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9'a gerilediğini açıkladı.

Bu rakamların tasarruf genelgelerinin etkinliğini gösterdiğini ifade eden Yılmaz, 2021 yılından bu yana 2023 hariç bütçe açığının milli gelire oranının başlangıçta öngörülen seviyelerin altında tutulduğunu belirtti.

Yılmaz, 2023 yılındaki istisnanın deprem harcamalarının bütçe üzerindeki yüksek etkisinden kaynaklandığını ifade etti.

2024, 2025 ve 2026 yıllarında ise başlangıç tahminlerinden daha olumlu bütçe sonuçları elde edildiğini veya beklendiğini belirterek mali disiplinin önemine dikkat çekti.

TÜRKİYE'NİN KAMU BORCUNUN MİLLİ GELİRE ORANI YÜZDE 22,3'E GERİLEDİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin kamu borçluluk oranının son yıllardaki olağanüstü afet harcamalarına rağmen tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunduğunu söyledi.

Avrupa Birliği tanımlı genel devlet borç stokunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2002 yılında yüzde 71'in üzerinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu oranın 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1'e, ikinci çeyreğinde ise yüzde 22,3'e gerilediğini açıkladı.

Faiz giderlerinin bütçe içindeki payına ilişkin de bilgi veren Yılmaz, 2002 yılında yüzde 43,2 olan oranın 2026 itibarıyla yüzde 14,4 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirtti.

Küresel risklerin ve ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin düşük kamu borçluluk oranına sahip olmasının önemli bir avantaj olduğunu ifade etti.

DEPREM BÖLGESİNE 5,4 TRİLYON LİRA HARCANDI

Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa ve iyileştirme çalışmalarına ilişkin rakamları da paylaştı.

2023-2026 döneminde deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması amacıyla güncel fiyatlarla toplam 5,4 trilyon lira harcandığını açıklayan Yılmaz, bu tutarın 104 milyar dolara karşılık geldiğini söyledi.

Depremlerin ardından vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için çalışmaların hızla başlatıldığını belirten Yılmaz, konutların yanı sıra sanayi ve kamu altyapısının da yeniden inşa edildiğini ifade etti.

Bu kapsamda toplam 455 bin 357 bağımsız bölümün inşasının tamamlanarak teslim edildiğini açıkladı.

Ayrıca organize sanayi bölgeleri, şehir altyapıları, okullar, hastaneler ve kamu binalarının yenilenmesi için çalışmalar gerçekleştirildiğini belirtti.

DEPREM HARCAMALARI BÜTÇE AÇIĞINI NASIL ETKİLEDİ?

Cevdet Yılmaz, deprem harcamalarının bütçe dengesi üzerindeki etkisini yıllara göre açıkladı.

2023 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 5,1 olarak gerçekleşirken deprem harcamaları hariç tutulduğunda bu oran yüzde 1,6 seviyesinde kaldı.

2024 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Deprem harcamaları hariç hesaplandığında ise yüzde 3 oldu.

2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 olarak gerçekleşirken deprem harcamaları hariç oran yüzde 2,1 seviyesinde kaldı.

2026 yılı sonunda bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 olması bekleniyor. Deprem harcamaları hariç tutulduğunda ise bu oranın yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

2027 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5, deprem harcamaları hariç ise yüzde 2,8 olması tahmin ediliyor.

2027 YILINDA HANGİ VERGİDEN NE KADAR GELİR BEKLENİYOR?

2027 yılı bütçesinin gelir kalemlerini de açıklayan Yılmaz, vergi gelirleri ve vergi dışı gelirler için hazırlanan tahminleri paylaştı.

Buna göre 2027 yılı bütçe gelirlerinin dağılımı şöyle:

Gelir vergisi: 5 trilyon 533 milyar TL

Kurumlar vergisi: 2 trilyon 223 milyar TL

Özel tüketim vergisi (ÖTV): 3 trilyon 284 milyar TL

Katma değer vergisi (KDV): 5 trilyon 681 milyar TL

Diğer vergi gelirleri: 3 trilyon 184 milyar TL

Vergi dışı gelirler: 3 trilyon 502 milyar TL

Açıklanan rakamlara göre 2027 yılı bütçesinde en yüksek vergi geliri beklentisi katma değer vergisi ve gelir vergisi kalemlerinde bulunuyor.

2027 BÜTÇESİNDE EN FAZLA HARCAMA HANGİ ALANLARA YAPILACAK?

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinde ödeneklerin ekonomik sınıflandırmaya göre nasıl dağıtılacağını da açıkladı.

2027 yılı için öngörülen harcama kalemleri şöyle:

Personel giderleri: 7 trilyon 117 milyar TL

Mal ve hizmet alım giderleri: 2 trilyon 184 milyar TL

Cari transferler: 10 trilyon 240 milyar TL

Sermaye giderleri: 1 trilyon 855 milyar TL

Sermaye transferleri: 750 milyar TL

Borç verme giderleri: 613 milyar TL

Yedek ödenekler: 542 milyar TL

Faiz giderleri: 3 trilyon 975 milyar TL

Bu dağılıma göre 2027 yılı bütçesinde en yüksek ödenek 10 trilyon 240 milyar lirayla cari transferlere ayrılırken personel giderleri 7 trilyon 117 milyar lirayla ikinci sırada yer alıyor.

Faiz giderleri için ise 3 trilyon 975 milyar liralık kaynak öngörülüyor.

YILMAZ: EKONOMİK KAZANIMLAR TOPLUMSAL REFAHA YANSIYACAK

Mali disiplin, fiyat istikrarı ve yapısal dönüşüm politikalarının birlikte sürdürüleceğini belirten Cevdet Yılmaz, bu yaklaşımın Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artıracağını ifade etti.

Üretim, verimlilik ve ihracat odaklı dönüşümün devam edeceğini söyleyen Yılmaz, dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme anlayışının güçlendirileceğini vurguladı.

Ekonomik kazanımların toplumun bütün kesimlerine yansımasının hedeflendiğini belirten Yılmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Elde edilen kazanımların toplumun tüm kesimlerine yansıdığı, ekonomik güvenliğin ve toplumsal refahın güçlendiği bir ortamda Türkiye Yüzyılı hedeflerimize kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.”

Kaynak: Haber Merkezi