CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Antalya’nın Serik ilçesinde üretim yapan bir çiftçinin serasında henüz olgunlaşmamış yaklaşık 36 ton domates için bilirkişi incelemesi yapıldığını ve icra sürecinin başlatıldığını belirtti. Üreticinin aylar süren emeğinin daha hasat aşamasına gelmeden satış listesine alınmasının tarım sektörü açısından dikkat çekici bir gelişme olduğunu ifade etti.
SERADAKİ ÜRÜN İÇİN İCRA TESPİTİ YAPILDI
Paylaşılan bilgilere göre üretici, 4,5 dekarlık serasında şubat ayında domates dikimi gerçekleştirdi. Gübreleme, sulama, ilaçlama ve bakım çalışmaları aylar boyunca devam etti. Ancak ürünler henüz olgunlaşmadan serada bilirkişi incelemesi yapıldı ve yaklaşık 36 ton domates için icra işlemleri kapsamında tespit gerçekleştirildi.
Hasat zamanı gelmeden yapılan bu işlemin, üreticinin ürününü kendi planlaması doğrultusunda değerlendirme imkanını da etkileyebileceği belirtiliyor. Bilirkişi raporunda ürünün fiyatının günlük olarak değişebileceği ve tarımsal üretimin çeşitli riskler taşıdığına dikkat çekilmesine rağmen icra sürecinin başlatıldığı ifade edildi.
“ÇİFTÇİ DAHA ÜRÜNÜNÜ TOPLAYAMADI”
Ömer Fethi Gürer, üreticinin aylarca emek verdiği ürüne daha dalındayken haciz uygulanmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Çiftçinin artan maliyetlerle üretim yapmaya çalıştığını belirten Gürer, ürün daha pazara ulaşmadan icra işlemiyle karşı karşıya kalmasının üreticiyi ekonomik açıdan daha da zorlayacağını dile getirdi.
Gürer, yaşanan olayın yalnızca bir üreticiyi ilgilendirmediğini, tarım sektöründe yaşanan finansman sıkıntısının geldiği noktayı da ortaya koyduğunu savundu.

GÜVERCİNLERDEN SONRA DOMATESLER
Açıklamasında daha önce Yozgat’ın Yerköy ilçesinde borç nedeniyle bir vatandaşın güvercinlerine haciz uygulanmasını da hatırlatan Gürer, benzer bir tablonun bu kez tarım ürünlerinde yaşandığını söyledi.
Evde haczedilecek mal bulunamayınca güvercinlerin satış listesine alınmasının uzun süre kamuoyunda konuşulduğunu hatırlatan Gürer, şimdi ise henüz olgunlaşmamış domateslerin icra kapsamına alınmasının dikkat çektiğini ifade etti.
TARIMDA BORÇ YÜKÜ ARTIYOR
Gürer, tarım sektörünün son yıllarda artan üretim maliyetleri nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu belirtti. Gübre, mazot, elektrik, sulama, ilaç ve diğer üretim giderlerinin yükselmesi nedeniyle çiftçilerin gelir-gider dengesini kurmakta zorlandığını söyledi.
Tarım sektörünün bankalar ve finans kuruluşlarına olan borcunun 1 trilyon 439 milyar lirayı aştığını belirten Gürer, birçok üreticinin ürününü sattıktan sonra dahi borçlarını kapatmakta güçlük çektiğini ifade etti. İklim koşulları, don, kuraklık, sel ve hastalık gibi risklerin de üreticinin üzerindeki yükü artırdığına dikkat çekti.
DESTEK ÇAĞRISI
Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticilerin finansal açıdan desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarımsal kredi borçlarının yeniden yapılandırılmasının, faiz yükünün hafifletilmesinin ve üreticiye yeni kredi imkanları sağlanmasının önem taşıdığını belirtti.
Üreticinin borç nedeniyle tarlasındaki ürünü kaybetmesinin hem çiftçiyi hem de tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceğini ifade eden Gürer, çiftçinin üretmeye devam edebilmesi için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Serik’te yaşanan bu icra süreci, tarım sektöründe artan maliyetler ve üreticilerin borç yüküyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşırken, gözler benzer durumların yaşanmaması adına atılacak adımlara çevrildi.





