Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2024 yılında iflasını açıklayan şirket sayısı bir önceki yıla göre yüzde 40 arttı. İflas eden şirketlerin önemli bir bölümünün bilanço bazında kâr açıklamasına rağmen nakit akışındaki sorunlar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediği belirtiliyor.
Tekstil ve çelik sektörlerinde finans ve lojistik direktörlüğü, seracılık alanında ise İran Sera Sistemleri ve MR Greenhouse Sera Sistemleri'nde CEO olarak görev yapan Yasin Günal, şirketlerin son dönemde karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birinin nakit yönetimi olduğunu söyledi.
Kârlılık her zaman nakit anlamına gelmiyor
Günal, birçok işletmenin bilançosunda kârlı görünmesine rağmen günlük faaliyetlerini finanse etmekte zorlandığını belirterek, "Kâr ile nakit aynı şey değildir. Bir şirket satış yapabilir, kâr açıklayabilir ancak tahsilatını zamanında gerçekleştiremediğinde nakit ihtiyacı ortaya çıkar" dedi.
Şirketlerin finansal tablolarında görülen kârlılık ile kasadaki nakit miktarı arasında önemli farklar oluşabildiğini ifade eden Günal, özellikle hızlı büyüyen işletmelerde bu durumun daha sık görüldüğünü belirtti.
Vadeli satışlar işletme sermayesini eritiyor
Günal'a göre şirketlerin sık yaptığı hatalardan biri, kârlılığı tek başına başarı göstergesi olarak değerlendirmek.
Özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde firmalar müşteri kaybetmemek için uzun vadeli satışlara yöneliyor. Bu yöntem kısa vadede satış hacmini artırırken, tahsilat sürelerinin uzaması nedeniyle işletme sermayesi ihtiyacını da yükseltiyor.
Tahsilat süreleri uzuyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın sektör verilerine göre imalat sanayiinde ortalama alacak tahsilat süresi 2024 yılı itibarıyla 75 güne yaklaştı.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Günal, "Birçok firma üretimini gerçekleştirip satışını yapıyor ancak satış bedelini aylar sonra tahsil edebiliyor. Bu süreçte üretim, personel, enerji ve finansman maliyetleri şirketin kendi kaynaklarıyla karşılanmak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı.
Döviz borcu taşıyan şirketler daha kırılgan
Şirketlerin karşı karşıya kaldığı bir diğer risk ise gelir yapısıyla borçlanma yapısı arasındaki uyumsuzluk olarak öne çıkıyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 2024 yılı sonu itibarıyla KOBİ'lerin döviz cinsinden borçlarının toplam kredi stoku içindeki payı yüzde 30'un üzerinde bulunuyor.
TL gelir elde etmesine rağmen döviz cinsinden borçlanan ya da kısa vadeli kredilerle uzun vadeli yatırım yapan işletmeler, kur hareketleri ve faiz maliyetleri karşısında daha kırılgan hale gelebiliyor.
Kredi anlaşmalarında sadece faiz oranına bakılmamalı
Bankalarla yapılan kredi anlaşmalarında yalnızca faiz oranına odaklanılmaması gerektiğini belirten Günal, teminat koşulları, geri ödeme planları ve vade yapısının da finansman maliyeti kadar önemli olduğunu ifade etti.
Tekstil ihracatı, çelik ticareti ve uluslararası sera projelerinde finansman süreçlerini yönettiğini belirten Günal, finans ve operasyon yönetiminin birlikte ele alınmadığı şirketlerde nakit akışı sorunlarının daha hızlı büyüyebildiğini söyledi.
Şirketlerin yeni gündemi nakit yönetimi
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde şirketlerin performansı yalnızca satış rakamlarıyla değil; tahsilat süreleri, işletme sermayesi yönetimi ve finansman yapılarıyla da değerlendirilecek.
Nakit akışını etkin yöneten işletmelerin yüksek maliyet ve finansman baskısının sürdüğü ekonomik ortamda faaliyetlerini daha sürdürülebilir şekilde devam ettirmesi bekleniyor.




