Sivas'ta define arayan gruplar üzerine yapılan saha araştırması, defineciliğin yalnızca kazı yapmaktan ibaret olmadığını kayıt altına aldı. Araştırmada rüyalar, tılsımlar, “cinli işaretler”, kurban inancı, “helal define” anlayışı ve ekiplerdeki hiyerarşik yapı dikkat çekti.

Sivas'ta define arayan gruplarla yapılan saha araştırması, yıllardır kulaktan kulağa aktarılan define hikâyelerinin arkasında kendine özgü bir inanç ve davranış dünyasının bulunduğunu ortaya çıkardı. Araştırmada definecilerin kullandıkları sembollerden rüyalara, kazı öncesi uygulamalardan defineye yüklenen anlamlara kadar uzanan geniş bir kültürel yapı kayıt altına alındı.

Çalışmada definecilik yalnızca kaçak kazı faaliyeti üzerinden ele alınmazken, bu grupların kendi içerisinde bilgi, inanç, tabu, ritüel ve anlatılar oluşturduğu belirtildi. Araştırmacılar bu nedenle söz konusu yapıyı “defineci folkloru” kavramıyla tanımlıyor.

Define Ekiplerinde Kararları 'Reis' Veriyor

Araştırmada define gruplarının tamamen başıboş kişilerden oluşmadığı, ekip içerisinde belirgin bir hiyerarşinin bulunduğu aktarılıyor. Bu yapının en üstünde ise çoğunlukla yaşlı veya deneyimli bir kişi, yani “reis” bulunuyor.

Reisin kazı yapılacak alanın belirlenmesinde, eski anlatıların değerlendirilmesinde ve haritaların yorumlanmasında önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor. Ekip içerisindeki kararların da çoğu zaman onun görüşü doğrultusunda şekillendiği aktarılıyor.

Reisin itibarının yalnızca tecrübesinden kaynaklanmadığı da araştırmada dikkat çekilen noktalar arasında yer aldı. “Dedesi de kazıcıymış”, “çok kazı görmüş” veya “büyük gömü bulmuş” şeklindeki anlatıların, kişinin grup içerisindeki saygınlığını artırdığı ifade ediliyor.

Defineciliğe Giriş Aile ve Yakın Çevre Üzerinden Oluyor

Araştırmaya katılan kişilerin önemli bölümünün ilk kazı deneyimini 15-20 yaşları arasında yaşadığı aktarılıyor. Defineciliğe girişin ise çoğu zaman internet üzerinden değil, aile, akraba, komşu veya kahvehaneden bir arkadaş aracılığıyla gerçekleştiği belirtiliyor.

Bu durum, defineciliğin bazı gruplarda usta-çırak ilişkisine benzer biçimde aktarılan bir kültür haline geldiğini gösteriyor. Bilgi ve deneyimin kuşaktan kuşağa veya aynı çevredeki kişiler arasında aktarılması, araştırmanın öne çıkan bulguları arasında yer alıyor.

Sıradan Taş Bile 'İşaret' Kabul Edilebiliyor

Kazı sırasında ortaya çıkan taş, kiremit veya eski çivi gibi nesneler de definecilerin yorum dünyasında farklı anlamlar kazanabiliyor. Araştırmaya göre bu nesneler, yalnızca maddi veya arkeolojik özellikleriyle değerlendirilmek yerine mevcut hikâyeler ve inanışlarla ilişkilendirilerek “işaret” olarak kabul edilebiliyor.

Rüyalar Define Aramanın Yol Haritasına Dönüşüyor

Araştırmada görüşülen definecilerin rüyalara önemli ölçüde anlam yüklediği aktarılıyor. Aynı rüyayı üç gece üst üste görmek, yaşlı bir adam veya dede görmek, ruhani bir figürle karşılaşmak, ışıklı taş ya da altın parıltısı görmek gibi unsurların define yeriyle ilişkilendirildiği belirtiliyor.

Ünlü profesör, ‘Küçük Şeyler’ söyleşisiyle Kayserililerle buluşacak
Ünlü profesör, ‘Küçük Şeyler’ söyleşisiyle Kayserililerle buluşacak
İçeriği Görüntüle

Taş ve Kabartmalardaki Semboller Kendi 'Sözlükleriyle' Okunuyor

Çalışmada aktarılan inanışlara göre bazı defineciler, taşlar üzerindeki şekil ve kabartmaları belirli anlamlarla eşleştiriyor.

Bu inanışlarda haç, Ermeniler tarafından gömüldüğü düşünülen defineyle; ok yönle; kare yeraltındaki odayla; çarpı tuzakla; kafatası tehlikeyle; göz “sahipli” defineyle ilişkilendiriliyor. El ve ayak figürlerinin yön gösterdiğine, akrep sembolünün ise tuzaklı defineye işaret ettiğine inanıldığı aktarılıyor. Atlı süvari ve deve kabartmalarına da büyük define anlamı yüklenebiliyor.

Tavuk, horoz ve civciv figürleri de bu yorum sisteminin dışında kalmıyor. Araştırmada, bu figürlerin sayısına, yönüne ve birbirlerine olan mesafelerine bakılarak definenin uzaklığı hakkında çıkarım yapıldığına inanıldığı belirtiliyor. Yılan figürünün uzunluğu ve yönünün de benzer biçimde yorumlandığı aktarılıyor.

Bazı Semboller 'Cinli İşaret' Olarak Görülüyor

Definecilerin sembollere yüklediği anlamlar arasında doğaüstü unsurlar da önemli bir yer tutuyor. Araştırmada ters haç, ters L ve üçlü çentik gibi bazı işaretlerin “cinli işaret” olarak adlandırıldığı aktarılıyor.

Üç delik figürünün ise bazı defineciler tarafından “üç kat”, “üç oda” veya “zehirli gaz” şeklinde yorumlandığı belirtiliyor. Bu yorumlar, sembollerin yalnızca defineye ulaşmayı kolaylaştıran işaretler olarak değil, aynı zamanda tehlike ve doğaüstü unsurlarla ilişkilendirilen göstergeler olarak da görüldüğünü ortaya koyuyor.

'Define Kaçar' İnancı Kazı Kurallarını Belirliyor

Araştırmada definecilerin çeşitli tabulara sahip olduğu da aktarılıyor. Bazı kişilerin kazıya başlamadan önce dua edilmesi, abdest alınması ve “destur” alınmadan kazma vurulmaması gerektiğine inandığı belirtiliyor.

Bu inanışlara göre belirlenen kurallara uyulmaması halinde definenin “kaçabileceği” düşünülüyor. Dolunay gecelerinde kazı yapılmaması gerektiğine yönelik inanışın da bu tabular arasında yer aldığı aktarılıyor.

'Helal Define' ve 'Haram Define' Ayrımı Yapılıyor

Çalışmada, bazı Sivaslı definecilerin “helal define” ve “haram define” şeklinde bir ayrım yaptığı belirtiliyor. Bu inanışa göre bulunan her defineye sahip olunamayacağı, bazı gömülerin “haram” veya henüz “vakti gelmemiş” kabul edilebileceği aktarılıyor.

'Kan Dökülmeden Define Çıkmaz' İnancı

Araştırmada bazı görüşmecilerin “kan dökülmeden define çıkmaz” şeklindeki inanışı da aktarılıyor. Bu düşünce, define bulmanın bir bedeli olduğu yönündeki anlatılarla birlikte ele alınıyor.

Kurban verme inancının da bu çerçevede değerlendirildiği belirtilirken, anlatıların çoğunda hayvan kurbanından söz edildiği ifade ediliyor. Bazı anlatılarda ise insan veya çocuk kurbanı gibi sembolik unsurların yer aldığı aktarılıyor.

Defineciler 'Hoca' ve 'Duacı'lara Danışıyor

Araştırmaya göre bazı defineciler, aradıkları gömünün tılsımlı olduğuna veya doğaüstü güçler tarafından korunduğuna inandıkları durumlarda “hoca”, “duacı” ya da “cinci” olarak adlandırdıkları kişilere başvuruyor.

Dua, muska ve define aramayla ilişkilendirilen özel duaların da bu inanç sisteminin parçaları arasında yer aldığı aktarılıyor.

Eski Ermeni Yerleşimleri de Arama Alanları Arasında

Saha araştırmasında, definecilerin özellikle eski Ermeni yerleşimlerinin bulunduğu alanlara yöneldiğine de dikkat çekiliyor. Bu alanlara ilişkin anlatıların, eski yerleşimlere dair hikâyelerle birleşerek define arayışını beslediği belirtiliyor.

Kaynak: Merve Erol