Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin geleceğine yön verecek iradenin Brüksel'de değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kuran Kıbrıs Türk halkında olduğunu vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü nedeniyle yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamasında harekât sırasında şehit olanları rahmet ve minnetle, gazileri ise şükran ve hürmetle andığını belirten Bahçeli, 20 Temmuz 1974'ün Türk milleti açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Bahçeli, 20 Temmuz 1974'ün, Türk milletinin barış arzusunu zayıflık olarak görenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin gücünü tüm dünyaya gösterdiği bir tarih olduğunu belirterek, Kıbrıs Türklerini yurtlarından çıkarmayı ve Ada'yı Yunanistan'a bağlamayı hedefleyen planların Kıbrıs Barış Harekâtı ile boşa çıkarıldığını söyledi.

"Enosis Hayalleri Tarihe Gömüldü"

Açıklamasında Rum-Yunan zihniyetinin Ada üzerindeki hedeflerine değinen Bahçeli, Türk askerinin gerçekleştirdiği harekât sayesinde Enosis hayalinin sona erdiğini ifade etti.

Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahalesiyle Rum-Yunan tarafının ilhak hedeflerinin engellendiğini belirterek, yayılmacı emellerin Akdeniz'in sularına gömüldüğünü dile getirdi.

"Kıbrıs, Türkiye'nin Güvenliği Açısından Stratejik Öneme Sahip"

Kıbrıs'ın Türkiye açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken Bahçeli, Ada'nın yalnızca tarihi değil aynı zamanda stratejik bir değer taşıdığını söyledi.

Bahçeli, Kıbrıs'ın Anadolu'nun güneydeki emniyet hattı olduğunu, Doğu Akdeniz'deki milli hak ve menfaatlerin kilit noktası konumunda bulunduğunu belirtti. Kıbrıs'ın şehit kanlarıyla vatan haline gelen bir Türk yurdu olduğunu vurgulayan Bahçeli, Ankara ile Lefkoşa'nın kaderinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.

Kıbrıs Türklerinin güvenliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliği ile Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki itibarının da birbirine bağlı olduğunu kaydetti.

"Kıbrıs Türkü Ada'nın Asli Sahibidir"

Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin Ada'nın asli sahibi olduğunu belirterek, Türk varlığının 1571 yılında Mağusa'nın fethiyle birlikte Kıbrıs'ta kök saldığını ifade etti.

Kıbrıs Türklerinin kendi geleceğini belirleme iradesine sahip egemen bir halk olduğunu dile getiren Bahçeli, Kıbrıs Türk halkının büyük Türk milletinin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi.

TMT'nin Mücadelesine Dikkat Çekti

Açıklamasında Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) tarihsel rolüne de yer veren Bahçeli, Rum-Yunan saldırılarının yaşandığı yıllarda Kıbrıs Türklerinin büyük acılar çektiğini belirtti.

Bahçeli, Helenist yayılmacılık anlayışının Kıbrıs Türklerinin canına, malına, namusuna ve milli kimliğine yöneldiğini, köylerin kuşatıldığını, sivillerin hedef alındığını ve Türk milletinin Ada'da soykırıma uğratıldığını ifade etti.

Bu süreçte Türk Mukavemet Teşkilatı'nın ortaya çıktığını belirten Bahçeli, TMT'nin dağınık milli iradeyi ortak bir ülkü etrafında birleştirdiğini, askeri disiplinle hareket ederek Kıbrıs Türklerinin çaresizlik içinde kaybolmasını önlediğini ve bağımsızlık ile hürriyet mücadelesini canlı tuttuğunu söyledi.

"Kıbrıs Barış Harekâtı Çelikten Bir Yumruktur"

Kıbrıs Barış Harekâtı'nı değerlendiren Bahçeli, harekâtı, Kıbrıs Türklerini yok etmeyi, Ada'yı ilhak etmeyi ve Türk varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan anlayışa karşı Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlı müdahalesi olarak nitelendirdi.

Harekâtın Türkiye'nin uluslararası antlaşmalardan doğan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini belirten Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, Ada'nın tamamına barış ve istikrar getirdiğini ifade etti.

Yarım asrı aşan huzur ortamının bunun en önemli göstergesi olduğunu kaydeden Bahçeli, Türk askerinin Ada'daki varlığını eleştiren çevrelerin harekât öncesinde yaşanan saldırıları ve zulümleri bilinçli şekilde görmezden geldiğini söyledi.

Türk askerinin Kıbrıs'taki varlığının yeni saldırıları önleyen caydırıcı güç olduğunu belirten Bahçeli, bu varlığın Kıbrıs Türklerinin güvenliği ile Doğu Akdeniz'deki barış ortamının en önemli güvencesi olduğunu dile getirdi.

Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporuna Tepki

Bahçeli, açıklamasında Avrupa Parlamentosu'nun 17 Haziran 2026 tarihinde kabul ettiği 2025 Yılı Türkiye Raporu'na da tepki gösterdi.

Söz konusu raporun Avrupa'nın Kıbrıs konusundaki taraflı yaklaşımını ortaya koyduğunu belirten Bahçeli, raporda Kıbrıs Türk halkının egemen bir halk olarak değil, Ada'nın "meşru bir topluluğu" şeklinde tanımlandığını ve federasyon modelinin tek çözüm yolu olarak sunulduğunu ifade etti.

Bu yaklaşımı eleştiren Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek irade, Brüksel'de değildir. Bu irade; Türk Mukavemet Teşkilatı mücahidinin yıllarca terk etmediği mevziisinde, şehitlerimizin kanıyla sulanan Ada toprağında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kıbrıs'ta ortaya koyduğu kararlı müdahalede ve Kıbrıs Türklerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kuran kudretindedir."

Bahçeli ayrıca, Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs Türklerine azınlık statüsü biçen, Türkiye'nin Ada'daki meşru varlığını hedef alan ve KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde geliştirdiği ilişkilerden rahatsızlık duyan değerlendirmelerinin "siyaseten sakat ve yoklukla malul" olduğunu ifade etti.

"Federasyon Düşleri Bayatlamıştır"

Açıklamasının devamında federasyon modeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, yıllardır farklı isimlerle gündeme getirilen federasyon anlayışının özünde Kıbrıs Türklerini Rum yönetimine bağlı hale getirmeyi amaçladığını savundu.

Bu nedenle federasyon düşüncesinin artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Bahçeli, Kıbrıs Türklerinin kazanılmış haklarını, egemenliğini ve eşit statüsünü yok sayan hiçbir yaklaşımın adil ve kalıcı bir çözüm sağlayamayacağını ifade etti.

Kıbrıs Türklerinin Rum yönetimi altında azınlık statüsünü kabul etmesinin düşünülemeyeceğini söyleyen Bahçeli, egemen eşitliğin teyit edilmesi ve tescil edilmesinin ertelenemeyecek bir hak olduğunu dile getirdi.

Kalıcı barışın sağlanabilmesi için Kıbrıs'ta iki ayrı devlet gerçeğinin tartışmaya kapatılarak kabul edilmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası statüsünün diğer devletler tarafından tanınması gerektiğini kaydetti.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Yıl Dönümünü Kutladı

Bahçeli, açıklamasının sonunda Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52'nci yıl dönümü ile 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutladı.

Ufuk Ozan Gözbaşı Yeni Partinin Kayseri’deki sürecini anlattı
Ufuk Ozan Gözbaşı Yeni Partinin Kayseri’deki sürecini anlattı
İçeriği Görüntüle

KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı, şehitleri ve hayatını kaybeden gazileri rahmet ve minnetle andığını belirten Bahçeli, harekât kararını alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı da rahmet ve minnetle yad etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teşekkür eden Bahçeli, açıklamasını, "Kıbrıs Türk'tür, Türk'ün öz yurdudur ve ilelebet Türk kalacaktır." ifadeleriyle tamamladı.

Kaynak: İHA