Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, Türkiye gündemindeki fon krizine ilişkin yaptığı basın açıklamasında AK Parti hükümetine sert eleştiriler yöneltti. Fon krizinin siyasi bağlantılarının da araştırılması gerektiğini belirten Altun, ekonomik sıkıntıların bedelinin vatandaşa ödetilemeyeceğini söyledi. Ekmeğe ve ulaşıma yapılabileceği konuşulan zamlara da tepki gösteren Altun, “Millet artık fedakârlık yapacak hâlde değil” dedi.
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, yaptığı basın açıklamasında fon krizi, yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları, ekonomik sıkıntılar, emekli maaşları, asgari ücret, gençlerin yaşadığı sorunlar ve gündeme gelen zam hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümete kamu kaynaklarının kullanımı konusunda şeffaflık çağrısı yapan Altun, fon krizinin yalnızca birkaç isim üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“FON KRİZİNİN SİYASİ AYAĞI ARAŞTIRILMALI”
Türkiye'nin bir fon kriziyle karşı karşıya olduğunu belirten Altun, kamuoyuna yansıyan iddiaların siyasi sorumlulukların ve bağlantıların da açıklığa kavuşturulmasını gerektirdiğini söyledi.
AK Parti hükümetine seslenen Altun, “Birkaç ismi kamuoyunun önüne atarak bu meselenin üzerini örtemezsiniz” ifadelerini kullandı.
Yaşananların yalnızca belirli kişilerle sınırlı tutulmaması gerektiğini savunan Altun, fon krizinin siyasi bağlantılarının bulunup bulunmadığının, kamu kaynaklarının kimlerin menfaatine kullanıldığının ve süreçte kimlerin sorumluluk taşıdığının açıklanmasını istedi.
Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının bağımsız şekilde araştırılması gerektiğini vurgulayan Altun, suç işlediği yargı kararıyla ortaya konulan herkesin makamına ve siyasi bağlantılarına bakılmaksızın hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Altun, “Çünkü adalet, yalnızca garibanın kapısını çaldığında değil, güçlülerin kapısını da çaldığında adalettir!” dedi.
“EMEKLİ GEÇİM DERDİNDE, ASGARİ ÜCRETLİ AY SONUNU GETİREMİYOR”
Ekonomik sıkıntıların toplumun geniş kesimlerini etkilediğini ifade eden Altun, iktidara yakın olduğunu savunduğu ayrıcalıklı çevrelerle dar gelirli vatandaşların yaşam koşulları arasındaki farklılığa dikkat çekti.
Emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, asgari ücretlilerin ay sonunu getirmekte zorlandığını ve vatandaşların pazardan ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten Altun, üniversite öğrencilerinin de hem ekonomik sorunlarla hem de gelecek kaygısıyla mücadele ettiğini söyledi.
Gençlerin mezuniyet sonrasında kamuya işe alımlarda uygulanan mülakatlar nedeniyle liyakat konusunda endişe taşıdığını ifade eden Altun, “Bir tarafta imkânlar içinde yaşayanlar, diğer tarafta soğan ekmeğe muhtaç hâle getirilen milyonlar!” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“FON KRİZİNİN FATURASINI MİLLETE ÖDETEMEZSİNİZ”
Fon kriziyle ortaya çıkan ekonomik ve sosyal tahribatın vatandaşlara yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Altun, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi.
Yanlış ekonomi politikalarının, ayrıcalıklı ilişkilerin ve varsa usulsüzlüklerin bedelinin emekliye, işçiye, esnafa ve öğrenciye ödetilemeyeceğini belirten Altun, bu kez fedakârlık yapması gereken kesimin millet olmadığını söyledi.
Altun, hükümetin israfı azaltması, ayrıcalıklardan vazgeçmesi, kamu kaynaklarını şeffaf yönetmesi ve ortaya çıkan zararın sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
EKMEK VE ULAŞIM ZAMLARINA TEPKİ: “ŞİMDİ HİÇ SIRASI DEĞİL”
Ekmeğe ve ulaşıma zam yapılacağı yönündeki duyumlara da değinen Altun, vatandaşın ekonomik yükünün daha fazla artırılmaması gerektiğini söyledi.
Artan üretim ve girdi maliyetlerinin sorumlusunun vatandaş olmadığını belirten Altun, maliyetleri düşürmenin, ekonomiyi yönetmenin ve halkın alım gücünü korumanın hükümetin görevi olduğunu vurguladı.
Altun, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Milletin sofrasından daha ne istiyorsunuz? Zaten küçülen ekmeğini mi, zaten yetmeyen maaşını mı, zaten tükenen sabrını mı?”
İktidarın geçmişte yaptığı çay-simit hesabını hatırlatan Altun, “Dün çay-simit hesabı yaparak iktidara gelenler, bugün vatandaşın ekmeğiyle oynamaya kalkmasın. Soğan ekmeğe muhtaç ettiğiniz bu milletin ekmeğine göz dikmeyin!” dedi.
“KAMU KAYNAKLARI MİLLETİN İHTİYAÇLARI İÇİN KULLANILACAK”
Saadet Partisi'nin devlet yönetimi anlayışına ilişkin de konuşan Altun, devletin belirli bir kesimin zenginleşmesine değil, 86 milyon vatandaşın huzur ve refahına hizmet etmesi gerektiğini söyledi.
İktidara gelmeleri hâlinde yolsuzluk, hırsızlık ve kamu malının kötüye kullanılması konusunda hesap soracaklarını ifade eden Altun, kamu kaynaklarının belirli kişilere ayrıcalık sağlamak amacıyla kullanılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.
Siyasi kimlik, makam veya kişisel ilişkilerin hiç kimseye hukukun dışında kalma hakkı vermeyeceğini vurgulayan Altun, devletin elindeki her kuruşun hesabının millete verilmesi gerektiğini dile getirdi.
ÜRETİCİ VE ÇİFTÇİLER İÇİN EKONOMİ POLİTİKALARINI AÇIKLADI
Saadet Partisi'nin üretimi önceleyen bir ekonomi anlayışını benimsediğini belirten Altun, çiftçilerin artan maliyetler ve borç yükü altında ezilmemesi gerektiğini söyledi.
Tarımsal üretimin güçlendirilmesi, üreticilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve çiftçilerin ürünlerini değerinde satabilmesi için destek mekanizmalarının geliştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.
Altun, üretimin ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Çünkü üretmeyen bir ekonomi kalkınamaz; üreticisini kaybeden bir ülke refaha ulaşamaz” dedi.
“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI VE ÜCRETLER AÇLIK SINIRININ ÜZERİNDE OLMALI”
Emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların alım gücünü artırmayı hedeflediklerini söyleyen Altun, maaşların yalnızca rakamsal artışlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Vatandaşın aldığı ücretle pazardan ne kadar alışveriş yapabildiğinin esas alınması gerektiğini ifade eden Altun, maaş artışlarının gerçek hayat pahalılığı dikkate alınarak düzenlenmesini savundu.
Sosyal desteklerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını ve çalışanların emeklerinin karşılığını almasının sağlanacağını belirten Altun, en düşük emekli maaşı ile en düşük ücretlerin açlık sınırının üzerinde olmasının temel hedeflerinden biri olduğunu söyledi.
Hiçbir vatandaşın çalışmasına rağmen yoksulluğa mahkûm edilmemesi gerektiğini vurgulayan Altun, emekliliğin de sürekli geçim mücadelesi verilen bir dönem olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade etti.
GENÇLER İÇİN LİYAKAT VE MÜLAKAT VURGUSU
Gençlerin eğitim ve istihdam alanında karşılaştıkları sorunlara da değinen Altun, kamuda işe alımlarda torpil yerine liyakatin esas alınması gerektiğini belirtti.
Mülakat sisteminin kayırmacılığa imkân tanıyan uygulamalarına son vereceklerini söyleyen Altun, kamu personeli alımlarında objektif ve denetlenebilir ölçütlerin kullanılmasını hedeflediklerini açıkladı.
Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve ulaşım giderlerinin hafifletilmesi gerektiğini de vurgulayan Altun, hiçbir öğrencinin ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle eğitimini bırakmak zorunda kalmaması için çalışacaklarını söyledi.

“KAYNAK YOK DİYENLERE CEVABIMIZ HAZIR”
Açıkladıkları ekonomik ve sosyal politikaların finansmanına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Altun, kaynakların doğru kullanılmasının önemine dikkat çekti.
İsrafın önlenmesi, üretimin desteklenmesi, vergilerin adil toplanması ve kamu bütçesinin vatandaşın yararına kullanılmasıyla kaynak oluşturulabileceğini savunan Altun, meselenin yalnızca mevcut kaynak miktarı olmadığını ifade etti.
Altun, “Mesele yalnızca ne kadar kaynak bulunduğu değil, o kaynağın kimin için kullanıldığıdır” dedi.
AK PARTİ'YE ŞEFFAFLIK VE HESAP VERME ÇAĞRISI
Basın açıklamasında hükümete doğrudan çağrıda bulunan Altun, fon krizinin siyasi sorumluluğunun açıklanmasını ve kamuoyunun sorularının yanıtlanmasını istedi.
Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının aydınlatılması gerektiğini belirten Altun, ekonomik sıkıntıların faturasının dar gelirli vatandaşlara çıkarılmaması gerektiğini vurguladı.
Ekmeğe ve ulaşıma yapılabilecek yeni zamlarla vatandaşın yükünün artırılmamasını isteyen Altun, milletin artık daha fazla fedakârlık yapabilecek durumda olmadığını ifade etti.
Altun, fedakârlık sırasının ülkenin imkânlarından yararlanan ayrıcalıklı çevrelere geldiğini savundu.
“AK PARTİ'NİN ADINDAKİ ‘AK’ KELİMESİ TEMİZLİK BELGESİ DEĞİLDİR”
AK Parti'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Altun, siyasi başarının vatandaşın refahı, şeffaflık ve hesap verebilirlikle ölçülmesi gerektiğini söyledi.
Altun, “AK Parti'nin adındaki ‘ak’ kelimesi, kimseye kendiliğinden temizlik belgesi vermez” ifadelerini kullandı.
Milletin sofrası küçülürken siyasi başarı hikâyesi yazılamayacağını belirten Altun, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığı bir ortamda ekonomik zafer ilan edilemeyeceğini söyledi.
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin soruların cevapsız kalmaması gerektiğini de vurgulayan Altun, temiz siyasetin şeffaflıkla, dürüstlüğün hesap verebilirlikle ve başarının milletin refahıyla ölçülebileceğini dile getirdi.
“MİLLETİN EKMEĞİNDEN KESEREK SİYASİ HESAP KAPATILAMAZ”
Saadet Partisi'nin önce ahlak ve maneviyatı esas alan, üretimi destekleyen, emeği koruyan ve adil paylaşımı sağlayan bir Türkiye için mücadele ettiğini belirten Altun, kamu kaynaklarının milletin hizmetine sunulması gerektiğini söyledi.
Devletin gücünün ayrıcalıklı kesimlerin zenginliğiyle değil, vatandaşların huzur ve refah seviyesiyle ölçülmesi gerektiğini ifade eden Altun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Milletin ekmeğinden keserek hiçbir siyasi hesap kapatılamaz. Bu millet hem geçim derdinin hem de kendisine yaşatılanların hesabının sorulmasını bekliyor. Biz de o hesabın takipçisi olmaya devam edeceğiz!”




