Para politikasının yönüne ilişkin ipuçları vermesi bakımından büyük önem taşıyan PPK toplantısı öncesinde yapılan beklenti anketleri, Merkez Bankası’nın temkinli duruşunu sürdüreceği yönündeki görüşlerin ağırlık kazandığını ortaya koydu. Son aylarda enflasyon görünümü, iç talepteki gelişmeler, döviz kurlarındaki hareketlilik ve küresel ekonomik koşullar para politikası kararlarında belirleyici unsurlar arasında yer alırken, piyasalar yeni kararın yanı sıra karar metnindeki ifadeleri de dikkatle inceleyecek.
AA FİNANS ANKETİNDE FAİZLERİN SABİT KALACAĞI GÖRÜŞÜ ÖNE ÇIKTI
AA Finans tarafından düzenlenen beklenti anketine 20 ekonomist katıldı. Ankette yer alan ekonomistlerin büyük çoğunluğu, haziran ayı toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağını tahmin etti.
Katılımcıların 17’si faiz oranlarında herhangi bir değişiklik beklemezken, 3 ekonomist ise 300 baz puanlık bir faiz artışının gündeme gelebileceğini öngördü. Buna rağmen anket sonuçlarının genel tablosu, piyasanın büyük bölümünün faizlerin mevcut seviyesinde korunacağı yönünde beklenti oluşturduğunu gösterdi.
Ekonomistlerin haziran ayı faiz kararı için medyan beklentisi de yüzde 37 olarak hesaplandı. Bu sonuç, Merkez Bankası’nın kısa vadede mevcut para politikası çerçevesini sürdürmesinin beklendiğini ortaya koyuyor.
PİYASALAR SADECE FAİZ KARARINA DEĞİL, VERİLECEK MESAJLARA DA ODAKLANDI
Uzmanlara göre faiz oranının sabit bırakılması durumunda bile toplantının etkisi yalnızca rakamsal karar ile sınırlı kalmayacak. PPK karar metninde yer alacak değerlendirmeler, önümüzdeki aylarda izlenecek para politikası açısından önemli sinyaller verebilir.
Özellikle enflasyon görünümüne ilişkin ifadeler, iç talepteki seyir, finansal piyasalardaki gelişmeler ve küresel ekonomiye yönelik değerlendirmeler yatırımcıların yakından takip edeceği başlıklar arasında bulunuyor. Merkez Bankası’nın kullanacağı dil, yılın geri kalanında faiz politikasının nasıl şekillenebileceğine ilişkin beklentileri de etkileyebilir.
YIL SONU İÇİN DAHA DÜŞÜK FAİZ BEKLENTİSİ
Ankette ekonomistlerin yıl sonuna ilişkin beklentileri de yer aldı. Buna göre yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı yüzde 35 olarak hesaplandı.
Bu beklenti, yılın ikinci yarısında ekonomik verilerin izin vermesi halinde sınırlı faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği yönündeki değerlendirmeleri destekliyor. Ancak uzmanlar, yıl sonuna kadar alınacak kararların enflasyon verileri, büyüme görünümü, iç ve dış piyasalardaki gelişmeler doğrultusunda şekilleneceğine dikkat çekiyor.
Dolayısıyla mevcut beklentiler piyasanın öngörüsünü yansıtsa da nihai kararların açıklanacak ekonomik göstergelere bağlı olarak değişebileceği belirtiliyor.
NİSAN AYINDA DA FAİZLER DEĞİŞTİRİLMEMİŞTİ
Merkez Bankası, nisan ayında gerçekleştirilen son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı. Haziran ayında da benzer bir karar alınması halinde Banka, üst üste ikinci toplantıda faiz oranlarında değişikliğe gitmemiş olacak.
Ekonomi çevreleri, enflasyonla mücadele sürecinin devam ettiği mevcut dönemde para politikasında istikrarın korunmasının önem taşıdığı görüşünü dile getirirken, alınacak kararların finansal piyasalar üzerindeki etkileri de yakından izleniyor.
GÖZLER 11 HAZİRAN’DA AÇIKLANACAK KARARDA
Yurt içi piyasalarda haftanın en önemli gündem maddelerinden biri olarak görülen haziran ayı faiz kararı öncesinde bekleyiş sürüyor. Ekonomistlerin ortak beklentisi politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olsa da, karar metninde yer alacak mesajlar ve Merkez Bankası’nın ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmeleri piyasalara yön verebilecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
11 Haziran Perşembe günü açıklanacak kararın ardından piyasalarda oluşacak ilk tepkiler, yatırımcıların Merkez Bankası’nın gelecek döneme ilişkin mesajlarını nasıl yorumladığını da ortaya koyacak. Bu nedenle hem faiz kararı hem de karar metninin ayrıntıları ekonomi çevreleri tarafından dikkatle takip edilecek.




