Piyasa beklentilerine göre Banka’nın temmuz toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmesi beklenmiyor. İlk indirimin ise eylül ayında ve yalnızca 1 puanlık sınırlı bir adımla başlaması öngörülüyor.
Bu senaryoda faizlerde aşağı yönlü hareket başlamış olacak ancak yüksek finansman maliyetleri dikkate alındığında söz konusu indirimin vatandaşın krediye erişimini ya da reel sektörün finansman yükünü kısa vadede belirgin şekilde hafifletmesi beklenmiyor.
ENFLASYON HÂLÂ EN ÖNEMLİ ENGEL
İş Yatırım’ın günlük değerlendirme notunda, dezenflasyon sürecinin son aylarda ivme kaybettiğine dikkat çekildi.
Raporda, son altı aylık verilerin enflasyondaki düşüşün beklenenden daha zorlu ilerlediğini ortaya koyduğu belirtilirken, özellikle SGK sağlık hizmetlerinde yapılan fiyat düzenlemelerinin temmuz enflasyonunu yukarı yönlü etkileyebileceği ifade edildi.
Kuruluş, temmuz ayında aylık enflasyonun yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini, buna rağmen 2026 yıl sonu enflasyon tahmininde ise değişikliğe gitmediğini açıkladı. Beklenti yüzde 29 seviyesinde korunuyor.

FAİZ İNDİRİMİ KADEMELİ OLABİLİR
İş Yatırım’ın öngörüsüne göre TCMB, temmuz ve ağustos aylarında fonlama faizini politika faizi seviyesine yaklaştıracak.
Ardından eylül ayından itibaren her toplantıda 1 puanlık indirimlerle yeni bir faiz indirim döngüsünün başlaması bekleniyor.
Mevcut tabloda politika faizi yüzde 37, fonlama faizi ise yüzde 40 seviyesinde bulunuyor. Bu farkın kapatılması, olası faiz indirim sürecinin ilk hazırlık adımı olarak değerlendiriliyor.
COMMERZBANK DAHA TEMKİNLİ
Her kurum aynı görüşü paylaşmıyor. Almanya merkezli Commerzbank ise mevcut enflasyon görünümü ve fiyatlama davranışları dikkate alındığında TCMB’nin faiz indirimi için yeterli hareket alanına sahip olmadığını savunuyor.
Bu nedenle piyasalarda faiz indiriminin zamanlaması kadar, indirimin sürdürülebilir olup olmayacağı da tartışılıyor. Özellikle enflasyonda kalıcı düşüş sağlanmadan atılacak adımların kur ve fiyat istikrarı üzerinde yeni baskılar oluşturabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
AYLIK ENFLASYON GERİLESE DE SORUN TAMAMEN ÇÖZÜLMEDİ
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre haziran ayında mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon yüzde 1,75 olarak gerçekleşti.
Bu oran yılın en düşük aylık verisi olsa da fiyat artış hızının hâlâ yüzde 2 seviyesine yakın seyretmesi, enflasyonla mücadelenin henüz istenilen noktaya ulaşmadığını gösteriyor.
Ekonomistler de tam bu nedenle olası faiz indirimlerinin hızlı ve sert değil, oldukça kontrollü ilerleyeceğini değerlendiriyor. Çünkü erken atılacak agresif adımların enflasyondaki kazanımları tersine çevirebileceği endişesi devam ediyor.

GÖZLER İKİ KRİTİK TOPLANTIDA
Piyasaların odağında şimdi TCMB’nin önümüzdeki iki Para Politikası Kurulu toplantısı bulunuyor. Temmuz toplantısında verilecek mesajlar, eylül ayında başlayabileceği konuşulan faiz indirimi sürecinin yönü açısından belirleyici olacak.
Şimdilik beklenti, faizlerde hızlı bir gevşeme yerine ölçülü ve zamana yayılan bir normalleşme sürecinin tercih edileceği yönünde.
Ancak 1 puanlık olası bir indirimin tek başına ne kredi maliyetlerinde ne de piyasanın finansman yükünde hissedilir bir rahatlama yaratması bekleniyor. Bu nedenle faiz indiriminin başlaması kadar, devamının gelip gelmeyeceği ve enflasyonun nasıl bir seyir izleyeceği de ekonomi gündeminin ana başlıklarından biri olmayı sürdürecek.





