EIA'nın Haziran 2026 Kısa Dönem Enerji Görünümü Raporu'na göre, Brent petrolün bu yıl ortalama varil fiyatının 95,39 dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bir önceki raporda bu rakam 94,85 dolar olarak öngörülmüştü. Batı Teksas türü (WTI) ham petrol için ise ortalama fiyat tahmini 88,32 dolara yükseltildi. Kurum geçen ay WTI fiyatını 85,68 dolar seviyesinde tahmin etmişti.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ KAPANMA ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR
Raporda, üç aydan uzun süredir devam eden fiili Hürmüz Boğazı kapanmasının küresel petrol piyasalarında yüksek oynaklığa neden olduğu vurgulandı. Mayıs ayında Brent petrolün spot fiyatı, boğazın yeniden açılabileceğine yönelik haberlerin etkisiyle varil başına ortalama 107 dolara gerileyerek bir önceki aya göre yaklaşık 10 dolar düşüş gösterdi.
Ancak EIA, bölgede üretimin önemli bölümünün halen devre dışı olduğunu ve küresel talebin mevcut stoklardan karşılanmaya devam ettiğini belirtti. Kurum, Hürmüz Boğazı'nın yaz başına kadar fiilen kapalı kalacağını, petrol akışlarının ise yılın üçüncü çeyreğinde kademeli olarak yeniden başlamasının beklendiğini ifade etti. Üretim ve ticaretin kriz öncesi seviyelere dönmesinin ise 2027 yılını bulabileceği değerlendiriliyor.
KÜRESEL PETROL STOKLARI TARİHİ DÜŞÜŞE GİDİYOR
EIA'nın değerlendirmesine göre, süregelen arz kesintileri nedeniyle petrol stoklarındaki erime hızlanıyor. OECD ülkelerinin toplam sıvı yakıt stoklarının yıl sonunda 2003'ten bu yana görülen en düşük seviyeye gerilemesi bekleniyor.
Raporda, küresel petrol stoklarının yalnızca yılın ikinci çeyreğinde günlük ortalama 6,3 milyon varil azaldığı tahmin edilirken, mevcut arz sorunlarının tahmin dönemi boyunca stokların eski seviyelerine dönmesini engelleyebileceği kaydedildi.

YÜKSEK FİYATLAR TALEBİ BASKILIYOR
Petrol piyasasında arz tarafındaki sıkıntılara rağmen yüksek enerji fiyatları ve tüketimi azaltmaya yönelik politikalar nedeniyle küresel talep zayıflıyor. Özellikle Orta Doğu kaynaklı petrol sevkiyatlarına daha bağımlı olan Asya ülkelerinde talep daralmasının belirginleştiği belirtiliyor.
EIA, küresel petrol talebinin 2026 yılında günlük ortalama 1,1 milyon varil azalacağını öngörüyor. Bu tahmin, kurumun önceki aylarda açıkladığı artış beklentilerinden önemli ölçüde farklılaşmış durumda.
ABD ÜRETİMİNİ ARTIRIYOR
Öte yandan ABD'nin ham petrol üretiminde büyümesini sürdürmesi bekleniyor. EIA, ülkenin günlük ortalama ham petrol üretiminin 2026 yılında 13 milyon 720 bin varile ulaşacağını tahmin etti. Bu rakam önceki projeksiyonda 13 milyon 650 bin varil olarak açıklanmıştı.
2027 yılı için ise ABD üretiminin günlük ortalama 14 milyon 150 bin varile çıkması bekleniyor.
ARZ VE TÜKETİM DENGESİ
Kurumun tahminlerine göre küresel petrol arzı 2026 yılında günlük ortalama 98 milyon 990 bin varil seviyesinde gerçekleşecek. Aynı dönemde dünya genelindeki petrol tüketiminin ise günlük 102 milyon 860 bin varile ulaşması bekleniyor.
2027 yılında ise küresel arzın günlük 109 milyon 320 bin varile yükselmesi, tüketimin ise 105 milyon 320 bin varil seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ve bölgedeki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğine dikkat çekiyor.
TÜRKİYE'DE AKARYAKIT FİYATLARI İÇİN YENİ ZAM RİSKİ
Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş beklentisi, petrol ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan Türkiye açısından da akaryakıt maliyetlerinin artabileceğine işaret ediyor. Brent petrol fiyatının 95 dolar seviyesinin üzerine çıkması ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz risklerinin devam etmesi halinde, önümüzdeki dönemde benzin, motorin ve LPG fiyatlarında yeni zamların gündeme gelmesi bekleniyor.
Uzmanlar, uluslararası petrol fiyatlarının yanı sıra döviz kurundaki hareketlerin de pompa fiyatları üzerinde belirleyici olduğunu vurguluyor. Özellikle yaz aylarında küresel arz sıkıntısının sürmesi durumunda Türkiye'de akaryakıt fiyatlarında kademeli artışların yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Enerji piyasalarını yakından takip eden analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliğin uzaması halinde petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkabileceğini, bunun da Türkiye'de akaryakıt ürünlerine zam baskısını artırabileceğini ifade ediyor.





