MHP’li Özdemir, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı kapsamlı açıklamada; güvenlikten enerjiye, lojistikten siber alana kadar birçok sektörde yeni paradigmaların (temel modellerin) şekillendiğine dikkat çekti.

"Hürmüz Boğazı Krizi Alternatif Rota Arayışını Hızlandırdı"

Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmaların tedarik ağlarını sarstığını belirten İsmail Özdemir, dünyanın daha güvenli alternatifler aradığını ifade etti.
Özdemir, Gazze'deki haksız ve saldırgan politikalara karşı Türkiye'nin duruşunun, etrafındaki kenetlenmeyi artırdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
"İç ve dış gelişmelere bağlı belirsizlikleri başarıyla aşan Türkiye, kendi istikrarını koruyup yakın coğrafyası ile birlikte dünyanın geri kalanına da istikrar vaat eden bir anlayışı yaymayı başardı."

Suriye, Karabağ ve Karadeniz'de Ankara'nın Rolü

Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki dengeleyici rolüne dikkat çeken MHP Kayseri Milletvekili, izlenen stratejik adımları üç ana başlıkta özetledi:
Orta Doğu: Suriye iç savaşının Türkiye destekli dönüşümle sonlanması bölgede yeni umut kapıları araladı.
Kafkasya: Karabağ’ın işgalden kurtarılmasıyla Asya-Avrupa bağlantısında güvenli bir hat tesis edildi.
Karadeniz: Rusya-Ukrayna savaşında Montrö Antlaşması’ndan doğan hakların kararlılıkla uygulanması, gerginliğin Balkanlar'a yayılmasını engelledi.

UYAP Avukat Portalı’nda yeni dönem başlıyor: Eski giriş kanalı kapatılıyor
UYAP Avukat Portalı’nda yeni dönem başlıyor: Eski giriş kanalı kapatılıyor
İçeriği Görüntüle

"Terörsüz Türkiye Küresel Güç Olmanın Omurgasıdır"

Açıklamasının son bölümünde iç güvenlik ve küresel vizyon ilişkisine değinen Özdemir, "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefi, Türkiye’nin merkezi konumunu cazibe alanı haline getirecektir. Bu hedef milli akıl ve imkanlarımızla çağa yeniden yön verip, küresel güç olmamızı sağlayacak gündemlerin omurgası ve temelidir" diyerek sözlerini noktaladı.

MHP’li vekil Özdemir’in sosyal medya (X) hesabından yaptığı paylaşım şu şekilde:
TÜRKİYE MERKEZLİ BİR DÜNYA YÜKSELİYOR Ortadoğu’da ABD-İsrail ve İran arasında süregelen savaş sadece güvenlik alanında değil, ekonomi, enerji, lojistik, ulaşım, tarım ve siber alanı kapsayan son derece geniş bir sahada yeni paradigmaların şekillenmesini zaruri kıldı. Gazze ile başlayıp İsrail’in haksız, saldırgan ve vahşet dolu politikaları Türkiye’nin etrafında toplanan çevre ve ülkelerin sayısını arttırırken, mazlumların ümidi ile beraber kendi istikrar ve güvenliğini korumak isteyen kesimler de Türkiye’nin kıymetini aradan geçen her gün daha da fazla kavrıyor. Özellikle küresel ticaretin önemli bağlantı noktalarından birisi olan Hürmüz Boğazı’nın çatışmalardan etkilenmesi, tedarik ağlarını negatif yönlü sarsıcı biçimde etkilerken, daha güvenli ve istikrarlı alternatif rota arayışları ise hız kazandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile büyük bir devlet revizyonu gerçekleştiren Türkiye, iç ve dış gelişmelere bağlı olan belirsizlikler, sınamalar ve tehditleri başarıyla aşarken, kendi istikrarını koruyup, yakın coğrafyası ile birlikte dünyanın geri kalanına da istikrar vaat eden bir anlayışı yaymayı başardı. Suriye iç savaşının Türkiye destekli dönüşümle sonlanması Ortadoğu’da yeni umut kapılarını aralarken, Karabağ’ın işgalden kurtarılması sonrası Kafkasya’da süregelen barış ortamının tesisi ile Asya-Avrupa bağlantısında da güvenli bir hattın kurulmasını sağladı. Ukrayna ve Rusya savaşının Karadeniz’in geneline yayılmasını önelemek amacıyla Möntrö’den doğan haklarımızın kararlılıkla uygulanması ve korunması sayesinde de gerginliğin Balkanlar bölgesine yayılması engellendi.

Dolayısıyla aynı anda Avrupa, Ortadoğu ve Batı Asya sahasında istikrarlı bir iklimi hayata geçirme noktasında izlediğimiz Ankara merkezli politikalar sayesinde hamdolsun başarılı olduk. Gelinen aşamada ise “Türkiye Merkezli Küresel Nizam” inşasının gerçekleşmesi kaçınılmaz hale gelen 21. yüzyılın ilk önemli atılımı olmuştur. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefi ise Türkiye’nin merkezi konumunu cazibe alanı haline getirerek, milli akıl ve imkanlarımızla çağa yeniden yön verip, küresel güç olmamızı sağlayacak gündemlerin omurgası ve temeli olacaktır.

Kaynak: Samet Şifayin