Yüksek Mahkeme, işçinin daha sonra ücretlerinin ödenmediğini ileri sürmesine rağmen istifa sırasında sunduğu dilekçedeki ifadeyi esas alarak dikkat çeken bir karara imza attı.
İŞTEN AYRILDIKTAN SONRA MAHKEMEYE BAŞVURDU
Olay, yurt dışında faaliyet gösteren bir inşaat şirketinde çalışan işçinin görevinden ayrılmasıyla başladı. İşçi, işverene verdiği el yazılı dilekçede görevinden "kişisel sebepler" nedeniyle ayrılmak istediğini belirtti ve istifasının kabul edilmesini talep etti. İş sözleşmesinin sona ermesinin ardından Türkiye'ye dönen çalışan, çalışma süresi boyunca ücretlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmediğini öne sürerek yargı yoluna başvurdu.
TAZMİNAT VE İŞÇİLİK ALACAKLARINI TALEP ETTİ
Davacı işçi, açtığı davada yalnızca kıdem tazminatı talebinde bulunmadı. Çalıştığı dönemde hak ettiği birçok işçilik alacağının da ödenmediğini iddia eden işçi, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai alacağı, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile maaş alacaklarının tahsil edilmesini istedi. İşçi, ücretlerin düzensiz ödenmesinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesine yol açtığını savundu.
İŞVEREN İSTİFAYI GEREKÇE GÖSTERDİ
Davalı şirket ise işçinin iddialarını kabul etmedi. Şirket vekili, iş ilişkisinin tamamen çalışanın kendi isteğiyle sona erdiğini belirterek istifa eden bir kişinin kıdem ve ihbar tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını ileri sürdü. Ayrıca iş sözleşmesinde fazla çalışma hükümlerinin açık şekilde düzenlendiğini ve davacının çalışma koşullarının yasal sınırlar içerisinde olduğunu savundu.
YEREL MAHKEME İSTİFA DİLEKÇESİNİ ESAS ALDI
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, işçinin kendi el yazısıyla hazırladığı istifa dilekçesine dikkat çekti. Mahkeme, işçinin ayrılık gerekçesini açıkça "kişisel sebepler" olarak ifade ettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetti. Mahkemeye göre iş sözleşmesi işçinin kendi isteğiyle sona ermişti.
İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI DEĞİŞTİRDİ
Yerel mahkemenin kararına itiraz eden işçi, dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşıdı. İstinaf incelemesinde farklı bir değerlendirme yapıldı. Bölge Adliye Mahkemesi, dosyada yer alan delilleri değerlendirerek ücretlerin eksik veya düzensiz ödendiği yönündeki iddiaları dikkate aldı. Mahkeme, istifa dilekçesinde "kişisel sebepler" ifadesi bulunsa bile işçinin gerçekte ücretlerin ödenmemesi nedeniyle işten ayrıldığı kanaatine vararak kıdem tazminatının ödenmesine karar verdi.
DOSYA YARGITAY'A TAŞINDI
İşverenin temyiz başvurusu üzerine dosya bu kez Yargıtay'ın önüne geldi. İncelemeyi yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını hukuka uygun bulmadı. Yüksek Mahkeme, işçinin istifa dilekçesinde ücretlerin ödenmediğine, maaş alacaklarına veya başka bir haklı fesih nedenine ilişkin herhangi bir açıklamaya yer vermediğini vurguladı.
YARGITAY: KİŞİSEL SEBEPLER HAKLI FESİH NEDENİ DEĞİLDİR
Kararda, "kişisel sebepler" ifadesinin işverenden ya da iş yerinden kaynaklanan bir sorunu işaret etmediği, tamamen çalışanın özel hayatına ilişkin nedenleri ifade ettiği belirtildi. Bu nedenle söz konusu ifadenin haklı fesih nedeni olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı kaydedildi. Ayrıca işçinin istifa dilekçesini baskı altında yazdığına ya da gerçek iradesini yansıtmadığına ilişkin herhangi bir delil de sunamadığına dikkat çekildi.
OY BİRLİĞİYLE BOZMA KARARI VERİLDİ
Yargıtay, tüm bu gerekçeler doğrultusunda işçinin kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını oy birliğiyle bozdu. Böylece işçi, ücretlerinin ödenmediği yönündeki iddialarına rağmen kıdem tazminatı alma hakkını kaybetti.
UZMANLARDAN ÇALIŞANLARA KRİTİK UYARI
Karar, iş hukukunda istifa dilekçelerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Uzmanlara göre çalışanlar, işverenin ücret ödememesi, çalışma koşullarını ağırlaştırması veya başka bir haklı fesih nedeni bulunması halinde bunu istifa dilekçelerinde açık şekilde belirtmek zorunda. Aksi halde işten ayrılış sırasında kullanılan ifadeler, ileride açılacak davalarda çalışanın aleyhine güçlü bir delil olarak değerlendirilebiliyor.
BİRKAÇ KELİME BİNLERCE LİRALIK HAKKI ETKİLEYEBİLİYOR
Yargıtay'ın son kararı, özellikle kıdem tazminatı talep etmeyi planlayan çalışanlar açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. İşten ayrılırken kaleme alınan birkaç kelimenin bile yıllar süren dava süreçlerinin sonucunu değiştirebileceği bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Uzmanlar, çalışanların hak kaybı yaşamamak için istifa dilekçelerini hazırlarken hukuki sonuçlarını göz önünde bulundurmaları gerektiğini belirtiyor.




