İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla kamuoyu açıklaması yayımladı. Türk kadınları ve aile yapısı hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunan Ofluoğlu'nun demeçleri gündem oldu.

NÜFUS POLİTİKASI; EKONOMİ POLİTİKASIDIR

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan nüfus çağrısının Türkiye açısından da önemli olduğunun altını çizen İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu " Birleşmiş Milletler, Dünya Nüfus Günü’nde tüm ülkelere önemli bir çağrıda bulunmaktadır. Demografik değişimlerin yalnızca nüfusun artışı ya da azalışı üzerinden değil; insan onurunu, yaşam kalitesini, fırsat eşitliğini ve bireylerin geleceklerini özgürce planlayabilecekleri bir toplumsal düzen perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu çağrı, Türkiye açısından da son derece anlamlıdır. Çünkü nüfus politikası; yalnızca doğum sayılarını artırmaya yönelik teknik bir politika değildir. Nüfus politikası; ekonomi politikasıdır, sosyal devlet politikasıdır, eğitim politikasıdır, kadın politikasıdır, istihdam politikasıdır ve aynı zamanda bir kalkınma ve milli güvenlik politikasıdır. İYİ Parti olarak biz de Dünya Nüfus Günü’nü, sadece istatistiklerin konuşulduğu sembolik bir gün olarak değil; Türkiye’nin demografik geleceğini, aile yapısını ve sosyal devlet anlayışını yeniden değerlendirmek için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bugün Türkiye’nin en büyük nüfus sorunu, gençlerin çocuk istememesi değildir." ifadelerini kullandı

OFLUOĞLU: GENÇLER GELECEĞE GÜVEN DUYMUYOR

İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, "Asıl sorun; gençlerin geleceğe güven duymadığı, aile kurmanın giderek zorlaştığı ve çocuk sahibi olmanın ekonomik bir kaygıya dönüştüğü bir düzenin ortaya çıkmış olmasıdır. Bugün milyonlarca gencimiz evlense bile çocuk sahibi olmaktan korkuyor. İstese de evlenemiyor, işsiz kalmaktan korkuyor. Ev kiralayamamaktan korkuyor.

Tren yolunda inti'har vakası! Seferler gecikmeli yapılıyor
Tren yolunda inti'har vakası! Seferler gecikmeli yapılıyor
İçeriği Görüntüle

Çocuğunu nitelikli eğitimle buluşturamamaktan korkuyor. Kreş bulamamaktan korkuyor. Hayat pahalılığı karşısında ailesini geçindirememekten korkuyor. İşte tam da bu nedenle Türkiye’nin demografik meselesi, yalnızca nüfusun azalması değil; geleceğe duyulan güvenin azalmasıdır.

Türkiye’nin toplam doğurganlık hızı son yirmi yılda 2,38’den 1,42’e kadar gerilemiştir. Bu oran, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,10 seviyesinin oldukça altındadır. Bu tablo, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de sorunudur. Çünkü bu rakam; Yirmi yıl sonraki iş gücümüzdür. Otuz yıl sonraki sosyal güvenlik sistemimizdir.

Üretim kapasitemizdir. Ekonomik büyüme potansiyelimizdir. Bunun yanında Türkiye hızla yaşlanmaktadır. Önümüzdeki yıllarda yaşlı nüfus oranındaki artış ve çalışma çağındaki nüfusun azalması; sağlık sisteminden emeklilik sistemine, üretimden sosyal güvenliğe kadar birçok alanda yeni politikalar geliştirmeyi zorunlu kılmaktadır.

Demografi, günü kurtaran yaklaşımlarla yönetilemeyecek kadar stratejik bir konudur. Bugün aile kurmayı zorlaştıran şartları değiştirmeden doğurganlık hızındaki düşüşü tersine çevirmek mümkün değildir. Barınma sorunu çözülmeden… Genç işsizliği azaltılmadan… Gelir adaleti sağlanmadan… Kadınların çalışma hayatı ile annelik sorumluluğu arasında sıkışmasına son verilmeden… Nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaştırılmadan… Nüfus politikalarının başarılı olması beklenemez." dedi.

"AİLE EKONOMİK İSTİKRARLA GÜÇLENİR"

Son dönemde aileyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kampanyalar yürütülmekte ve farklı temalar kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Aileyi güçlendirmeye yönelik her samimi çabayı elbette önemsiyoruz. Ancak aileyi güçlendirmek; belirli bir yılı tema ilan etmekle değil, aileyi ayakta tutan ekonomik ve sosyal şartları güçlendirmekle mümkündür. Aile; güvenle güçlenir. Aile; adaletle güçlenir. Aile; ekonomik istikrarla güçlenir.

Aile; erişilebilir konut politikalarıyla güçlenir. Aile; çalışan anne ve babayı destekleyen kreşler, bakım hizmetleri ve aile dostu çalışma hayatıyla güçlenir. Devlet önce aileye güven vermelidir. Çünkü güvenin olmadığı yerde aile büyümez. Umudun olmadığı yerde çocuk dünyaya gelmez. İYİ Parti olarak nüfus politikasını yalnızca doğumu teşvik eden dar bir anlayışla ele almıyoruz. Biz; Gençlerin umutla aile kurabildiği, Kadınların çalışma hayatından kopmadan annelik yapabildiği, Her çocuğun kaliteli eğitim ve bakım hizmetlerine erişebildiği, Yerel yönetimlerin aileyi destekleyen sosyal hizmetlerde daha etkin rol aldığı, Yaşlı nüfusa yönelik bakım politikalarının bugünden planlandığı, Ve bütün bunların bilimsel veriler ışığında uzun vadeli bir Nüfus Stratejisi ile yönetildiği bir Türkiye hedefliyoruz. Çünkü nüfus politikası; seçim dönemlerinin değil, devlet aklının konusudur.

"GELECEĞE GÜVEN YENİDEN İNŞA EDİLDİĞİNDE AİLE GÜÇLENİR"

Buradan siyasi iktidara açık ve samimi bir çağrıda bulunuyoruz. Nüfus meselesini günlük siyasi tartışmaların konusu olmaktan çıkarın. Bu mesele, iktidarın değil; Türkiye’nin üretim gücünü, sosyal dayanışmasını ve geleceğini ilgilendiren stratejik bir meseledir. Gençlerin umutlarını yeniden yeşertecek ekonomik reformları hayata geçirin. Kadınların bakım yükünü paylaşacak sosyal politikaları güçlendirin. Barınma sorununu çözün.

Kreş hizmetlerini yaygınlaştırın. Aileyi destekleyen kalıcı sosyal devlet mekanizmalarını oluşturun. Ve Türkiye’nin demografik geleceğini, bilimsel verilere dayanan uzun vadeli bir devlet politikası hâline getirin. Bugün Dünya Nüfus Günü vesilesiyle bir kez daha ifade ediyoruz: Türkiye’nin geleceği; 25 yıldır devam eden siyasi hamaset ve bütçelendirilmeyen programlara, sonuçlandırılmayan vizyon belgelerine değil, gençlere yeniden umut verecek sürdürülebilir politikalara, güven veren bir hukuk düzen ve güçlü bir ekonomiye bağlıdır. Çünkü biliyoruz ki; Bir millet demografik canlılığını kaybetmeden önce geleceğe olan güvenini kaybeder.

Geleceğe güven yeniden inşa edildiğinde ise aile güçlenir, çocuklar umutla dünyaya gelir ve toplum yeniden geleceğini kurmaya başlar. İYİ Parti olarak mücadelemiz; yalnızca nüfusumuzu artırmak için değil, adaletin, liyakatin, üretimin, refahın ve umudun hâkim olduğu güçlü bir Türkiye’yi inşa etmektir. İYİ Parti olarak hedefimiz;

"İYİ AİLE, MUTLU AİLE ve MUTLU BİR TÜRKİYEDİR"

İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

Türkiye bunu başaracak güce sahiptir. Yeter ki insanı merkeze alan, bilimi rehber edinen ve geleceği bugünden planlayan bir iktidar tarafından yönetilsin. Saygılarımızla.

Kaynak: Kurum Bülteni