AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî’den Sultan Veled’e, Bayrampaşa Mevlevihanesi’nden Şeb-i Arûs merasimlerine kadar uzanan Kayseri’nin Mevlevîlik tarihini anlattı.
Cıngı, Mevlânâ İle Kayseri Arasındaki Bağı Anlattı
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kayseri’nin Mevlânâ ve Mevlevîlik tarihindeki yerine ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı.
“Mevlânâ ile Kayseri Arasındaki Asırlık Bağ” başlığıyla paylaşım yapan Cıngı, Mevlânâ denildiğinde ilk olarak Konya’nın akla geldiğini ancak onun manevî dünyasına uzanan yollardan birinin de Kayseri’den geçtiğini ifade etti.
Cıngı’nın paylaşımına göre, bu tarihî ve manevî bağın merkezindeki en önemli isimlerden biri Mevlânâ’nın yetişmesinde derin izler bırakan hocası Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî oldu.
Seyyid Burhâneddin 1240 Civarında Kayseri’ye Geldi
Mevlânâ’yı yıllarca irşad eden Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî, 1240 civarında Kayseri’ye geldi. Burada kendi çevresini oluşturan Seyyid Burhâneddin, hayatının son yıllarını da Kayseri’de geçirdi.
Cıngı, paylaşımında Mevlânâ’nın Kayseri’de yalnızca tasavvuf çevreleriyle sınırlı olmayan, devlet adamlarından âlimlere kadar uzanan güçlü bir çevresinin bulunduğuna da dikkat çekti.
Selçuklu emirlerinden Alâmeddin Kayser de Mevlânâ’nın yakınları arasında yer alıyordu. Alâmeddin Kayser, Mevlânâ’nın Konya’daki türbesinin yapımına büyük katkı sağladı.
Böylece Kayseri ile Mevlânâ arasındaki ilişkinin yalnızca bir ziyaret veya tesadüften ibaret olmadığı, Anadolu Selçuklu dünyasının ilim, tasavvuf ve devlet çevrelerini birbirine bağlayan güçlü bir irfan hattına dönüştüğü belirtildi.
Mevlânâ’nın Vefatından Sonra Da Kayseri İle Bağ Devam Etti
Mevlânâ’nın 1273 yılındaki vefatının ardından Kayseri ile kurulan bu bağ sona ermedi.
Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled, çeşitli vesilelerle Kayseri’ye geldi ve şehirde sema meclisleri düzenledi. Sultan Veled, kendi eserlerinde de Kayseri’de üst düzey bürokratlar ve eşraf arasında oluşan güçlü Mevlevî çevresinin izlerini bıraktı.
Kayseri’de oluşan bu gelenek ilerleyen yıllarda daha da güçlenerek kurumsal bir yapıya kavuştu.
Kayseri’de İki Mevlevihane Faaliyet Gösteriyordu
Cıngı’nın aktardığı bilgilere göre, Osmanlı dönemine gelindiğinde Kayseri’de Bayrampaşa ve İzzeddinpaşa Mevlevihaneleri faaliyet gösteriyordu.
Kayseri’deki Mevlevîlik geleneğinin önemli merkezlerinden biri ise Sadrazam Bayram Paşa tarafından 1637 yılında Kaleönü’nde yaptırılan Mevlevihane oldu.
Bayrampaşa Mevlevihanesi, yalnızca bir yapı olmanın ötesinde kendi içerisinde farklı bölümleri ve görevlileri bulunan kapsamlı bir merkez olarak faaliyet gösterdi.

Evliya Çelebi 1649 Yılında Mevlevihane’yi Anlattı
Evliya Çelebi, 1649 yılında Kayseri’ye geldiğinde Bayrampaşa Mevlevihanesi’nden de söz etti.
Cıngı’nın paylaşımında aktardığına göre Evliya Çelebi; avlusu, mutfağı, semahanesi ve musiki icra edilen mutribhanesiyle yaşayan bir dergâhı anlatıyordu.
Mevlevihane’nin vakfiyesinde ise burada görev yapan kişilere ilişkin oldukça ayrıntılı düzenlemeler bulunuyordu. Neyzenbaşından kudümzenine, aşçıdan naat okuyucusuna kadar görevlilerin alacağı ücretler dahi vakfiyede belirlenmişti.
Ayrıca Şeb-i Arûs merasimlerinin giderlerinin karşılanması için özel olarak kaynak ayrılmıştı.
1852 Kayseri Depreminde Yıkıldı
Kayseri’nin Mevlevîlik tarihinin önemli yapılarından Bayrampaşa Mevlevihanesi, 1852 yılında meydana gelen Kayseri depreminde yıkıldı.
Ancak Mevlevihane’nin hikâyesi burada sona ermedi. Yapı yeniden ayağa kaldırıldı ve 1898 yılında bir kez daha onarımdan geçirildi.
1912 yılına gelindiğinde ise Mevlevihane için kapsamlı bir genişletme projesi hazırlandı.
1912 Projesinde Dikkat Çeken Ayrıntılar
Hazırlanan genişletme projesinde Mevlevihane’nin farklı bölümleri ayrıntılarıyla ele alındı.
Projede semahane, kütüphane, derviş odaları, salon ve gusülhane gibi bölümlerin detaylı şekilde çizimleri yer aldı.
Bayrampaşa Mevlevihanesi bugün ayakta bulunmasa da Cıngı, yapının hikâyesinin Kayseri’nin Mevlevîlik tarihindeki yerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
“Kayseri Anadolu İrfanının Başlıca Merkezlerinden Biri”
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, paylaşımının sonunda Seyyid Burhâneddin’den başlayarak Mevlânâ, Sultan Veled ve Bayrampaşa Mevlevihanesi üzerinden devam eden tarihî çizginin yaklaşık yedi asırlık bir geçmişe sahip olduğuna dikkat çekti.
Cıngı, Kayseri’nin bu uzun tarihî süreç içerisindeki konumunu şu ifadelerle değerlendirdi:
“Bugün yapı ayakta olmasa da hikâyesi bize Kayseri’nin Mevlevîlik tarihindeki yerini bütün açıklığıyla gösteriyor. Seyyid Burhâneddin’den Mevlânâ’ya, Sultan Veled’den Bayrampaşa Mevlevihanesi’ne uzanan yaklaşık yedi asırlık bu çizgi, Kayseri’nin Anadolu irfanının şekillendiği başlıca merkezlerden biri olduğunu anlatıyor.”




