YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada tarım sektöründeki üretim ve pazarlama sorunlarına dikkat çekti. 2026 yılında bitkisel üretimde yüzde 16,5, meyve üretiminde ise yüzde 58 artış beklendiğini belirten Genç, buna rağmen çiftçinin ürününü düşük fiyata satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise gıdaya yüksek fiyatlarla ulaştığını söyledi.
Türkiye'nin üretimde bereket yılına girdiğini ancak çiftçinin gelirde kıtlık yaşadığını ifade eden Genç, Kayseri'deki elma üreticileri için de önemli uyarılarda bulundu.
Tarımsal Üretim Artıyor, Çiftçi Kazanamıyor
Yeni Yol Grubunun tarım sektöründeki üretim ve pazarlama sorunlarının araştırılmasına ilişkin önergesi üzerine TBMM Genel Kurulu'nda YENİ Parti adına konuşan Aşkın Genç, tarımsal üretimde beklenen yüksek artışın ne çiftçinin gelirine ne de tüketicinin daha uygun fiyatla gıdaya ulaşmasına yansıdığını söyledi.
Tarımsal girdilerdeki maliyet artışı ile üretici fiyatlarındaki gerilemeyi karşılaştıran Genç, çiftçinin üretim yaparken yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığını, hasat döneminde ise ürün fiyatlarının düştüğünü belirtti.
"Üreten Kazanamıyor, Tüketen Ucuza Alamıyor"
Türkiye'de tarımda ciddi bir çelişki yaşandığını dile getiren Genç, şu değerlendirmede bulundu:
"Çiftçi ürününü ucuza satıyor, vatandaş gıdayı pahalıya alıyor. Üreten kazanamıyor, tüketen ucuzluğa ulaşamıyor. Aradaki düzen ise hem çiftçinin hem vatandaşın cebinden büyüyor."
Genç, TÜİK'in 2026 yılı tahminlerine göre toplam bitkisel üretimin yüzde 16,5, meyve üretiminin ise yüzde 58 artmasının beklendiğini hatırlatarak, normal şartlarda bu artışın hem çiftçiye gelir hem de vatandaşa daha uygun fiyat olarak yansıması gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.
"Üretimde Bereket Var, Çiftçinin Gelirinde Kıtlık Var"
Çiftçinin artan maliyetler altında üretim yapmak zorunda kaldığını belirten Genç, gübre fiyatlarının geçen yıla göre yüzde 64 arttığını, tarımsal girdilerin ise son bir yılda yüzde 37 yükseldiğini ifade etti.
Buna karşın çiftçinin sattığı ürünlerin fiyatlarının haziran ayında yüzde 9 gerilediğini belirten Genç, uzun ömürlü bitkisel ürünlerde yıllık fiyat kaybının ise yüzde 31'i geçtiğini söyledi.
Genç, "Çiftçi tarlasına girerken enflasyonla, ürününü satarken fiyat çöküşüyle karşı karşıya. Türkiye üretimde bereket yılına girerken çiftçi gelirde kıtlık yaşıyor." dedi.

Elma Üreticide 18 Lira, Markette 89 Lira
Üretici ile market arasındaki fiyat farkına da dikkat çeken Genç, haziran ayında elmanın üreticide 18 liraya satıldığını, markette ise 89 liradan tüketiciye ulaştığını söyledi.
Bir kilogram elmada üretici ile tüketici arasında 71 liralık fark oluştuğunu belirten Genç, yaklaşık beş katlık fiyat farkının üreticiye yansımadığını ifade etti.
Fiyat zincirinin şeffaf olmadığını söyleyen Genç, "Bu farkın ne kadarı taşıma, ne kadarı depolama, ne kadarı aracılık, ne kadarı kâr bilmiyoruz. Fiyat düşünce zarar çiftçiye, fiyat yükselince fatura vatandaşa kalıyor." ifadelerini kullandı.
Kayserili Elma Üreticisi İçin Uyarı
Konuşmasında Kayseri'deki elma üreticilerine de değinen Aşkın Genç, geçen yıl kentte yaklaşık 31 bin ton elma üretildiğini hatırlattı.
Türkiye genelinde bu yıl elma üretiminin yüzde 94 artmasının beklendiğini belirten Genç, alım, depolama, işleme ve ihracat planlarının zamanında oluşturulmaması halinde yüksek rekoltenin Kayserili üretici için fiyat çöküşüne dönüşebileceğini söyledi.
Genç, bu durumun yalnızca fiyat sorunu olmadığını, çiftçinin üretimde kalıp kalamayacağını belirleyecek önemli bir mesele olduğunu ifade etti.
Tarımın Banka Borcu 1 Trilyon 450 Milyar Lirayı Aştı
BDDK'nin Mayıs 2026 verilerine göre tarım sektörünün bankalara olan nakdi kredi borcunun 1 trilyon 450 milyar lirayı aştığını söyleyen Genç, 2026 bütçesinde tarımsal destek programlarına ayrılan kaynağın ise 168 milyar lira olduğunu belirtti.
Tarım sektörünün banka borcunun, yıllık tarımsal destek tutarının yaklaşık dokuz katına ulaştığını ifade eden Genç, Mart 2026 itibarıyla 21 milyar liralık tarım kredisinin de takibe düştüğünü kaydetti.
Bu rakamlara gübre bayileri, tüccarlar ve kooperatiflere olan borçların dahil olmadığını belirten Genç, "Türkiye'de tarımı artık çiftçinin kazancı değil, bankanın kredisi döndürüyor. Üreticiye yeni kredi vermeyi tarım desteği diye anlatmak yanlış. Çiftçinin ihtiyacı yeni borç değil; ürettiği üründen geçinebileceği bir gelir." dedi.
"Türkiye'nin Üretim Kapasitesi Küçülüyor"
Aşkın Genç, 2002-2024 yılları arasında Türkiye'nin tarım alanlarının yaklaşık 26 milyon dekar daraldığını belirterek, bu kaybın Kayseri'de tarla bitkileri üretimi yapılan toplam alanın beş katından fazla olduğuna dikkat çekti.
Genç, yaşanan daralmanın yalnızca çiftçinin gelirini değil, Türkiye'nin üretim kapasitesini de olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.



