Kayseri Haber - Kayseri’nin Sarıoğlan ilçesinde bulunan ve son aylarda aldığı yağışlarla birlikte yüzey alanında kayda değer bir genişleme olan Tuzla Palas Gölü’nde yıllar sonra ilk kez flamingolar görülmeye başlandı.

Kesin korunacak hassas alanlar arasında anılan Tuzla Palas Gölü’nün yüzey alanı, Kayseri Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü verilerine göre bölgede etkili olan kar ve yağmur yağışlarının ardından 30 kilometrekareye yükseldi.

Biyolojik zenginliğiyle dikkat çeken, ve birçok kuş türüne ev sahipliği yaparak, konaklama, üreme ve beslenme imkanı sağlayan göl, su seviyesinin artmasıyla Anadolu'da "allı turna" olarak bilinen flamingolara uzun yıllar sonra yeniden ev sahipliği yapmaya başladı.

213 kuş türü yaşıyor
Göç yolu üzerinde olması nedeniyle 213 kuş türünün yaşadığı tespit edilen alanda, genellikle flamingo, angut, turna, fiyu, çamurcun, küçük cılbıt, kumkuşu, kızılkumkuşu, dövüşkenkuş, akkanatlı sumru, batak düdükçünü, dere düdükçünü ve yeşilbacak gibi türler gözlemleniyor.

-"Flamingolar bu yıla kadar bizim için bir efsaneydi"
AA muhabirine konuşan Palaslılar Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Murat Özdemir,, flamingoların 40 yılı aşkın sürenin ardından Tuzla Palas Gölü'ne gelmesinin bölgede doğal hayatın yeniden canlandığını gösterdiğini söyledi.
Bölgede daha önce hiç flamingo görmediğini belirten Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
"Yıllardır dedelerimizden ve babalarımızdan dinlediğimiz, daha önce hiç görmediğimiz için bundan sonra göremeyeceğimizi düşündüğümüz, bir efsane sandığımız, aşkın, güzelliğin, zarafetin sembolü flamingoları görme imkanı bulduk.
Flamingolar bu yıla kadar bizim için bir efsaneydi çünkü burada flamingo olduğunu bize büyüklerimiz söylerdi. 40 yıldır havzada yaşanan su sıkıntısı nedeniyle gelmeyen flamingolar bu sene buraya akın etti.
Bu da havzanın 40 yıl önceki ekosistemine yeniden kavuştuğunun bir göstergesi. Flamingoların beslenme alanlarının genişlemiş olmasından dolayı yıllar sonra onları burada misafir ediyoruz."
Özdemir, yöre halkı olarak flamingoların bölgede daha çok vakit geçirebilmeleri için çaba gösterdiklerini, havzaya ulaşamayan suları kendi imkanlarıyla kanallar açarak göle getirdiklerini sözlerine ekledi.







