Kayseri Haber / Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, yapay zekânın insan aklından farkını “veri temelli ve taklitçi” yapısıyla değerlendirdi.
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, yapay zekâ kullanımına ilişkin yaptığı paylaşımda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın çalışma mantığını ve insan aklıyla olan farklarını detaylı şekilde ele alan Karamustafa, özellikle makine öğrenmesi ve insan doğası arasındaki ayrımı vurguladı.
Yapay zekâ veriyle şekilleniyor
Karamustafa açıklamasında, yapay zekânın temel olarak veriyle beslenen bir sistem olduğuna dikkat çekerek, “Yapay zekâ, temelde veriyle beslenen, örüntüleri yakalayan ve bu örüntüleri optimize eden bir algoritma yığınıdır” ifadelerini kullandı.
Bu sistemin merkezinde ise makine öğrenmesinin yer aldığını belirten Karamustafa, makine öğrenmesinin deneyimle öğrenen ancak bu öğrenme biçiminin insanınkinden farklı olduğunu ifade etti.
Makine öğrenmesi insan gibi gelişmez
Makine öğrenmesinin hata yaparak geliştiğini belirten Karamustafa, bu sürecin insan aklındaki öğrenme mekanizmasıyla aynı olmadığını vurguladı. İnsan aklının doğuştan bazı özelliklerle geldiğini ifade eden Karamustafa, Aristoteles’in “tabula rasa” yaklaşımına da değinerek insanın tamamen boş bir zihinle dünyaya gelmediğini dile getirdi.
Fıtrat vurgusu dikkat çekti
Açıklamasında “fıtrat” kavramına da yer veren Karamustafa, insanın doğuştan gelen yönelimlere sahip olduğunu belirtti. Fıtratın, iyiye, doğruya ve güzele yönelten içsel bir pusula olduğunu ifade eden Rektör, bu durumun yapay zekâ ile en temel ayrım noktası olduğunu dile getirdi.

Yapay zekâ verilen veri kadar biliyor
Makine öğrenmesinin sıfırdan başladığını belirten Karamustafa, yapay zekânın yalnızca kendisine verilen veri kadar bilgiye sahip olabildiğini söyledi. İnsan gelişiminin ise çok daha farklı süreçlerden geçtiğini belirten Karamustafa, bir çocuğun gelişiminde aile, çevre ve inanç sistemlerinin önemli rol oynadığını ifade etti.
“Taklit, aslın yerini tutamaz”
Yapay zekânın öğrenme sürecini “taklitçi bir ezber” olarak nitelendiren Karamustafa, bu sistemin asla insanın yerini tam anlamıyla alamayacağını vurguladı. Açıklamasının sonunda ise yapay zekânın yalnızca veriye bağlı olduğuna dikkat çekerek, “Taklit ise asla aslın aynısı olamaz. Çünkü o, sadece veriye tabidir” ifadelerini kullandı.
Kayseri Üniversitesi Rektörü’nün bu açıklamaları, yapay zekâ teknolojisinin sınırları ve insan aklının doğası üzerine yeniden tartışma başlatacak nitelikte değerlendiriliyor.
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa yaptığı paylaşım ile yapay zekâ kullanımı ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Yapılan açıklamada,
“Yapay zekâ, temelde veriyle beslenen, örüntüleri yakalayan ve bu örüntüleri optimize eden bir algoritma yığınıdır.
Makine öğrenmesi ise onun kalbidir: Deneyimle “öğrenir”, hata yaparak “gelişir”, ama bu öğrenme ve gelişme, insanınki gibi değildir.
İnsanın aklı, Aristoteles’in dediği gibi, “tabula rasa [boş levha]” değildir; fıtratla donatılmıştır.
Fıtrat; o doğuştan gelen, yaratılıştan kaynaklanan meyildir; iyiye, doğruya, güzele yönelen adeta içsel pusuladır.
Makine öğrenmesi ise sıfırdan başlar. Ona verilen veri ne ise, o kadarını bilir.
Bir çocuğun fıtratındaki açlık tokluk hissi, tehlike karşısındaki refleksi, anne kucağında, baba nasihatinde, İlahi vahiyde şekillenirken; yapay zekânın “çıktıları” sadece eğitim setindeki etiketlerdir.
Yapay zekânın “öğrenmesi”, bir nevi taklitçi bir ezbercilikten öteye geçmez. Taklit ise asla “aslın” aynısı olamaz. Çünkü o, sadece, veriye tabidir” ifadelerini kullandı.





