Kurban Bayramı yaklaşırken, toplumun geniş kemsinde heyecan değil,derin bir kaygı hakim.Bayramın ruhunu oluşturan paylaşma,yardımlaşma ve dayanışma duyguları,ne yazık ki ekonomik gerekçelerin gölgesinde kalıyor.Çünkü artık birçok vatandaş için kurban kesmek bir ibadet olmasının ötesinde,ulaşılması güç bir lüks haline gelmiş durumda.

Alım gücündeki ciddi düşüş, yalnızca kurbanlık fiyatlarını değil, sofralardaki temel gıdayı da etkiliyor. Bugün dar gelirle bir aile için et almak, eskisi gibi sıradan bir ihtiyaç değil;planlanması gereken bir harcama.Hal böyle olunca,Kurban Bayramı’nın anlamı da ister istemez sorgulanır hale geliyor.

Düşük maaşlı emekliler, asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlar, SGK ve memur emeklileri… Hepsi yaklaşan bayram öncesinde aynı soruyu soruyor: “Bu yıl kurban kesebilecek miyiz?” Daha da acısı, bazıları için bu soru bile lüks; çünkü artık bayram değil,temel ihtiyaçları karşılayabilmek.

Bir emekli düşünün… Yıllarca çalışmış ,üretmiş,ülkesine katısağlamış.Ama bugün aldığı maaşla ne torununa harçlık verebiliyor ne de bayram sofrasına kurulabiliyor.Bir asgariücretli düşünün…. Ay sonunu getirebilmek için borçla yaşayan, bayram geldiğinde ise çocuklarına mahcup olmamak için çırpınan.

Oysa bayramlar, kırgınlıkların unutulduğu,sofralarınpaylaşıldığı,gönüllerin birleştiği zamanlardır.Ancak ekonomik sıkıntılar,bu manevi iklimi zedelemeye başladı.İnsanlar artık bayramı sevinçle değil,hesap kitap yaparak karşılıyor.

Kurbanlık fiyatlarının geldiği nokta, sadece bir piyasa meselesi değildir.Bu tablo,aynı zamanda gelir dağılımındakiadaletsizliğin,ekonomik dengenin bozulduğunun ve toplumun geniş kesimlerinin geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğinin bir göstergesidir.

Unutulmamalıdır ki, bayramın ruhu sadece kesilen kurbanla değil, hissedilen birlik duygusuyla yaşar. Ancak bu duygunun ayakta kalabilmesi için insanların önce geçim derdinden bir nebze olsun kurtulması gerekir. Açlık sınırda yaşayan bir toplumdan bayram coşkusu beklemek, gerçeklerle bağdaşmaz.

Bugün yapılması gereken, sadece ekonomik verileri düzeltmek değil; insanlara yeniden nefes aldıracak bir düzen kurmaktır. Çünkü bayram, ancak herkes için bayram olduğunda anlamlıdır.

Aksi halde, kurbanlıklar yakmaya, hayat pahalılığı ise maneviyatı zedelemeye devam edecektir.

Benden Yazması…