Kayseri’de geçmişte kimsesizlerin defnedildiği Garipler Mezarlığı olarak bilinen tepenin altında, yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen anıtsal bir mezar ortaya çıkarıldı. Varlıklı bir kadına ait olduğu değerlendirilen mezardan altın ve gümüş eşyaların yanı sıra, kadının ağzına yerleştirilmiş 7,85 gram ağırlığında Augustus dönemine ait altın sikke bulundu.
Kayseri’nin Kalbinde 2 Bin Yıllık Tarih Çıktı
Kayseri’nin bugün kent merkezinde kalan ve bir dönem “Garipler Mezarlığı” olarak bilinen tepenin geçmişi, yaklaşık 2 bin yıl öncesine uzanan dikkat çekici bir arkeolojik keşfi saklıyordu.
Seyyid Burhaneddin Mezarlığı’nın kuzeydoğu tarafında, Gültepe Parkı’nın hemen yakınında bulunan tepe, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar kimsesizlerin defnedildiği bir mezarlık olarak kullanıldı. Halk arasında da bu nedenle “Garipler Mezarlığı” adıyla anıldı.
Ancak tepenin altında çok daha eski bir mezarın bulunduğu, bölgenin 1970’li yılların başında tesviye edilmesi sırasında ortaya çıktı.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kültür yayınlarında da yer verilen bilgilere göre, o dönemde Seyyid Burhaneddin Mezarlığı bugünkünden daha geniş bir alana yayılıyordu. Mezarlığın kuzeydoğu köşesine yakın küçük tepe ise halk tarafından Garipler Mezarlığı olarak biliniyordu.
Belediyenin 1970 yılında tepeyi kaldırmaya başlamasıyla birlikte, toprağın altında Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen anıtsal bir mezar yapısı ortaya çıktı.
Tepe Kaldırılırken Anıtsal Mezar Bulundu
Mehmet Eskioğlu’nun 1989 yılında yayımlanan “Garipler Tümülüsü ve Kayseri'deki Tümülüs Tipi Mezarlar” başlıklı çalışmasında ayrıntılarıyla anlatılan keşif, bölgenin arkeolojik geçmişine ışık tutuyor.
Eskioğlu’nun aktardığı bilgilere göre Garipler Mezarlığı Tepesi yaklaşık 45 metreye 80 metre ölçülerinde ve 5 metre yüksekliğindeydi.
1970/1971 yıllarında bölgenin yapılaşma amacıyla tesviye edilmesi sırasında daha eski bir mezar yapısına rastlanması üzerine müze uzmanları çalışmaya müdahale etti. Böylece alanda bir kurtarma kazısı gerçekleştirildi.
Kazı sonucunda ortaya çıkarılan yapı, sıradan bir mezar değildi. Tonozla örtülü, anıtsal özellikler taşıyan bir tümülüs mezarıydı. Mezar odasında bulunan eşyaların ilk yerleştirildikleri konumda, yani in situ olarak ele geçirilmesi ise keşfin bilimsel açıdan önemini artırdı.
Mezarda Varlıklı Bir Kadının Gömülü Olduğu İddiası
Mezar odasındaki buluntuların zenginliği ve yapının anıtsal mimarisi, araştırmacıların mezarda önemli ve varlıklı bir ailenin genç kadın ferdinin gömülü olduğu değerlendirmesine ulaşmasını sağladı.
Mezarda çok sayıda değerli eşya bulundu. Arkeolojik envantere giren buluntular arasında altın ve gümüş eserlerin yanı sıra cam, kristal, mermer ve pişmiş topraktan yapılmış çeşitli objeler de yer aldı.
Buluntular arasında; Altın sikke, 7,06 gram ağırlığında altın levha, 85 adet ince altın yaprak, altın kapaklı sürmelik, kırmızı cam vazo, kristal koku şişeleri, gümüş leğençe, gümüş içki kabı, gümüş sürahiler, gümüş kadehler, gümüş süzgeç, mermer kaplar, pişmiş toprak şişeler, altın iplikler bulunuyordu.
Mezardaki buluntular, dönemin varlıklı kesiminin cenaze gelenekleri ve kullandığı değerli eşyalar hakkında da önemli bilgiler ortaya koydu.
Altın Kadının Ağzından Çıktı
Garipler Tümülüsü’ndeki buluntular arasında en dikkat çekici olanlardan biri ise altın sikkeydi. Araştırmacılara göre kafatasının temizlenmesi sırasında yaklaşık 18 milimetre çapında ve 7,85 gram ağırlığında bir altın sikke bulundu.
Sikkenin konumu, bunun doğrudan kadının ağzının içine bırakıldığını gösteriyordu. Bu ayrıntı, mezarın yalnızca sahip olduğu değerli eşyalar nedeniyle değil, gömü geleneği açısından da dikkat çekici olmasını sağladı.
Mezardan çıkarılan altın sikke de sıradan bir para değildi. Sikkenin üzerinde Roma İmparatoru Augustus’un portresi ile Roma askeri sembollerinin bulunduğu belirtildi. Araştırmacılara göre sikke MÖ 2 yılında basılmıştı.
Böylece bugün Kayseri’nin merkezinde, geçmişte kimsesizlerin defnedildiği bir tepe olarak bilinen alanın altında Roma döneminin erken yıllarına uzanan anıtsal bir mezarın bulunduğu ortaya çıkarılmıştı.
İskeletin Üzerinde 85 Altın Yaprak Bulundu
Mezardaki altın buluntular bununla da sınırlı değildi. Araştırmacılar iskeletin üzerinden 85 adet son derece ince altın yaprak topladı. Her birinin yaklaşık 3,5 santimetreye 2,5 santimetre ölçülerinde olduğu kaydedildi.
Kadının üzerindeki elbisenin zaman içerisinde tamamen çürüdüğü, ancak elbiseyi süsleyen altın ipliklerin günümüze kadar ulaştığı belirtildi. Mezarda ayrıca 7,06 gramlık altın levha da bulundu.




