Elitaş Çanakkale’den seslendi: Çanakkale bir şuur, bir kimlik, bir kaderdir
Elitaş Çanakkale’den seslendi: Çanakkale bir şuur, bir kimlik, bir kaderdir
İçeriği Görüntüle

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Mahmut Arıkan, Filistin devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmasının engellenmesine dikkat çekerek, Netanyahu’ya tepki gösterdi.

Konuyla ilgili konuşan Mahmut Arıkan, “Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda sergilenen sahneye karşı açık yüreklilikle haykıralım: Bugünkü uluslararası düzende hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hâkimdir. Bu düzen; Gazzeli bebeklerin katledildiği, Minaplı kız çocukların üzerine bombaların yağdığı, milyonlarca insanın yerinden edildiği bir dünyada, bütün bunların siyasi sorumluluğunu taşıyanların Birleşmiş Milletler kürsüsünden “hukuk”, “barış” ve “medeniyet” nutukları atabildiği bir düzendir” diye konuştu.

‘ÇİFTE STANDARDIN EN AÇIK GÖSTERGELERİNDEN BİRİDİR’

Çifte standart yapıldığını belirten Arıkan, “Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılması engellenirken, tescilli soykırım suçlusu, katil Netanyahu’nun BM kürsüsünden dünyaya seslenebilmesi bu düzenin adalet anlayışındaki çifte standardın en açık göstergelerinden biridir” ifadelerini kullandı.

‘DÜNYAYI BEŞ ÜLKENİN İNSAFINA BIRAKMAYACAK ADİL BİR DÜZEN KURABİLMEKTİR’

Mesele bütün devletleri aynı kefeye koymak değildir diyen Arıkan, “Mesele; başta ABD ve İsrail olmak üzere, uluslararası hukuku kendi çıkarlarına göre eğip bükenlerin, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayanların karşısında insanlığın ortak iradesinin neden sonuç üretemediğidir. Dünya beşten büyüktür; ama mesele yalnızca beşten büyük olmak da değildir. Mesele, dünyayı beş ülkenin insafına bırakmayacak adil bir düzen kurabilmektir” şeklinde konuştu.

‘ADALET ZEMİNİ OLMAK ZORUNDADIR’

Sözlerini sürdüren Mahmut Arıkan, şöyle konuştu: “Birleşmiş Milletler güçlülerin ayrıcalıklarını koruyan bir mekanizma değil, mazlumun hakkını zalime karşı koruyabilen bir adalet zemini olmak zorundadır. Aynı salonlarda aynı konuşmaları yaparak, aynı kınama cümlelerini tekrarlayarak zulmü durduramıyoruz. Bu düzen çürümüştür. Bu düzen iflas etmiştir. Bu düzen değişmelidir. Bizim mücadelemiz; gücün haklı olduğu bir dünyanın yerine, hakkın güçlü olduğu Adil ve Yeni Bir Dünya kurma mücadelesidir.”

Kaynak: Haber Merkezi