Ankara’da Pakistan Bağımsızlık Günü dolayısıyla Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd’in ev sahipliğinde program düzenlendi. Programa katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye-Pakistan ilişkilerinden Mekke Savunma Anlaşması'na, ekonomik işbirliğinden bölgesel güvenliğe kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Yılmaz'dan Pakistan'a Bağımsızlık Günü Mesajı
Pakistan halkının Bağımsızlık Günü'nü kutlayan Yılmaz, bu anlamlı günde Pakistanlılarla bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.
Pakistan'ın huzur, istikrar ve refahının daim olmasını dileyen Yılmaz, Pakistan'ın kurucularını, ülkenin kuruluşunda büyük fedakârlık gösteren Pakistan halkını ve bugüne kadar ülkeye katkı sağlayan herkesi saygı ve şükranla andığını ifade etti.
Türkiye-Pakistan Dostluğunun Tarihi Köklerine Dikkat Çekti
Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluğun Pakistan'ın kuruluşundan çok daha eskiye dayandığını vurgulayan Yılmaz, Türk İstiklal Harbi sırasında Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine verilen desteğin Türk milletinin hafızasında özel bir yere sahip olduğunu belirtti.
Bu tarihi dayanışmanın iki ülke arasındaki kardeşliğin halkların gönlünde kök salmış kadim bir bağ olduğunu gösterdiğini söyleyen Yılmaz, ilişkilerin ortak tarih, müşterek değerler ve zor zamanlarda birbirinin yanında olma iradesinden beslendiğini kaydetti.

Pakistan'ın 1947 yılında bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye'nin yeni Pakistan devletini tanıyan ilk ülkeler arasında bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, iki ülke arasındaki ilişkilerin o tarihten bu yana karşılıklı saygı, güven ve dayanışma temelinde geliştiğini ifade etti.
“Pek Çok Sınamada Omuz Omuza Durduk”
Türkiye ve Pakistan'ın bölgesel ve küresel ölçekte yaşanan pek çok sınamada birbirinin yanında olduğunu dile getiren Yılmaz, doğal afetlerden terörle mücadeleye, insani krizlerden uluslararası meselelerdeki istişarelere kadar uzanan dayanışmanın iki ülke ilişkilerinin derinliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Türkiye-Pakistan ilişkilerinin bugün kapsamlı ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık anlayışıyla ilerlediğini belirten Yılmaz; savunma sanayii, güvenlik, ticaret, yatırım, enerji, ulaştırma, eğitim, teknoloji ve bağlantısallık alanlarında işbirliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yılmaz: İyi Siyasi İlişkiler Daha Fazla Ekonomik İlişki Üretmeli
İki ülke arasındaki mevcut potansiyelin daha etkin kullanılması gerektiğine işaret eden Yılmaz, ekonomik ilişkilerin halkların refahına doğrudan katkı sağlayacak seviyelere taşınmasının hedeflendiğini söyledi.
Türkiye ile Pakistan arasındaki siyasi ilişkilerin son derece güçlü olduğunun altını çizen Yılmaz, “Bu kadar iyi siyasi ilişkiler daha fazla ekonomik ilişki üretmeli. Bunu da inşallah hep birlikte başaracağız” dedi.

Yılmaz, Türkiye ve Pakistan arasında kurumsallaşan yüksek düzeyli stratejik işbirliği mekanizmasının yanı sıra son dönemde ortaya konulan siyasi iradenin ilişkilere yeni bir dinamizm kazandırdığını, imzalanan anlaşmalar ve ortak projelerin de bunun somut sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade etti.
Mekke Savunma Anlaşması'na Dikkat Çekti
Türkiye-Pakistan ilişkilerinin bölgesel boyutunun giderek daha fazla önem kazandığını belirten Yılmaz, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mekke Savunma Anlaşması'nın yalnızca üç ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeye yönelik bir düzenleme olmadığını vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi:
“Bu anlaşma üç kardeş ülkenin ortak güvenlik anlayışını, dayanışma iradesini ve bölgesel barış ve istikrarı sahiplenerek koruma kararlılığını ortaya koyan son derece önemli tarihi bir adımdır.”
Savunmanın Yanı Sıra Ekonomi, Enerji Ve Teknoloji
Mekke Anlaşması'nın savunma ve güvenliğin yanı sıra farklı alanlarda da yeni imkânlar sağlayacağını belirten Yılmaz, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliğinin ekonomi, enerji, ulaştırma, teknoloji ve diğer alanlarda geliştirilmesinin önemine değindi.
Üç ülkenin birbirini tamamlayan imkân ve kabiliyetlerinin bu sayede daha etkin değerlendirilebileceğini ifade eden Yılmaz, Pakistan'ın güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınmasının yalnızca Pakistan için değil, Güney Asya ve daha geniş bölgenin geleceği açısından da önemli olduğunu söyledi.
Türkiye'den Pakistan'ın Terörle Mücadelesine Destek
Türkiye'nin Pakistan'ın terörizmle mücadelesini ve güvenlik alanındaki meşru hassasiyetlerini desteklediğini belirten Yılmaz, bölgesel meselelerin diyalog, diplomasi, uluslararası hukuk ve karşılıklı anlayış temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası platformlarda Türkiye ve Pakistan arasındaki eşgüdüme büyük önem verdiklerini dile getiren Yılmaz, Filistin meselesi, İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sınamalar, terörizmle mücadele ve insani krizler gibi birçok konuda iki ülkenin yakın dayanışma içerisinde olduğunu söyledi.

“İlişkilerimizin En Kalıcı Güvencesi Halklarımız Arasındaki Bağlardır”
Yılmaz, Türkiye-Pakistan ilişkilerinin en kalıcı güvencesinin devletler arasındaki işbirliğinin ötesinde iki ülke halkı arasındaki samimi bağlar olduğunu ifade etti.
Türkiye'de eğitim gören Pakistanlı öğrencilerin, Pakistan'da faaliyet gösteren Türk kurumlarının, iş insanları arasında gelişen ortaklıkların ve toplumlar arasındaki temasların kardeşliğin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan güçlü kanallar olduğunu belirtti.
Büyükelçi Cüneyd: Türkiye Gibi Yakın Dostlara Sahip Olduğumuz İçin Şanslıyız
Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd de programda yaptığı konuşmada Pakistan'ın bilim ve teknoloji, savunma, uzay araştırmaları, eğitim, tıp, girişimcilik, spor, kültür ve sanat alanlarındaki başarılarına dikkat çekti.
Pakistanlıların dünyanın farklı bölgelerinde yaşadıkları ve çalıştıkları toplumların ilerlemesine ve refahına katkıda bulunduğunu ifade eden Cüneyd, Pakistan'ın iyi ve kötü günlerinde yanında duran Türkiye gibi yakın dostlara ve kardeşlere sahip olduğu için şanslı olduğunu söyledi.
Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşliğin ortak inanç, tarihi dayanışma ve karşılıklı saygıyla şekillendiğini belirten Cüneyd, iki ülke arasındaki ortaklığın savunma, ticaret, eğitim ve kültür başta olmak üzere çok çeşitli alanlarda gelişmeye devam ettiğini kaydetti.




