Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde 86 yıl aradan sonra yeniden kılınan ilk cuma namazının yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Ayasofya'da restorasyon ve güçlendirme çalışmaları sürerken paylaşım yapan Büyükkılıç, tarihi kararın milletin gönlünde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde sürdürülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi. Ana kubbede gerçekleştirilecek güçlendirme çalışmalarının güvenli ve kesintisiz şekilde yürütülebilmesi amacıyla kurulan geçici çelik çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip koruyucu branda ile kaplanmasına başlandı.

Ayasofya Camı (1)

Bilim Heyeti'nin rehberliğinde sürdürülen çalışmalar kapsamında tarihi yapı iklim koşullarına karşı korunurken, eşsiz mozaiklerin güvenliği de sağlanıyor. Restorasyon sürecinin, yapının özgün dokusuna zarar verilmeden büyük bir hassasiyetle devam ettiği belirtildi.

Bu gelişmelerin yaşandığı günlerde Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasının yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj paylaştı.

‘Milletimizin Gönlünde Müstesna Bir Yer Edindi’

Başkan Memduh Büyükkılıç paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"86 yıl sonra yeniden ibadete açılan Ayasofya-i Kebir Camii'nde kılınan ilk cuma namazının yıl dönümünü hamd ve şükürle yâd ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde alınan bu tarihi karar, milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Rabbim Ayasofya'nın kubbesinden yükselen ezanları kıyamete kadar susturmasın"

Ayasofya Neden 86 Yıl Cami Olarak İbadete Kapalı Kaldı?

Ayasofya'nın "86 yıl kapalı kaldığı" ifadesi, yapının tamamen ziyarete kapalı olduğu anlamına gelmiyor. Bu süre, cami olarak ibadete kapalı kaldığı dönemi ifade ediyor.
1453 yılında İstanbul'un fethiyle camiye dönüştürülen Ayasofya, yaklaşık 481 yıl boyunca ibadethane olarak hizmet verdi. 24 Kasım 1934 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülen yapı, 1 Şubat 1935'te müze olarak ziyarete açıldı ve 2020 yılına kadar bu statüsünü korudu.

Ayasofya Camı (4)

Yeniden İbadete Açılma Süreci

Ayasofya'nın yeniden cami statüsüne kavuşması için yıllar boyunca çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vakıflar tarafından hukuki girişimlerde bulunuldu.

Sürecin en önemli dönüm noktası, Danıştay 10. Dairesi'nin 2 Temmuz 2020 tarihinde 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını hukuka aykırı bularak iptal etmesi oldu. Bunun ardından 10 Temmuz 2020 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Ayasofya'nın yönetimi Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredildi ve yeniden ibadete açıldı.

Bugünkü Camikebir'in altında Kayseri'nin unutulmuş Selçuklu Üniversitesi mi yatıyor?
Bugünkü Camikebir'in altında Kayseri'nin unutulmuş Selçuklu Üniversitesi mi yatıyor?
İçeriği Görüntüle

İlk Cuma Namazı 24 Temmuz 2020'de Kılındı

Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi'nde 86 yıl aradan sonra ilk cuma namazı 24 Temmuz 2020 tarihinde kılındı. Tarihi programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet erkânı, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve on binlerce vatandaş katıldı. Program kapsamında Kur'an-ı Kerim tilavetleri gerçekleştirildi, dualar edildi ve cuma hutbesi okundu.

Yaklaşık 1500 Yıllık Dünya Mirası

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi yalnızca bir ibadethane değil, yaklaşık 1500 yıldır ayakta duran dünyanın en önemli kültürel miraslarından biri olarak kabul ediliyor.

Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini aynı çatı altında buluşturan yapı; mimarlık, mühendislik, sanat tarihi, dinler tarihi, siyaset ve kültürel miras açısından eşsiz bir değer taşıyor.

Üç Kez İnşa Edildi

Bugünkü Ayasofya, aynı yerde inşa edilen üçüncü yapı olma özelliğini taşıyor.
İlk Ayasofya, İmparator II. Constantius döneminde 360 yılında "Megale Ekklesia" adıyla tamamlandı ancak 404 yılındaki isyanlarda yandı.

İkinci yapı ise II. Theodosius tarafından 415 yılında yaptırıldı ve 532 yılındaki Nika İsyanı sırasında tamamen yok edildi.

Bugün ayakta bulunan üçüncü Ayasofya ise İmparator Justinianus tarafından Trallesli Anthemios ve Miletli İsidoros'a yaptırıldı. Yaklaşık 10 bin işçinin görev aldığı yapı, yalnızca 5 yıl 10 ay gibi olağanüstü kısa bir sürede tamamlandı.

Rivayete göre Justinianus açılış günü içeri girerek, "Ey Süleyman, seni geçtim" sözünü söyledi. Bu ifade, Kudüs'teki Hz. Süleyman Mabedi'ne gönderme yaparken, Ayasofya'nın dönemin en görkemli mabedi olarak görüldüğünü de ortaya koyuyor.

Kubbesi Yüzyıllardır Mühendisleri Hayran Bırakıyor

Ayasofya'nın yaklaşık 31 metre çapındaki kubbesi yerden 55-56 metre yükseklikte bulunuyor. Dört büyük kemer üzerine oturan kubbe, yarım kubbelerle destekleniyor.
İlk kubbe 558 yılındaki depremde çöktü. Yeniden inşa edilirken daha yüksek tasarlandı, eğimi artırıldı ve daha hafif malzemeler kullanıldı. Böylece yapı çok daha dayanıklı hale getirildi.

Modern mühendislik araştırmaları da Ayasofya'nın hafif tuğlalar, kalın harç tabakaları, esnek bağlantılar ve yük dağıtan kemer sistemi sayesinde depremlere karşı oldukça dayanıklı olduğunu gösteriyor.

Mimar Sinan'ın Müdahaleleri Yapıyı Geleceğe Taşıdı

İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye dönüştürülen Ayasofya'nın en kritik restorasyonlarından biri 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından gerçekleştirildi.

Yapıda oluşan çatlaklar üzerine dış destek payandaları ekleyen Mimar Sinan, kubbeyi güçlendirdi ve taşıyıcı sistemi yeniledi. Araştırmacılara göre Ayasofya'nın günümüze ulaşmasında bu müdahaleler belirleyici rol oynadı.

Ayasofya Camı (3)

Restorasyon Çalışmaları Aralıksız Sürüyor

Yaklaşık 1500 yıllık geçmişi boyunca depremler, yangınlar, kubbe onarımları, mozaik restorasyonları ve statik güçlendirmeler geçiren Ayasofya'da bilimsel koruma çalışmaları bugün de devam ediyor.

Akademik araştırmalar, Ayasofya'nın geç antik çağın en gelişmiş mühendislik örneklerinden biri olduğunu, Osmanlı dönemindeki güçlendirme çalışmalarının yapının günümüze ulaşmasında kritik rol oynadığını ve Bizans ile Osmanlı katmanlarının birlikte korunmasının dünya kültürel mirası açısından benzersiz bir değer taşıdığını ortaya koyuyor.

Yaklaşık on beş asırdır ayakta duran Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi; mimari özellikleri, mühendislik çözümleri, mozaikleri, akustiği ve tarihi katmanlarıyla dünyanın en çok araştırılan ve en önemli tarihî yapıları arasında yer almaya devam ediyor.

Kaynak: Merve Erol