Şu birkaç gündür meydanda gençleri görüyorum. Şehitlerimiz için tepki gösteriyor, yas tutuyorlar. Ya da tuttuklarını zannediyorlar. Terörü elbette milletçe lanetliyor, gereken yerde gereken tepkileri veriyoruz.

Fakat gözüme çarpan şeyler bir tepkiden çok bir kutlamayı andırıyor. Neyi kutluyoruz? Bu neyin kutlaması? Konvoylar halinde kornalara basarak, lastik yakarak, ara gaz vererek neyi kutluyorsunuz yahu? Milli yas ilan edilmesi gereken yerde,şehit düşen evlatlarımız için neden kornalara basıyoruz? Hangi yakınınızın cenazesini kornalar eşliğinde gömüyorsunuz? Benim bildiğim düğünlerde, kutlamalarda kornalara basıldığıydı. Elbette Türkler için savaş düğündü, bayramdı. Ama birileri bunu çok yanlış anladı. Eski Türklerde savaşa giderken düşmana korku salmak için marşlar, davullar söylenir çalınırdı. Günümüzde her şey olduğu gibi bu da abartıldı.

Benim şehidimin ne eksiği vardı? İkiz kulelere yapılan terör saldırısından, Papa 2. Jean Paul'den, 2015’te vefat eden Kral Abdullah'tan? İsrail askerlerince şehit edilen Filistinliler için 3 günlük milli yas ilan eden güzel ülkem, güzel evlâtları için neden tutmadı yasını? Lastik yakmakla olmuyor ki yas dediğin. Şehitler ölmez demekle de olmuyor. Ekranlara çıkıp 80 milyon 999 bin kişi yas tutarken sırıtarak da olmuyor.Sen bir git o şehidin anasına sor, babasına sor, karısına sor, çoluğuna çocuğuna sor! Acı neymiş, yas neymiş, feryat neymiş... Ben konuşamıyorum. Ülkemi, milletimi şu halde savunamıyorum bile. Savunmak istemiyorum. Bitmiyor çünkü.

Ne terör bitiyor, ne de giden canlarımız. 2 gün meydanda turlamayla acılar paylaşılsa idi bu zamana kadar kanayan yaramız kalmazdı. Sizleri duyarlı olmaya davet ediyorum Sevgili Okur. Empati şu günlerde ihtiyacımız olan en önemli şeydir belki de. Gelin, acımızı daha adaplı yaşayalım.