Yeni düzenleme planına göre SGK’ya yapılan devlet katkısının düzenlenmesi kapsamında ortadan kaldırılması planlanıyor. Hükümet bunun bütçe tekniğine ilişkin bir düzenleme olduğunu belirtirken, Ekonomist Aziz Çelik ise değişikliğin hukuki ve kurumsal sonuçlar doğurabileceği görüşünde.
KANUNDAKİ DEVLET KATKISI HÜKMÜ DEĞİŞİYOR
Teklife göre 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesinde değişiklik yapılacak. Maddenin başlığında yer alan “Devlet Katkısı” ifadesi çıkarılırken, Hazine’nin SGK’ya belirli bir oran üzerinden kaynak aktarmasını zorunlu kılan düzenleme de kaldırılıyor.
Yasanın kabul edilmesi halinde değişikliğin 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanıyor.

TARTIŞMANIN ODAĞINDA HUKUKİ GÜVENCE VAR
Ekonomist Aziz Çelik’e göre asıl mesele SGK’ya para aktarılıp aktarılmayacağı değil. Tartışılan konu, bu aktarımın hangi hukuki güvenceyle sürdürüleceği.
Çelik, mevcut sistemde devlet katkısının kanunla güvence altına alınmış ve otomatik işleyen bir mekanizma olduğunu hatırlatıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte aynı kaynağın “devlet katkısı” yerine ihtiyaç halinde sağlanacak bir finansman olarak değerlendirilmesinin öngörüldüğünü ifade ediyor.
Bu nedenle değişikliğin yalnızca muhasebe tekniğiyle açıklanamayacağını savunan Çelik, bunun sosyal güvenlik sisteminin işleyişine ilişkin önemli bir yaklaşım değişikliği anlamına gelebileceğini dile getiriyor.

MALİ TABLOLARDA FARKLI BİR GÖRÜNÜM OLUŞABİLİR
Düzenlemenin yasalaşması halinde SGK’nın mali tablolarında da farklı bir görünüm ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Bugüne kadar kurumun gelirleri arasında gösterilen devlet katkısının, yeni sistemde “açık finansmanı” kapsamında yer alması bekleniyor. Bu değişikliğin muhasebe kayıtlarını etkileyeceği, dolayısıyla kurumun mali verilerinin kamuoyunda farklı yorumlanmasına neden olabileceği belirtiliyor.
Aziz Çelik, bunun doğrudan kaynak miktarındaki değişiklikten değil, kayıt yöntemindeki farklılıktan kaynaklanacağını savunuyor.
GELECEKTEKİ DÜZENLEMELER İÇİN ZEMİN OLUŞTURABİLİR
Çelik, teklifin uzun vadeli etkilerine de dikkat çekiyor. SGK’nın daha yüksek açık veren bir kurum görüntüsü oluşturmasının, ilerleyen süreçte sosyal güvenlik sistemine yönelik yeni düzenlemelerin gerekçesi olarak kullanılabileceğini öne sürüyor.
Emeklilik yaşı, aylık bağlama sistemi veya emeklilere yönelik iyileştirmeler gibi başlıklarda yapılabilecek olası değişikliklerin bu tartışmalarla birlikte yeniden gündeme gelebileceğini ifade etti.
HÜKÜMET “TEKNİK DÜZENLEME” DİYOR
Hükümet ise değişikliğin bütçe kalemlerini daha şeffaf hale getirmeyi amaçladığını belirtiyor. Yapılan açıklamalarda SGK’ya aktarılacak kaynağın azaltılmasının hedeflenmediği vurgulandı.
Buna karşılık uzmanlar arasındaki tartışma, aktarılacak kaynağın miktarından çok devletin sosyal güvenlik sistemine ilişkin yasal sorumluluğunun nasıl tanımlanacağı üzerinde yoğunlaşıyor.
Torba yasa teklifindeki söz konusu maddenin TBMM’deki görüşmeleri sürerken, düzenlemenin sosyal güvenlik sistemi üzerindeki olası etkileri de tartışılmaya devam ediyor.




