Sözcü’de yer alan habere göre; iklim değişikliği ve yükselen deniz seviyeleri, dünya genelindeki kıyı kentlerini tehdit etmeyi sürdürüyor. İstanbul ve İzmir’in de aralarında bulunduğu metropoller, önümüzdeki 100 yıllık döneme ilişkin risk değerlendirmeleriyle yeniden gündem geldi.
İZMİR VE İSTANBUL GÜNDEMDE
Değerlendirmelerde Türkiye'den İstanbul ve İzmir'in adının geçmesi, şehirlerin tamamının sular altında kalacağı anlamına gelmiyor. Risk, daha çok belirli kıyı kesimlerinde ve deniz seviyesine yakın alçak rakımlı alanlarda yoğunlaşıyor.
İstanbul: Tarihi yarımada, kıyı ulaşım hatları, limanlar ve Boğaz çevresindeki yoğun yapılaşma, yükselen deniz seviyesiyle birlikte fırtına kaynaklı su baskınlarına ve kıyı taşkınlarına karşı hassasiyet taşıyor.
İzmir: Körfez çevresindeki alçak rakımlı kıyı alanları, şiddetli yağışların deniz kabarmasıyla aynı döneme denk geldiği durumlarda su baskını tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliyor. Kıyı boyunca uzanan ulaşım güzergâhları ve yerleşim yerleri için altyapı yatırımları ile drenaj sistemleri önem taşıyor.
LİSTEDE YER ALAN DİĞER BÖLGELER
Deniz seviyesindeki yükseliş yalnızca Türkiye'yi değil, dünya genelindeki birçok büyük metropolü ilgilendiriyor;
Tokyo ve Osaka (Japonya): Yoğun nüfus ve alçak rakımlı sanayi alanları nedeniyle risk altında.
Mumbai ve Kolkata (Hindistan): Muson yağışları, taşkınlar ve delta coğrafyasının getirdiği hassasiyetlerle mücadele ediyor.
New York (ABD): Fırtına dalgaları ve kıyı taşkınlarından etkileniyor.
Bangkok (Tayland) ve Jakarta (Endonezya): Deniz seviyesinin yükselmesinin yanı sıra yer altı sularının çekilmesi ve zemin çökmesi sorunu yaşıyor.
Londra (İngiltere): Thames Nehri'nin oluşturduğu taşkın riski ve gelgitler nedeniyle koruma sistemlerine ihtiyaç duyuyor.
Küresel ısınmaya bağlı olarak kara üzerindeki buzulların erimesi ve okyanusların ısınmasıyla suyun genleşmesi, deniz seviyesindeki yükselişin başlıca nedenlerini oluşturuyor. Bu süreç; kıyı erozyonuna, fırtına taşkınlarının iç kesimlere ulaşmasına ve tuzlu suyun yer altı sularına karışmasına yol açabiliyor.
ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER NELERDİR
Uzmanlar, şehirlerin bu değişime karşı hazırlıklı olmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Kıyı koruma duvarları, yağmur suyu tahliye sistemleri, erken uyarı mekanizmaları ve doğru şehir planlaması, riskin azaltılmasında temel rol oynadığı belirtildi.




