Uzunoğlu, gündeme ilişkin ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Enflasyonun temelinde güven ve istikrar eksikliği bulunduğunu, kamunun harcama politikalarının ise süreci daha da zorlaştırdığını ifade etti.
"EN İYİMSER TABLODA BİLE YÜZDE 30'UN ÜZERİNDE"
Geçtiğimiz hafta açıklanan Haziran ayı TÜİK enflasyon verilerine işaret eden Uzunoğlu, aylık enflasyonun yüzde 0,99, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,11 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Bu tablonun yıl genelinde enflasyonun yüzde 30'un üzerinde kalacağına işaret ettiğini belirten Uzunoğlu, toplumdaki enflasyon beklentilerinin de bu görüşü desteklediğini dile getirdi.
Hane halkının gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentisinin yüzde 55-60 seviyelerinde olduğunu söyleyen Uzunoğlu, iş dünyasında ise beklentilerin yaklaşık yüzde 45 düzeyinde bulunduğunu aktardı. En iyimser senaryoda dahi enflasyonun yüzde 30'un altına gerilemesinin zor olduğunu vurgulayan Uzunoğlu öte yandan "Dünyadan kopuk bir enflasyon yaşıyoruz" dedi.
"ENFLASYONUN TEMELİNDE GÜVEN VE İSTİKRAR VAR"
Enflasyonun iki temel dayanağının güven ve istikrar olduğunu ifade eden Uzunoğlu, mevcut ekonomik konjonktürde bu iki unsurun yeterince sağlanamadığını savundu. Bu noktada en büyük sorumluluğun kamuya ait olduğunu belirten Uzunoğlu, kamunun kontrolsüz harcamalarının ve yeterince denetlenememesinin enflasyonu beslediğini söyledi.
Kamunun finansman ihtiyacının hem faizleri hem de enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini dile getiren Uzunoğlu, devletin kaynak ihtiyacı nedeniyle sürekli borçlanmak zorunda kaldığını, bunun da ekonomik dengeleri olumsuz etkilediğini kaydetti.
"HENÜZ DİBİ GÖRMEDİK"
Ekonomide henüz en zor dönemin geride kaldığını düşünmediğini belirten Uzunoğlu, faiz politikası üzerinden denge kurulmaya çalışıldığını ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.
Türkiye'deki faiz oranları ile Avrupa ve ABD'deki oranlar arasındaki farkın yatırım, üretim ve istihdam açısından önemli bir dezavantaj oluşturduğunu söyledi.
Enflasyon kalıcı şekilde düşürülmeden ekonomik sorunların çözülemeyeceğini vurgulayan Uzunoğlu, "Karanlığı daha tam anlamıyla yaşamadık. Önümüzde daha zor bir süreç olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
BÜTÇE DİSİPLİNİNE DİKKAT ÇEKTİ
Bütçe açıklarının azaltılması gerektiğini belirten Uzunoğlu, mevcut harcama yapısı nedeniyle bunun kolay olmadığını ifade etti. Kamu personeli giderleri, yüksek faiz ödemeleri, vergi afları, bazı şirketlere sağlanan ayrıcalıklar, zombi şirketlere aktarılan krediler ve etkin şekilde denetlenemeyen teşviklerin bütçe üzerinde ciddi yük oluşturduğunu söyledi.
Tüm bu unsurların ekonomiyi daha kırılgan hale getirdiğini dile getiren Uzunoğlu, bugüne kadar uygulanan ekonomi politikalarının tersine bir yaklaşım benimsenmesi halinde Türkiye'nin daha sağlıklı bir ekonomik yapıya kavuşabileceğini savundu. Uzunoğlu, mevcut şartların kısa vadede iyimser bir tablo ortaya koymadığını da sözlerine ekledi.




