Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmanın ayrıntıları ortaya çıkıyor. Dosyada bir yandan şirketler ve yurt dışı para hareketleri incelenirken, diğer yandan şüphelilerin ifadeleri üzerinden aralarındaki ilişki ve para trafiğinin kaynağı araştırılıyor.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Kuriş'e de gelirinden evinde bulunan ziynet eşyalarına, kullandığı iletişim araçlarından diğer şüphelilerle ilişkisine kadar farklı konularda sorular yöneltildi. Kuriş, aylık gelirini 380 bin lira olarak beyan ederken kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. İfadenin dikkat çeken ayrıntılarından biri ise Kuriş'in kendi adına kayıtlı cep telefonu hattının bulunmadığını söylemesi oldu.

Kendi adına telefon hattı olmadığını söyledi

A Haber'de yer alan habere göre Kuriş, iletişim için genellikle ofis hattından ve aile üyelerine ait telefonlardan yararlandığını anlattı.
Kuriş, “Benim adıma kayıtlı herhangi bir GSM hattı yoktur. Ulaşım için genellikle ofis hattını kullanırım ancak onu da şu an net hatırlamıyorum." dedi. Soruşturmacıların soruları yalnızca Kuriş'in iletişim yöntemleriyle sınırlı kalmadı. Dosyada adı geçen bazı isimlerle nasıl tanıştığı ve aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı da soruldu.

“İki kez ayakkabı aldım”

Kuriş'e Ayakkabı Dünyası'nın sahibi Mehmet Akbacakoğlu ile ilişkisi sorulduğunda, aralarında ticari bir bağ bulunmadığını savundu.
Kuriş, “Kendisinin ayakkabı dükkanından iki kez ayakkabı aldım, oradan tanırım. Bunun dışında hiçbir ticari ilişkim yoktur.” ifadelerini kullandı. Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze hakkındaki sorulara da cevap veren Kuriş, bu kişilerle ticari ilişkisi olmadığını belirtti.
Nezih Murat Büyükgöze için ise “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım.” dedi.

Evindeki altınlara “aile birikimi”dedi

Kuriş'in mali durumuna ilişkin beyanları da ifade tutanağına girdi. Aylık gelirini 380 bin lira olarak açıklayan Kuriş'e, ikametinde bulunan altın ve ziynet eşyalarının nereden geldiği soruldu.
Kuriş, bunların “düğün takısı ve aile birikimi” olduğunu söyledi.
Kendisine yöneltilen suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddeden Kuriş, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim.”

Alihan Kuriş (6)

Soruşturmanın diğer ayağında milyarlarca liralık para hareketi var

Kuriş'in ifadesi incelenirken soruşturmanın mali boyutunda çok daha geniş bir para trafiği araştırılıyor.
Dosyada bulunduğu aktarılan MASAK analizlerinde, bağlantılı olduğu ileri sürülen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan yurt dışı para hareketinin bulunduğu iddia edildi.
İncelemelerde para transferlerinin hangi kaynaklardan gerçekleştirildiği, şirketler arasındaki hareketlerin niteliği ve paranın nihai olarak hangi hesaplara ulaştığı araştırılıyor.
Para trafiği içerisinde İsrail bağlantılı olduğu öne sürülen işlemlerin de bulunduğu ve bu hareketlerin soruşturma kapsamında incelendiği belirtiliyor. Söz konusu transferlerin suç gelirleriyle bağlantılı olup olmadığına ilişkin kesin tespitin adli ve mali incelemeler sonucunda yapılması bekleniyor.

Bir adreste 200 kilo külçe altın bulundu

Mali incelemeye eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlarda ise farklı nitelikte mal varlıklarına el konuldu. Ankara merkezli 17 ilde 123 adrese düzenlenen operasyonlarda arama yapılan yerlerden 80'inin 33 farklı şirkete ait olduğu belirtildi.

Firari Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik arama gerçekleştirilen bir adreste 200 kilogram külçe altın bulunduğu bildirildi. Altınların piyasa değerinin yaklaşık 1,34 milyar lira olduğu belirtilirken kaynağı da incelemeye alındı. Başka adreslerde ise yüksek miktarda döviz ile bir evde 20 ruhsatsız silah ele geçirildiği kaydedildi.

5 bin dönümlük buğday tarlası kül oldu
5 bin dönümlük buğday tarlası kül oldu
İçeriği Görüntüle

Alihan Kuriş (4)

Soruşturmada haberleşme sistemi de araştırılıyor

Dosyanın yalnızca para hareketlerinden oluşmadığı, şüpheliler arasındaki haberleşme yöntemlerinin de araştırıldığı belirtildi.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin verdiği bilgilere göre, üst yönetimde “Glooper” adı verilen bir yazılım kullanıldığı tespit edildi. Sisteme erişimin üç aşamalı doğrulamayla sağlandığı belirtildi.

Soruşturmada ayrıca Almanya'nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon euro değerinde bir merkez inşa edildiği ve faaliyetlerin buraya taşınmasının planlandığı iddiası da inceleniyor.
32 kişi cezaevine gönderildi Operasyonların ardından adliyeye sevk edilen 38 şüpheliden 32'si tutuklandı. Tutuklananlar arasında Alihan Kuriş de yer aldı Altı şüpheli hakkında ise ev hapsi kararı verildi. Eski HSK üyesi Ahmet Gökcen'in de ev hapsi kararı verilen isimler arasında olduğu belirtildi.
Soruşturma kapsamında şüphelilerin mali bağlantıları, şirketler üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler ve yurt dışı para hareketlerine ilişkin incelemeler sürüyor.

Kaynak: A Haber