Hakettiklerimle, vazgeçtiklerimi ayırdığımda solumu sevdiklerime, yolumu ise Allah’a bıraktım… O ki; varacağım yeri de duracağım yeri de benden daha iyi bilir…”
Sustum; konuşsam da bir faydası olmayacağı için, anlaşılmadığımı anladığım için, vazoyu kırmamak için, derinlere daldığım ve inandığım için sustum…
Ömrüme ne kadar çok insan sığdırdığıma inanamazsınız. Hayatımın tam orta yerine koymuşum hepsini. Hepsinin de benden alıp götürdüğü duygular, anılar olmuştur. Aklımın düşüncelerini toplaması için dolanması ve daha da güçlenmesi için benliğimi saran gerçeklikten kaçmak istemesi kadar normal ne olabilir? Bazen kendini bulmak için en iyi yol kaybolmaktır…!
Herkes gibi kendimi dinleme zamanındayım. Evdeyim…! Kendi sorularıma kendim cevaplar vererek düşüncelerimi sorgulama zamanı. Geçmişimde yaptıklarımı, geleceğe taşımak istediklerimi soruyorum kendime. Bazen kendime küfrediyorum, belki yaşanılan bu zor anlarda bir şeylerin yanlış ya da doğru gittiğini anladığım an bu an.
Kendimi dinliyorum… Siz de değil mi?
Çok çalıştık, çok yoğunduk, çok kafaya taktık, çok haksızlık ettik, haksızlığa uğradık. Zaman kendinle hesaplaşma zamanı. Kendimi izole ettim. Beynen, bedenen, ruhen durulmak iyi gelir belki de kim bilir?
“Allah’ım ben hayrın ve çeşidini; acil olanı ve geç olanı, bildiğim, bilmediğim her türlü iyiliği Sen’den istiyorum. Her türlü şerden; acil olanından ve geç olanından, bildiğim ve bilmediğim bütün kötülüklerden sana sığınıyorum. Benim için hükmettiğin her kaza ve kaderi de hayırlı kılmanı niyaz ediyorum.”
Saygı ve sevgilerimle…