Orta Doğu’da gerilim yeniden yükselirken bu kez dünyanın dikkatini çeken sadece İran ve İsrail arasındaki karşılıklı saldırılar olmadı. Asıl dikkat çeken gelişme, yıllardır İsrail’in en büyük destekçilerinden biri olarak görülen ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya yönelik sert çıkışları oldu.
İddialara göre Trump, Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde oldukça ağır ifadeler kullandı. Hatta bazı uluslararası kaynaklar Trump’ın öfkesine hâkim olamadığını ve Netanyahu’ya küfür ederek tepki gösterdiğini yazdı. Daha da dikkat çekici olan ise Trump’ın bu haberleri tamamen yalanlamamış olmasıdır.
Peki ne değişti?
Yıllarca Washington’un koşulsuz desteğini arkasında hisseden İsrail, bugün ilk kez ABD’den “dur” mesajı alıyor. Trump’ın Netanyahu’ya yönelik sert tavrının altında İsrail düşmanlığı değil, Amerika’nın çıkarlarını koruma düşüncesi yatıyor.
Çünkü bölgede çıkacak büyük bir savaş sadece İsrail ve İran’ı değil, tüm dünyayı etkileyebilir. Petrol fiyatlarının yükselmesi, enerji krizleri, küresel ekonomik dalgalanmalar ve yeni göç hareketleri, Amerika’nın da istemediği sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle Trump, İsrail’in güvenliğini desteklerken aynı zamanda Netanyahu hükümetinin bölgeyi daha büyük bir savaşın içine sürüklemesini istemiyor. Son günlerde yaptığı açıklamalar da bunu açıkça ortaya koyuyor.
İsrail ile İran arasındaki son karşılıklı saldırılar, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Her iki taraf da geri adım atmazsa Orta Doğu yeni ve daha büyük bir çatışmanın içine girebilir.
Bugün yaşananlara baktığımızda aslında önemli bir değişime tanıklık ediyoruz. Amerika artık sadece müttefiklerini değil, kendi çıkarlarını da daha yüksek sesle savunuyor. Trump’ın Netanyahu’ya gösterdiği sert tepki bunun en açık örneklerinden biri olarak tarihe geçebilir.
Belki de asıl soru şudur:
Trump gerçekten Netanyahu’ya mı kızdı, yoksa kontrolden çıkma ihtimali olan bir savaşın Amerika’ya çıkaracağı faturadan mı endişe ediyor?
Önümüzdeki günlerde bunun cevabını hep birlikte göreceğiz. Ancak görünen o ki, İsrail’e verilen sınırsız desteğin tonu değişmeye başladı. Washington’dan yükselen ses artık eskisi kadar koşulsuz değil.